AKDENİZ ESİNTİLERİ PERŞEMBE SOHBETLERİ

Bazen bir davet, insana yalnızca güzel bir akşam yaşatmaz; yaptığı işin değerini yeniden hatırlatır.

Bazen bir davet, insana yalnızca güzel bir akşam yaşatmaz; yaptığı işin değerini yeniden hatırlatır.

Geçtiğimiz Pazartesi akşamı, Akdoğan Halk Kütüphanesi’nin düzenlediği “Akdeniz Esintileri Perşembe Sohbetleri” kapsamında gerçekleştirilen teşekkür takdimi törenine katılma mutluluğunu yaşadım. Yaklaşık altı ay önce, “Çocuklar Ne İster?” kitabım üzerine çocuklarla buluştuğumuz bu güzel kütüphanede, bu kez farklı alanlarda kültüre katkı sunan konuklarla yeniden bir araya geldik.

O akşam salonda yalnızca teşekkür belgeleri verilmedi. Kültüre gönül veren insanların emeği alkışlandı. Halk oyunlarıyla geleneklerimiz sahneye taşındı, darbuka ritimleri salona neşe kattı, çocukların hazırladığı küçük parodi yüzlerde tebessüm oluşturdu. Bir kez daha gördüm ki kütüphaneler, yalnızca kitapların değil; kültürün, sanatın ve paylaşmanın da buluşma noktasıdır.

İlk ziyaretimde ilkokul öğrencileriyle gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi hatırladım. Çocukların merakla sordukları sorular, anlattıkları hayaller ve kitaplara duydukları ilgi beni derinden etkilemişti. Bir kitabın yalnızca okunmadığını, aynı zamanda sohbetlere, yeni düşüncelere ve yeni hayallere kapı araladığını birlikte deneyimlemiştik.

Etkinliğin sonunda öğretmenleriyle birlikte okullarına dönmek üzere hazırlanan çocuklardan biri dönüp bana, “Bir daha ne zaman geleceksiniz?” diye sordu. O küçücük soru, aslında o gün kurduğumuz bağın en güzel göstergesiydi.

Sohbetimiz sırasında bir başka öğrencimiz, her akşam uyumadan önce annesiyle birlikte kitap okuduklarını anlattı. Bu cümleyi duyduğumda içim umutla doldu. Çünkü bir çocuğun kitap sevgisini kazanmasında okul kadar ailenin de ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bir kez daha gördüm. Birlikte okunan her sayfa, yalnızca bir hikâye değil; aynı zamanda sevgi, güven ve paylaşılmış zaman demektir.

Çocukların hayalleri ise her zamanki gibi sınırsızdı. “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorduğum bir öğrenci hiç düşünmeden, “Otel sahibi olmak istiyorum.” dedi. Gülümseyerek, “Başka bir meslek düşündün mü?” diye sorunca, “Hayır,” dedi. “Bir otelim olacak. Annemle babamı da otelime yerleştireceğim.” O an salondaki herkes tebessüm etti.. Bu cevap, çocukların başarıyı çoğu zaman sevdiklerini mutlu etmekle ilişkilendirdiğini gösteren, yüreğime dokunan anlardan biri oldu.

İşte tam da bu yüzden çocuklarla yapılan her buluşma, yalnızca onlara değil, biz yetişkinlere de çok şey öğretir. Onların samimiyeti, merakı ve hayalleri bize geleceğe umutla bakmayı yeniden hatırlatır.

Bu sebeple kütüphaneler çok kıymetlidir.
Çünkü çocuklar burada sadece kitaplarla tanışmaz; dinlemeyi, düşünmeyi, soru sormayı ve kendilerini ifade etmeyi de öğrenirler. Bir yazarın anlattığı hikâyeyi dinlerken hayal kurarlar, bir tiyatro gösterisini izlerken empati geliştirirler, bir müzik dinletisinde sanatın farklı renklerini keşfederler.

Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleştiği günümüzde çocuklarımızın ekranlarla geçirdiği zaman her geçen gün artıyor. Oysa bir kütüphanede geçirilen bir saat, bazen uzun saatler boyunca ekran karşısında geçirilen zamandan çok daha kalıcı izler bırakabiliyor. Çünkü kitaplar bilgi verirken aynı zamanda duygu kazandırır; çocuklara düşünmeyi, sabretmeyi ve farklı bakış açılarını anlamayı öğretir.

Bu nedenle kütüphaneleri yalnızca ödünç kitap alınan yerler olarak görmemeliyiz. Onlar, bir toplumun kültürel hafızasını yaşatan, farklı kuşakları aynı çatı altında buluşturan ve çocukların geleceğine sessizce yatırım yapan eğitim yuvalarıdır.

Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen Akdoğan Halk Kütüphanesi çalışanlarına, Kültür Dairesi’ne ve yıl boyunca kültüre katkı sunan tüm konuşmacılara gönülden teşekkür ediyorum. Çocuklarımız için emek veren her kurum, aslında geleceğimiz için umut inşa ediyor.

Bir çocuğun eline uzanan her kitap, onun dünyasına açılan yeni bir penceredir. O pencerenin ardında ise bilgi, merak, hayal gücü ve umut vardır.

Ebeveynlere Not
Çocuğunuzla birlikte zaman zaman mahallenizdeki ya da şehrinizdeki bir kütüphaneyi ziyaret edin. Bırakın kitabını kendi seçsin, sayfalarını merakla karıştırsın ve size neden o kitabı seçtiğini anlatsın. Kitap sevgisi, çoğu zaman küçük ama unutulmayan anılarla büyür.

Haftanın Cümlesi
“Kitaplarla büyüyen çocuklar, yalnızca bilgili bireyler değil; kültürüne, sanatına ve insanına değer veren güçlü yarınların mimarları olurlar.”
Bu haber 14 defa okunmuştur

:

:

:

: