Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Milletvekili Adayı Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, siyasetin tecrübe, gençlik ve dinamizmin bir araya geldiği bir okul olduğunu belirterek, “Bugün beraber yürüme, birliktelik günüdür. Kavga günü değildir, tartışma günü değildir, çekişme günü değildir. Bu, ‘ben’ günü değil, ‘biz’ günüdür” dedi. Çakıcı, ülkenin doğru siyasi iradelerle değişebileceğine inandığını vurguladı.
Çakıcı, Ada TV’de Arzu Karakoç’un programına konuk olarak siyasette tecrübenin öneminden ekonomik sorunlara, eşitlikten adalete ve toplumsal değişim ihtiyacına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Siyasi mücadelenin kişilerin ötesinde, geçmişten geleceğe taşınan bir anlayış olduğunu ifade eden Çakıcı, yeni nesil siyasetçilere tecrübelerin aktarılması gerektiğini söyledi.
“SİYASET BİR OKULDUR, TECRÜBE GELECEĞE AKTARILMALIDIR”
Siyasetin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını belirten Çakıcı, yeni adayların siyasete katılmasının önemli olduğunu ancak gençlik, dinamizm ve deneyimin birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Siyasette dedikodunun ve kişisel çekişmelerin mücadeleye zarar verdiğini ifade eden Çakıcı, ortak hedefler etrafında buluşmanın önemine dikkat çekti.
2003 yılında ilk kez milletvekili olduğu dönemi hatırlatan Çakıcı, dönemin liderlerinden Mustafa Akıncı ile birlikte çalışırken onun tecrübelerinden yararlandığını anlattı. Meclis'te geçen yılların kendisine siyasetin işleyişini, nasıl hareket edilmesi ve nasıl davranılması gerektiğini öğrettiğini belirten Çakıcı, edindikleri deneyimleri kendilerinden sonra gelen siyasetçilere aktarmanın sorumlulukları olduğunu ifade etti.
TDP'nin siyasi görüşlerinin yalnızca bugünün siyasetçileriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Çakıcı, partinin geçmişinde önemli mücadeleler bulunduğunu, bu birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasıyla siyasi mücadelenin devam edeceğini söyledi.
“DOĞRU SİYASİ İRADEYLE BU ÜLKE DEĞİŞEBİLİR”
Ülkenin değişmesinin mümkün olduğuna inandığını belirten Çakıcı, küçük bir ülkede doğru yönetim anlayışıyla önemli dönüşümler gerçekleştirilebileceğini kaydetti. 2003 yılından bu yana Meclis'te edindiği tecrübenin, ekonominin nasıl düzeltilebileceği konusunda kendisine önemli bir perspektif kazandırdığını ifade etti.
Ekonomik sorunların çözümü için belirli alanlara odaklanılması ve bu alanlarda başarı sağlanması gerektiğini belirten Çakıcı, ekonomik politikaların hukuk, insan hakları, eşitlik, ayrımcılıkla mücadele, kadın hakları ve çocuk hakları gibi temel değerlerle desteklenmesinin önemine işaret etti.
Çakıcı, ekonomik gelişmenin tek başına yeterli olmadığını, toplumsal adaletin ve insan haklarının da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu değerleri merkeze alan bir siyaset anlayışıyla ülkenin iyileşebileceğini dile getirdi.
“EKONOMİNİN DÜZELTİLEMEDİĞİNİ, ADALETSİZLİĞİ VE HAKSIZLIĞI GÖRÜYORUM”
Mevcut durumdan memnun olmadığını açıkça ifade eden Çakıcı, ülkede eşitlik ve adalet alanlarında ciddi sorunlar yaşandığını söyledi. İnsanların ideallerinin gerilediğini, ekonominin düzeltilemediğini ve mevcut yapının sürmesini isteyen bir anlayışın varlığını koruduğunu belirten Çakıcı, bu tablo karşısında farklı bir siyasi duruş sergilemenin önemine dikkat çekti.
Çakıcı, ülkenin sorunlarının yalnızca tespit edilmesinin yeterli olmadığını, bunların çözümü için siyasi irade ve kararlılık gerektiğini ifade etti. Mevcut düzenden memnun olmayanların değişime katkı koyması gerektiğini belirten Çakıcı, TDP'nin bu yöndeki mücadelesini sürdürmek istediklerini kaydetti.
“YENİDEN UMUTLANMAK VE HALKIN DEĞİŞİMİNE KATKI KOYMAK İSTİYORUZ”
Siyasi mücadelenin temelinde umut ve idealizmin bulunması gerektiğini vurgulayan Çakıcı, ülkenin geleceğinin ortak çabayla şekillendirilebileceğini söyledi. Siyasetin, halkın katkısıyla birleştiğinde anlam kazandığını belirten Çakıcı, toplumun değişimine katkı koyma hedeflerini sürdürdüklerini ifade etti.
Siyasi partilerin ve siyasetçilerin kişisel varlıklarından bağımsız olarak daha büyük bir mücadelenin parçası olduğunu dile getiren Çakıcı, geçmişten devralınan birikimin geleceğe taşınmasının önemini vurguladı.
Çakıcı, halkla fikir alışverişinde bulunmanın ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmanın da bu mücadelenin bir parçası olduğunu belirterek, ülkenin daha adil, eşitlikçi ve yaşanabilir bir yapıya kavuşması için siyasetin dönüştürücü gücüne inandığını kaydetti.