Siyaset Bilimci Cenapoğlu: “Dört ay yattık, çareyi çadırda eğitimde bulduk!”

Siyaset Bilimci Hakan Cenapoğlu, yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce okulların durumu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ada genelinde 109 okuldan, 23 tanesinin kapasite üstünde hizmet verdiğini belirten Cenapoğlu, bu durumun eğitim kalitesini düşürdüğünü ifade etti. 1974 yılında savaş ortamında çadırda eğitim görülürken, günümüz 2024 yılında, hükümetin eğitimde öğrencilerin eğitimi için bulduğu çarenin çadırda eğitim olduğunun altını çizen Cenapoğlu, yaz tatilinin başında güçlendirme çalışmalarına başlansaydı şimdi ciddi bir yol kat edilebileceğini söyleyerek, “Dört ay yattık, son güne bina yapılamayacağı için prefabrik sınıfı çözüm olarak buldular. Bu ülkede doğru planlamaların yapılması şarttır” açıklamalarını kaydetti.

ADA TV’de yayımlanan Gündem Özel Programı’nın konuğu olan Siyaset Bilimci Hakan Cenapoğlu’nun programda yapmış olduğu açıklamalar şu şekilde: “Herkes sorunlardan bahsediyor. Sorunun esas kaynaklarına inmemiz gerekir. Çözüm noktalarıyla problemleri aşmamız gerekir. Ada genelinde 109 okuldan 23 tanesi kapasite üstünde hizmet veriyor, bu da eğitim kalitesini düşürüyor. Ülkede KKTC’li öğrencilerin sayısı yüzde 57, yüzde 33 TC’li, yüzde 10’u da hiç Türkçe bilmeyen yabancı öğrencilerden oluşuyor. Çalışmalarımızı öğrencilerin geneline göre yapmalıyız, hükümet yüzde 57’ye göre çalışma yapıyor. “

“DOĞRU PLANLAMALARIN YAPILMASI ŞARTTIR”

“1974 yılında ailelerimiz ortamdan dolayı bir süre çadırda eğitim görmüş. 2024 yılında öğrenciler için bulduğumuz çare çadırda eğitim. Prefabrik sınıfların içi modernize edilirse kısa süreli gidilebilir ancak ileriye dönük eğitim hayatını etkileyecektir. Hükümet edenlerin, planlamayı ve öğrenci sayılarını içine katarak dört aylık yaz tatili vardı. Tatilin başında çalışmalara başlayıp, okulların tadilatını gerçekleştiremez miydik? Öğrencileri hak ettikleri eğitime kavuşturabilirdik. Dört ay yattık, son güne bina yapılamayacağı için prefabrik sınıfı çözüm olarak buldular. Bu ülkede doğru planlamaların yapılması şarttır. “

“NÜFUS GİZLİ BİR BİLGİ OLAMAZ”

“Nüfusun belirsizliğiyle ilgili hükümet edenleri takip ettiğimizde yapılan açıklamalar fiyasko. Nüfus gizli bir bilgi olamaz. Hükümet, içinde yaşadığı nüfusu bilmiyorsa, okulların kapasitesiyle ilgili veya herhangi bir sektörün ilerlemesiyle ilgili bir çalışma yapamazlar. Nüfusunu bilmeyen hükümet, planlı çalışmalardan uzaktır. Nüfusu bilmediğimiz için de 1974’te gördüğümüz sınıfları 2024’te görüyoruz. Bu da hükümetin gelecekten nasıl icraattan uzak bir yapıya büründüğünü görüyoruz. “

Bu haber 2766 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER