Rum basını, Kurt Waldheim, Kofi Annan ve Ban Ki Moon’dan sonra Ada’yı ziyaret edecek 4’üncü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, 27-29 Temmuz tarihleri arasında Kıbrıs'a gerçekleştireceği analiz etti.
Rum basını, Kurt Waldheim, Kofi Annan ve Ban Ki Moon’dan sonra Ada’yı ziyaret edecek 4’üncü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, 27-29 Temmuz tarihleri arasında Kıbrıs'a gerçekleştireceği analiz etti.
Rum basınındaki haberlerde BM Genel Sekreteri Guterres’in “Süratle müzakere masasına oturulmasını hedeflediği” aktarılırken, şu üç eksende hareket edeceği öne sürüldü.
“1-iki liderle ayrı ayrı görüşerek onlara, Kıbrıs sorununda bir stratejik anlaşma yönündeki tezlerini sunacak.
2- Yakınlaşmaları ve anlaşmazlıkları not edecek ve üçlü tokalaşma görüntüsüyle vurgulanacak ortak görüşmede; Ada’dan ayrılmasından kısa süre sonra bir uluslararası konferans organize edileceğini resmen ilan edecek. Her iki tarafa da “reality check” mesajı verecek.”
3- Ağustos’un ilk haftasında, aksi bir durum olmaması halinde Cenevre’de, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallığın “AB’nin yeni Kıbrıs temsilcisi Rafaele Fitto’nun da hazır bulunacağı” 5+1 formatlı yeni bir gayriresmi genişletilmiş görüşme gerçekleştirilecek.
İstenilenin, Kıbrıs sorununun çözümü için bir stratejik anlaşmaya varılması veya sorunu, Guterres’ten sonra göreve gelecek yeni BM Genel Sekreteri dönemine aktaracak bir ara anlaşma olduğu belirtilen haberde, bilgi sahipli kaynaklar adres gösterilerek Gutterres’in bir A planı ve alternatiflerle geleceği öne sürüldü.
Habere göre, alternatiflerden biri, Kıbrıs sorunundaki çıkmazın kırılması için stratejik anlaşma çalışması olarak 2017 Yakınlaşmalar Çerçevesi mantığında küçük değişikliklerle hareket edilecek. Bir diğer alternatif ise, yapıcı belirsizlik sınırında mı yoksa gevşek federasyon mantığında mı hareket edeceği net olmayan, farklı bir yolla hareket edilmesi.
Aynı gazeteye göre, çabalar sonuç verir ve önce bir gayriresmi genişletilmiş görüşme gerçekleştirilir, ardından da müzakereler yeniden başlarsa Rum tarafının “Yönetmesi gerekecek ‘Ana diken’ masaya, gerek Crans Montana’da görüşülenden gerekse Annan planından tamamen farklı bir plan olan, bir konfederasyon modelinde egemen eşitlik konusunun masaya konulacak olması.
“Garanti sisteminin, küçük bir çok uluslu güçle değiştirilmesinin” de ilgi çekici konulardan biri olduğunu belirten gazete, “Toplumlar arası müzakere ilerlemezken ve iki taraf bazı barikatların açılmasında bile anlaşamıyorken Kıbrıs sorununda tam olarak neyin görüşüleceğinin de cevap bekleyen büyük bir soru olduğuna dikkat çekti.