Amerikan şirketi Exxon Mobil, Kıbrıs açıklarında 10. parselde sürdürdüğü gaz arama çalışmaları ile ilgili ilk sonuçları Perşembe günü bir basın toplantısı ile açıklayacak.
Güney Kıbrıs yetkililerinin de hazır bulunacağı toplantıda, 10 parselde 3 aydır sürdürülen çalışmalarda oldukça ‘büyük’ gaz rezervlerinin varlığının keşfedildiği bunun da şirketi ‘motive’ ettiği öğrenildi.
İngiliz Guardian Gazetesinin haberine göre, bölgede bulunan gaz rezervi yüzünden ABD ile Türkiye arasında aylardır süren gerginliğinin kapıda olduğu öngörülürken, gazeteye konuşan endüstri uzmanı ve Kıbrıs Doğal Gaz Komitesi Eski Başkanı Charles Ellinas “bölgede yapılan çalışmalar Exxon’un heyecanlanmasına yol açtı. Bölgede potansiyel olarak büyük bir gaz rezervi olduğu düşünülüyor” ifadelerini kullandı. Elinas “Exxon, Kıbrıs’ta dev bir sıvılaştırma platformu kurulmasını desteklemektedir. Bu bağlamda, çıkacak olan sonuçlar önemlidir” diye konuşurken, gazete, ada etrafında bulunan gaz rezervlerinin AB içerisinde ‘yeni Kuveyt’ olarak nitelenmeye başlanmasının da dikkat çekici olduğunu vurguladı.
Ancak gazete, söz konusu gelişmenin, Türkiye’nin de geçtiğimiz hafta iki sondaj gemisini aynı bölgeye göndererek araştırma yapacağını açıklamasının ardından, Doğu Akdeniz’de olası bir gerginlik tehlikesinin arttığının da altını çizdi. Gazete, TC Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun “bölgeye çok uzaklardan gelenlerin ve şirketlerinin bizim rızamız olmadan neler yapabileceğini bırakın görelim. Doğu Akdeniz’de bizim rızamız olmadan hiçbir şey yapılamaz, buna izin vermeyiz” açıklamasını söz konusu gerginliğe alamet olarak gösterirken, 2017 yılının sonunda İtalyan ENI şirketinin nasıl Türkiye tarafından engellendiğini de yazdı.
Gazete konuyla ilgili Ellinas’ın “Türkiye buna girişirse bu çok büyük bir provokasyon olur” ifadelerini de kullanırken, AB ülkelerinin Türkiye’ye “Kıbrıs’ın MEB’ine saygı göster” şeklindeki çağrısını hatırlattı.
Yine gazeteye konuşan Lefkoşa Üniversitesi’nden Tarih ve Siyasi Bilimler Profesörü Hubert Faustmann “eğer büyük bir rezerv bulunduysa, bu dev Amerika şirketinin daha büyük desteğini alacaktır. Tabii ki bu Kıbrıs sorununun çözümü için bir nimet olabilir. Ancak çözüm olmasa bile, bu rezervin çıkarılması için çok büyük bir baskı olacak demektir” diye konuştu. Bölgedeki tansiyonun düşmek yerine, bilakis arttığının gözlemlendiğini söyleyen Faustmann, “Türkiye, Kıbrıs’ın MEB’inde herhangi bir kazıyı engelleme noktasında kararlı görünmektedir. Hatta bunu Kıbrıslı Türklerin yararına olabilecek bir şeyi engelleme pahasına da yapmaktan çekinmemektedir” diye konuştu.