BORÇ SARMALI DERİNLEŞİYOR

Ada TV’ye konuk olan ekonomist yazar Ödül Muhtaroğlu, “Borçlu halk, borçlu devlet sarmalı giderek derinleşiyor” ifadelerini kullandı

Ada TV’ye konuk olan ekonomist yazar Ödül Muhtaroğlu, “Borçlu halk, borçlu devlet sarmalı giderek derinleşiyor” ifadelerini kullandı

Ada TV’de Gündem Özel Programına konuk olan ekonomist yazar Ödül Muhtaroğlu, halkın en büyük derdi pahalılık olduğu halde hükümetin, hayatın ucuzlaması için yeterli tedbir almadığını ileri sürdü. Hayat pahalılığının dondurulması veya eksik verilmesinin satın alma gücünün düşüreceğini ve tüketimi azaltacağını ifade eden Muhtaroğlu, “Gelecek olan zamların etkisiyle de, ülkemiz daha da pahalılaşacak ve tüketimin güneye kayması hızlanacaktır.” diye konuştu. Muhtaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticaret Odası Başkanı, kuzeyden güneye ticaretin kaymasının rakamsal boyutunun 2 milyar Euro civarında olduğunu belirtmiştir. Bütün bu gelişmeler, Maliye’nin elde ettiği KDV ve fon gelirlerini de azaltmakta ve Maliye’nin borçlanmasını günden güne artırmaktadır. Öte yandan, bölgemizdeki savaştan dolayı artan petrol fiyatları ve yapılan akaryakıt zamları, halkın ve sektörlerin maliyetlerini artırmakta, piyasadaki mal ve hizmet fiyatları daha da pahalı hale gelmektedir. Bu bağlamda, Hükümet, hayat pahalılığını eksik verme niyetinden ve Komitedeki yasa tasarısından vazgeçmelidir.”

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen hükümetin son sürat borçlanmaya devam ettiğini kaydeden Muhtaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “KKTC’de, devletin, 2025 yılından 2026’ya devreden borç tutarı 14,7 milyar TL olarak gerçekleşti. 2026 yılı bütçesi hazırlanırken ise yaklaşık 25,5 milyar TL’lik bir borç, yani bütçe açığı öngörüldü. Kısa vadeli avans ve devlet iç borçlanma senedi stoku da, Nisan sonu itibarıyla yaklaşık 22 milyar TL’ye ulaştı. Geçtiğimiz hafta ise, Maliye’ nin 5 milyar TL’lik borçlanma hedefiyle ihaleye çıkıldı, ancak bu rakam 7,8 milyar TL seviyesine ulaştı. Bunun nedeni, kamu maliyesinin aylık yükümlülüklerini karşılamak yanında, daha önce alınan kısa vadeli borçların geri ödenmesinde kullanılmak içindi. Sadece, bunun için 4,7 milyar TL kullanıldı.

Burada esas ve hassas mesele, gelirleri artırırken, halka yansıyacak yeni vergi, fon ve harç artışları yapmamaktır. Nitekim, Hükümet, araç ruhsatı, kayıt işlemleri ve sürüş ehliyetlerine yönelik harçları artırdı. Zira, bu zamlar, hem halkın satın alma gücünü düşürür, hem de enflasyon oranını artırır. Hükümetin esas yapması gereken, kayıt dışı ekonomi ve pahalılıkla mücadele etmek olmalıdır. Adaletli olan, kazanç üzerinden alınan vergiler olan Gelir ve Kurumlar vergisi beyanlarını çoğaltabilmek ve kayıt dışında kalan gelirlerden vergi almak olmalıdır. Bunun için denetimler yapılmalıdır. Şirketler zarar ederken veya düşük beyanlar verilirken, şirket direktörlerinin servet ve harcamaları artarsa, bu durum mutlaka sorgulanmalıdır. Vergide adalet, ancak, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi toplamakla sağlanacak, kamu vicdanı rahatlayacak ve devletin gelirleri artacaktır.”
Bu haber 27 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER