2026 size neleri vaat ediyor? Bu rakam, sizde nasıl duygular uyandırıyor? Bir önceki senede niyet edip de yapamadıklarınızı gerçekleştirmek için bu yıl daha net misiniz? Bu seneyi daha çok sevgiyle mi, nezaketle mi, huzurla mı, hoşgörüyle mi karşılıyorsunuz? Bu yıl, kimlerin yanınızda olmasını; kimlerin sizden uzak olmalarını istersiniz? Bu yıl, kişilik yapınızda birtakım değişiklikler olabileceğini kabul etmek size zor mu geliyor; kolay mı? Çünkü, mutlaka değişecek. Siz, isteseniz de istemeseniz de. Geçtiğimiz yıl, az mı sevildiniz; çok mu?
‘Zamansızlık İnsanları’
Geçen sadece, 2025 yılı olsa; neyse. Doğduğumuz andan itibaren (adını zaman diye koyduğumuz) zaman butonuna basmış olduk. Ortaya herkese göre farklı rakamlar çıkıyor. Zamansızlık içerisinde zamana ayak uydurmaya çalışan ‘Zamansızlık İnsanları’, gerçekten zor durumda.
Gerçek gibi görünen ve bizi günden güne yoran yetişemediğimiz işlerimiz, yetemediğimiz ailemiz, her ne yaparsak yapalım bir şekilde yine yeniden istekleri çoğalan çocuklarımız, doldurduğumuzu düşündüğümüz ve fark etmeden eksilen hesabımız ya da hesaplarımız, fiziksel varlığımızın duygusal varlığımıza yetememesinden doğan çekincelerimiz, her şeyimizi tam takır yaptığımızdan emin olduğumuz zaman dilimindeki başarısızlıklarımızın seslenişleri… Her an yanı başımızda. Sırf böyle olduğunu bildiğimiz için bir türlü mutlu olamayışlarımız. Oysaki, ucu nereye varırsa varsın, her dokunuşumuzun altın değerinde olduğunu bilmemiz gerekiyor. Böylece, varlığımızın nedenini dünyada var olan her şeyin nedensizliğine bağlamaktan vazgeçeriz. Kendimizin değerini duyumsayarak varlığımızla mutlaka çok şey başarabileceğimizi bilelim. Her gün masamızın üzerindeki işleri bitirmek, toplantılara yetişmek ve toplantılardan üstün verim almak, ürünlerimizi teslim etmek, sayısız telefona ve mesajlarımıza cevap yazmak; sadece işteki değil de evdekileri de kendimize göre kusursuz yapmak ve tabii ki bunları hedeflediğimiz zaman diliminde bitirmek demek, zamanı iyi kullanmak demek. Peki, zamanın bizim düşündüğümüz gibi bir rolü, görevi; tüm bunların yapılıyor olması için hedeflenen değerinde olmadığını söylesem?
Şimdi’nin Bize Anlatmaya Çalıştıkları
Şimdi, benim gibi düşünenlere göre eşsiz ve değerli. Gerçek bir zaman dilimi. Öncesi ve sonrası yok; olmayacak da. Şimdi’ nin gücünü hiçbir zaman diliminde bulabilmek olanaksız. Neden mi? Çünkü şimdi, insanoğlunun lügatinde var olan geçmiş ve gelecekten yüce bir şey. Evren, geçmişte yaşamaz; gelecekle de ilgilenmez. Şimdi’ nin ne kadar sürdüğü de her zaman merak konusu olmuştur. Şimdi’de ne kadar kalmışsanız, o anda ne kadar duygu biriktirmişseniz; işte, o kadar sürüyor. Anı yaşarken gerçekçi duygular biriktirmek, bizleri Şimdi’nin gücüne odaklar. Şimdi’nin ne olduğunu, ne kadar sürdüğünü; ancak ve ancak anda kalıp duygu yoğunluğunu derinden duyumsayarak anlayabiliriz.
Ölümün Kesinliğinde
Rajneesh, Acharya Rajneesh, Bhagwan Shree Rajneesh ve daha sonra Osho adlarıyla da bilinen Hindistanlı bir 'tanrı adamı', filozof, mistik ve Rajneesh hareketinin kurucusu. Ölüm kavramıyla ilgili düşüncelerini kendi sözcükleriyle veriyorum:
“Öncelikle; ancak ölüm kesinleştiğinde rahatlamak mümkündür. İşler, belirsiz olduğunda rahatlamak zordur. Bugün öleceğinizi biliyorsanız, ölüm korkusu tamamen ortadan kalkacaktır. Zamanı boşa harcamanın ne anlamı var? Yaşamak için, sadece bir gününüz var: olabildiğince yoğun, olabildiğince dolu dolu yaşayın… Ölüm, gelmeyebilir. Çok yoğun ve dolu dolu yaşayan insanlara ölüm gelmez. Ve gelse bile; dolu dolu yaşamış olanlar, onu büyük bir rahatlama olarak karşılarlar. Yaşamaktan yorulmuşlardır, yoğun yaşamışlardır, bu yüzden ölüm, bir dost gibi gelir. Tıpkı, bütün günün yorgunluğundan sonra gecenin büyük bir rahatlama, güzel bir uyku gibi gelmesi gibi, ölüm de hayattan sonra gelir. Ölümün çirkin bir yanı yoktur; daha temiz bir şey bulamazsınız. Ölüm korkusu, ortaya çıkarsa; bu, yaşamla doldurulmamış birkaç açık olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla; bu ölüm korkuları, çok yol gösterici ve faydalıdır. Size dansınızın biraz daha hızlı gitmesi gerektiğini, hayatınızın meşalesini iki uçtan birlikte yakmanız gerektiğini gösterirler. Öyle hızlı dans edin ki, dansçı ortadan kaybolsun ve geriye sadece dans kalsın. O halde, ölüm korkusunun sizi ziyaret etmesi mümkün değildir. Ve tüm bu güzelliği, dostluğu ve sevgiyi geride bırakma korkusu.”
2025’ in Sonundasın
Bir senenin sonunda olmak nasıl bir duygu? Sona gelmek, seni korkutuyor mu; yoksa rahat mısın? Yeni bir seneye hazır mısın? Osho’nun tümcelerini de düşünerek yaşamında boşluklar var mı? diye sor kendine. Hemen, şimdi sor! Boşlukları bulduysan, bir sonraki senende ölümden korkmamak için tüm sevginle sarıl kendine ve rahat olmak için dolu dolu geçecek yeni bir yaşama kucak aç!
Sevgilerimle, herkese sağlıklı, huzurlu, hayal ve niyetlerle dolu saniyesinden bile keyif alınan upuzun bir yeni sene diliyorum.
Kaynaklar:
https://www.oshotimes.com/insights/lifestyle/life-and-death/fear-of-death-means-a-partially-lived-life/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Osho