GÜNDEDÜN

Ben bu yıl yine Haziran ayını “gündedün” ayı olarak belirlemiştim. Çünkü geçmişle buluşmalarımız ve geçmişe yolculuklarımızı en çok bu ay da yaşıyoruz.

Ben bu yıl yine Haziran ayını “gündedün” ayı olarak belirlemiştim. Çünkü geçmişle buluşmalarımız ve geçmişe yolculuklarımızı en çok bu ay da yaşıyoruz.

Türk dil kurumu nostalji kelimesinin Türkçesini “Gündedün” olarak belirlemiş. Aslında sözcüğün anlamı ile örtüşüyor. Nostaljinin, bizim kullandığımız mana da anlamına karşılık geliyor. Ancak, demek ki; ben dahil insanlar değişikliklere hemen uyum gösterip hazmederek, içselleştiremiyor.
Ya da uygun bulmadıklarından kullanılıp yaygınlaşmıyor. Bu şekilde çok örnek vardır.

İnsan yaşlandıkça ruhsal olarak dönüşüme uğrayıp duygusallaştığından mı?
Yoksa hayatındaki zaman dilimi çoğalarak anıların birikimindeki artıştan mı bilinmez ama giderek geçmişle daha çok bağ kurmaya başlıyor. Özleyeceği, yad edeceği, anacağı kişiler ve olaylar çoğalmıştır.

Antik yunancada nostalji “eve dönme acısı” veya “yuvaya dönme hasretinden kaynaklanan acı' olarak tanımlanıyormuş. Biz de ise bu acı olarak değil özlem olarak kendisini göstermektedir. Yani yaşadığımız güzel günlerin bile ilerde bizlere ızdırap ve acı! olarak dönme ihtimali vardır. “Dindirilememiş bir geri dönüş özleminin verdiği tarifsiz ızdırap”.

Nostaljinin yüzümüzde tatlı bir tebessüm izi bırakan iyileştirici etkisi olabileceği gibi ona fazlası ile kapılıp saplantıya dönüşmesi psikolojik sorunları da beraberinde getirebilir. Sürekli geçmişte yaşamaya başlamak kişiyi yalnızlaştırır, içe dönük bir kişilik yaratır bu da sosyalleşebilmenin önüne ket vurur. Melankoli artar, acı çekerek yaşamak kişide bir alışkanlığa dönüşür.

Bu tip çıkmaza sürüklenmeler; daha fazla çok sevdiğimiz birini kaybettiğimiz, sevgi dolu, konforlu bir hayatı hızlı bir şekilde yitirdiğimiz veya çok iyi bir statüde iken dibe vurduğumuz zamanlarda veya gücümüzü yitirip bakıma muhtaç hale geldiğimizde daha kolay ortaya çıkmaktadır.

Benim katıldığım “gündedün” buluşmaları iyileştirici yönü ağır basan buluşmalardır. Böyle akşamlarda oluşan tek yürek sızımız, aramızdan fiziken eksilen arkadaşlarımızdır. Bunun giderek çoğalacağı gerçeğini bilsek de günün tadını çıkarıp güzel anıların kötülere galip gelmesini sağlıyoruz.

Bu yıl ilk buluşmayı, kırk yedi yıl önce yollarımızın ayrıldığı Lapta Yavuzlar Lisesi 79 mezunları olarak yaptık. Böylece anılarda, hayallerde kalan lise yıllarına fikren geri dönüp o günleri tekrar anımsadık. Bunun moral ve mutluluk sağladığı gibi dertleşmek sureti ile stres atmaya da katkısı olduğunu düşünmekteyim.

Haziran ayında ilk kez düzenlenen bir etkinlik organize edildi. Girne Sosyal Sigortalar’dan emekli olanlar... Ben 1987 yılında işe girdikten sonra çekirdek bir kadro uzun yıllar birlikte çalışmıştık. Çalışma tempomuz KKTC ortalamalarının üzerindeydi. Olumsuzluklar, dargınlıklar, kırgınlıklar
olmadı mı? Olmuştur. Ancak o buluşmada kötü anılar herkes tarafından unutulmuş. Soframızda sadece neşeli, keyifli, gülümseten anılar dolaşmıştı. Kıbrıs gibi bir ada da yıllarca hiç görüşememiş insanlar güzel bir günü yaşamanın keyfi ile mekandan ayrılmıştı.

Son olarak, nostaljik buluşmaların, hayatımın ikinci evresini oluşturan İzmir’deki üniversite yıllarında kader birliği yaptığımız arkadaşlar ile olandı.
Uzun zamandır düzenli olarak on, on iki kişi ile yaptığımız bu etkinlik ilk defa
akamete uğradı. Bu kez sayımız çok azdı. Hayattaki şevkiniz azalmaya başlarsa yaşlanma da başlamış demektir. Siz yaşlanmayınız ki “Kırlangıcın kanadına binip gitmek” ıhtimaliniz azalsın. Seneye görüşebilelim.

Gündedün sadece geçmiş arkadaş buluşmaları ile yaşanmaz. Boş zamanın1z çoğalıp, hareketliliğiniz sınırlanınca bireysel olarak geçmişe yolculuk daha çok yapılmaya başlanır. Bu; fotoğraflarla, mektuplarla, bir takım belgelerle,
sosyal medyayla , bazı eşyalarla da gerçekleştirilebilinir.

Netice olarak “azı karar çoğu zarar” atasözü nostalji için de kullanılabilir. Sınırlı olarak yaşamak, ruhsal fayda sağlayabileceği gibi
abartılı takıntılar ruhsal hasar yaratabilir.

Sağlıcakla kalınız.
Bu haber 9 defa okunmuştur

:

:

:

: