Gençlik Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Özbilgehan, uluslararası temsil sorunlarının sadece dış engellemeler üzerinden açıklanamayacağını, içte güçlü kurumlar oluşturulması, dışta koordineli faaliyetler sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Gençlik Federasyonu Merkez Konseyi adına yazılı açıklama yapan Özbilgehan, “Gençlik, spor, kültür ve akademik alanlarda yaşanan her temsil sorununun ardından yalnızca ‘karşı taraf bizi engelledi’ demek, mücadele değil öğrenilmiş çaresizliktir.” ifadelerini kullandı.
Rum liderliği tarafından Kıbrıslı Türklerin dış temaslarına karşı yürütülen sistematik engelleme girişimlerinin, “yıllardır kurum oluşturmayan, mevcut kurumları desteklemeyen, bütçe ayırmayan ve uluslararası ilişkileri ihmal eden” kamu yönetiminin mazereti olamayacağını ifade eden Özbilgehan, hukuki ve kurumsal zeminin titizlikle araştırılmasını; uluslararası kuruluşlarla temasların rasyonel, cesur ve dinamik adımlarla sürekli artırılmasını istedi.
Yerel kurumsallaşmanın uluslararası temsilin ön şartı olduğunu belirten Özbilgehan, ihtiyaç duyulan formülün “İçte güçlü kurumlar, dışta koordineli faaliyetler” olduğunu yineledi.
Milli Olimpiyat Komitesi (MOK) ve üye federasyonlar güçlendikçe çalışmaların arttığını söyleyen Özbilgehan, “Yapılması gereken yeni tabelalar üretmek değil, var olan kurumları güçlendirmektir.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının 'durağanlıktan' sıyrılması gerektiğini savunan Özbilgehan, Belediyeler Birliği, Milli Olimpiyat Komitesi, Gençlik Federasyonu, ilgili federasyonlar, üniversiteler, kültür kuruluşları ve diğer paydaşların katılımıyla sürdürülebilir bir koordinasyon mekanizması kurulmasını talep etti.
Başvuru takvimi, bütçeler ve görev paylaşımının önceden belirlenmesi, diplomatik temasların ise proaktif biçimde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Özbilgehan, yurt dışındaki Kıbrıs Türk gençlik ve öğrenci örgütlerine de bulundukları ülkelerde aktif lobi faaliyeti yürütme çağrısı yaptı.
“Uluslararası çalışmalar kurumsal gizlilik gerektirir”
Uluslararası çalışmaların kurumsal gizlilik de gerektirdiğini ifade eden Özbilgehan, Gençlik Federasyonu ile Kıbrıs Türk Gençlik Meclisi’nin uluslararası tanınırlığını artırmak amacıyla aylardır yürütülen temas ve girişimlerin, kötü niyetli müdahalelerden korunması için sonuçlanıncaya kadar gizli tutulduğunu söyledi.
Benzer bir hassasiyetin ciddi uluslararası çalışmalar yürüten diğer kurumlar için de zorunlu olduğunu kaydeden Özbilgehan, bu gizliliğin hesap vermekten kaçınmak değil, süreci korumak anlamına geldiğini ancak kamu makamlarının bilgi güvenliği ve kurumsal ketumluk bakımından gerekli güven ortamını yaratamadığını iddia etti.
Özbilgehan, “Erken açıklamalar, kontrolsüz bilgi paylaşımı ve siyasi sahiplenme çabaları devam eden girişimleri riske atıyor.' dedi.
“Olaylar yaşandıktan sonra açıklama yapmak politika değildir”
Özbilgehan, başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere kamu kurumlarının gençlik, spor ve kültüre gereken ihtimamı göstermediğini, kamu kurumlarının gerekli dinamizmi ortaya koyma konusunda sınıfta kaldığını savundu.
Mustafa Özbilgehan, şöyle devam etti:
“Olaylar yaşandıktan sonra açıklama yapmak politika değildir. Süreci siyasi partilere teslim etmek, ardından her küçük teması ‘tanınma zaferi’ diye pazarlamak da uluslararası temsiliyet değildir. Kurumları oluşturun. Mevcut kurumları güçlendirin. Dış faaliyetleri koordine edin ve eldeki yetişmiş insan kaynağını etkin şekilde kullanın. Aksi halde bu ülke, her yeni olayda aynı mazeretleri dinlemeye ve aynı şikayetleri siyasi nutuklarda duymaya mahkum edilecektir.”