⁃ Seni çok uzun yıllardır tanıyorum. Senden önce kısa bir özgeçmiş alalım.
Mümine Özdemirağ Yağlı (d. 1976, Lefkoşa), seramik sanatçısı ve akademisyendir. 1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nden mezun olmuştur.
⁃ Elbette yüksek lisans eğitimi de aldın, değil mi?
Evet Ayşe Hocam, yüksek lisan
eğitimimi Yakın Doğu Üniversitesinde tamamladım. Ayrıca yine aynı üniversitede Sanat ve Tasarım alanında, “ Lapta seramikleri üzerine yürüttüğüm araştırma” ile Sanatta Yeterlik derecesini aldım.
⁃ Yanlış hatırlamıyorsam önce kendi evinde çalışmalarını yürüttün.
Evet, 2009 yılından bu yana Çatalköy’deki evimin atölyesinde kültürel miras, bellek ve kimlik ekseninde üretimlerimi sürdürüyorum.
⁃ Şimdi ARUCAD’da Dr. öğretim üyesisin, göreve ne zaman başladın?
2017 yılından itibaren Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Seramik Bölümünde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmakta; çağdaş seramik sanatı, Kıbrıs seramik mirası ve sanat eğitimi alanlarında akademik araştırmalarımı sürdürmekteyim.
⁃ Biliyorum ki hiç durmadan üretiyorsun? Eserlerin nerelerde?
Eserlerim ulusal ve uluslararası sergilerde yer almakta, kamu ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.
⁃ Geçenlerde Ada TV.’deki sanat programıma seni konuk aldığımda pek çok sanatsal çalışmaya davet aldığını, katıldığını anlatmıştın. Yakında gittiğiniz yer neresiydi?
Eskişehir / Odunpazarı’nda bir etkinlikti.
Çanakkale, İzmir-Menemen ve Malta'da benzer etkinliklere katılmıştım daha önce. Kıbrıs'ın kuzeyi ve güneyinde de tabi…
⁃ Uluslararası workshopların yararı ne oluyor?
Uluslararası workshoplar ve sergiler farklı ülkelerden sanatçıları bir araya getirerek bilgi, tecrübe paylaşımı, sanatsal gelişim, kültürel paylaşım ve uluslararası sanat ortamları ile bağ kurmayı sağlıyor.
⁃ Senin SERAMİK Sanatına bakış açın nasıl? Biraz açıklar mısın?
Sanatsal üretimimde Kıbrıs arkeolojisinde yer alan zoomorfik seramik formlarından ilham alıyor, geçmişin kültürel mirasını çağdaş bir sanat diliyle yeniden yorumluyorum.
Geleneksel bir şekillendirme yöntemi olan çamur tornasını üretim sürecimin temel tekniklerinden biri olarak kullanırken tarihsel formları kendi sanatsal yaklaşımım doğrultusunda yeniden biçimlendiriyorum.
⁃ Dün ile bugün arasında bir KÖPRÜ kurmak istesen nelere dikkat edersin?
Geçmiş ile bugün arasında bir bağ kurmayı amaçlayan çalışmalarımda, kültürel belleğin izlerini çağdaş seramik anlayışıyla buluşturuyor; geleneksel üretim tekniklerini günümüzün estetik ve düşünsel olanaklarıyla bir araya getiriyorum.
Böylece Kıbrıs’ın arkeolojik ve kültürel mirasını yalnızca yeniden üretmekle kalmayıp, onu günümüz üzerinden yeniden düşünmeye ve yorumlamaya açıyorum.
⁃ Harikasın! Peki gelelim Eskişehir’de geçen günlerine… Oradaki kapanış konuşmasını sen yapmışsın ve çok da övgü almışsın. Gurur duydum. Onu da okuyucularımızla paylaşalım.
“ Merhabalar.
Buraya Kıbrıslı Türk bir seramikçi olarak davet edildim ve ben de büyük bir memnuniyetle “hoş buldum” diyorum. Sizler de bugün
buraya hoş geldiniz.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
9. Uluslararası Odunpazarı Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı Sergisi’nde sizlere hitap etmek benim için büyük bir onur ve mutluluk.
Beni bu anlamlı buluşmaya davet eden çalıştay danışmanımız Prof. Dr. Ayşegül Türedi Özen hocama ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Çalıştay boyunca sanatçılarımız ve hocalarımızla deneyimlerimizi paylaşmak, birbirimizden öğrenmek ve aynı sanat dili etrafında buluşmak benim için son derece kıymetliydi. Buradan güzel dostluklar, unutulmaz anılar ve değerli kazanımlarla ayrılıyorum.
Eskişehir’de seramiğe verilen değer beni derinden etkiledi. Şehrin her köşesinde seramik eserlerle karşılaşmak, müzeleri görmek, halkın ilgisine tanık olmak ve sanatçıların billboardlarda yer aldığını görmek bana, “Yaptığım iş değer görüyor” duygusunu yaşattı.
Çalıştay sürecinde ürettiklerimizin bir müzede korunarak gelecek kuşaklara aktarılacak olması ve çalışmalarımın burada yer alması benim için büyük bir mutluluk ve onur kaynağıdır.
Bu süreçte sanatın, seramiğin ve dostluğun sınırları aşabildiğini bir kez daha gördüm.
Başta Sayın Odunpazarı Belediyesi Başkanı Kazım Kurt’a, Ayşegül hocama, tüm hocalarımıza, sanatçılarımıza, Odunpazarı Belediyesi ekibine, asistanlarımıza ve bizleri yalnız bırakmayan sanatseverlere; kendim ve çalıştaya katılan sanatçı hocalarım adına gönülden teşekkür ediyorum.
İyi ki yollarımız kesişti.
İyi ki seramik bizi buluşturdu.
Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. “
⁃ Gerçekten özgün bir konuşma olmuş. Ben de seni kutluyorum. Sayfaya koyacağımız eserlerinde farklı bir teknikten söz ediyorsun. Onu da açıklayalım ki seramik sanatçılarına IŞIK OLSUN.
OBVARA PİŞİRİMİ
Obvara pişirimi, Doğu Avrupa kökenli geleneksel bir seramik yüzey dekorlama tekniğidir.
Seramik parça yüksek sıcaklıkta fırından çıkarıldıktan sonra önceden maya, un, şeker ve suyla hazırlanmış olan fermente karışıma daldırılır; ardından suya sokularak soğutulur.
Bu işlem sonucunda yüzeyde kahverengi, siyah ve krem tonlarında, organik ve rastlantısal desenler oluşur. Genellikle sırsız seramiklerde uygulanır ve her parçada farklı sonuçlar verir. Bu nedenle son yıllarda seramik sanatçılarının ilgi gösterdiği bir tekniktir.
⁃ Çok teşekkür ediyorum Mümineciğim. Bana zaman ayırdın. Sevgiyle kucaklıyorum, sanat yolculuğunun bir ömür yıldızlarla sürmesini diliyorum. Kızın da senin izinden gidiyor. Eşin de resim öğretmeni… Ne büyük gurur…
Ayşe TURAL