Türkiye Başbakanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın dünyadaki itibarının, daha önceki Cumhurbaşkanıyla mukayese edilemeyecek kadar fazla olduğunu söyledi.
Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, Kıbrıs konusunda hükümetine yönelik yapılan eleştirilere yanıt verdi. Erdoğan, ''Kıbrıs meselesinin üzerine gittik. Bize dediler ki 'Ne yapıyorsunuz siz? Bugüne kadar kim geldi bunu çözdü de siz çözeceksiniz.' Bir taraf bunu söylerken, bir taraf kalktı ve dediler ki, 'Kıbrıs'ı peşkeş çekiyorlar.' Hangisi doğru? O mu doğru, bu mu doğru? Kıbrıs yerinde duruyor. Şu anda Sayın Talat'ın dünyadaki itibarı hiçbir bundan önceki gerek Cumhurbaşkanı, gerek diğerlerinin görmediği itibarla mukayese edilmeyecek kadar fazla'' şeklinde konuştu.
İstanbul’daki bir etkinlikte konuşan Başbakan Erdoğan, şu anda dünyanın 20 ülkesinde KKTC'nin ofisi bulunduğunu, aynı zamanda KKTC'nin İslam Konferansı Örgütü'nün gözlemci üyesi konumuna geldiğini ve Annan Planı'nda olduğu gibi Kıbrıs Türk Devleti olarak yer aldığını hatırlattı.
Türkiye'nin 2 kez üst üste İKÖ'nün genel sekreterliğine seçildiğini, BM Güvenlik Konseyi'nde 47 yıldan sonra geçici üyeliğe getirildiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
''Hiçbir zaman milletimizin yüreğini dağlayan, ufkunu daraltan, umutlarını tüketen meselelerine gözümüzü yummadık. Çünkü biliyoruz ki, Türkiye her türlü sorunu konuşacak, tartışacak donanıma, birikime sahiptir. Türkiye eski sorunların altında ezilecek, kan kaybedecek, insanlarını heder edecek bir ülke değildir. Çözümsüzlüğü politika zannedenler asıl büyük tehlikenin, asıl büyük riskin geçmişin anlayışlarını devam ettirmekte olduğunu görmeyebilirler. Ama biz görüyor ve biliyoruz ki Türkiye artık kabına sığmıyor.''
Erdoğan, kendi neslinin onlarca yılı bu meseleleri konuşarak, tartışarak geçirdiğini dile getirerek, şunları söyledi:
''Sevgili kardeşlerim, artık konuşmanın, tartışmanın vakti geçti. 'Bugün artık eylem vaktidir' dedik ve tamamen halis zihniyetle bu meselelere el attık. Türkiye'nin korkularla varabileceği hiçbir yer yoktur. Türkiye'nin gölgesinden korkarak, hayali tehditlerden korkarak, sanal düşmanlar üreterek hiçbir yere varması mümkün değildir. Attığımız her adım karşısında 'Türkiye bölündü, bölünüyor, bölünecek' demek, bu korkuyu gün be gün büyütmek, çok büyük bir özgüven eksikliğine işaret eder. Ve ne bu ülkeye, ne de bu millete fayda sağlamaz.
Türkiye kabile devleti değil
Türkiye sıradan bir ülke değil, Türkiye kırılgan bir ülke değil. Türkiye'yi kırılgan bir ülke olarak görenler, Türkiye'yi attığı her adım karşısında bölünme korkusuyla tehdit edenler, nasıl bir özgüven eksikliği içinde olduklarını artık fark etmek zorunda. Türkiye artık kuruluş dönemlerinden devraldığı korkuları, kaygıları bir yana bırakmak durumundadır. Cumhuriyetimiz güçlenmiştir. İşte cumhur burada. Cumhuriyeti kimse başka yerde aramasın. Cumhuriyet sizsiniz, cumhuriyet halk. Cumhuriyeti kimse başka yerde aramasın. Başka türlü izaha yer vermesin. Başka türlü izaha yeltenenlere tavsiye ediyorum, açsınlar istedikleri ansiklopediye, lügata baksınlar, orada sadece halkı, milleti görecekler. Ve modern Türkiye Cumhuriyeti tüm kurum ve kurallarıyla çağdaş dünyaya artık demir atmıştır. Türkiye, ne bir kabile devletidir, ne belli güçlerin nizam verdiği bir ülkedir.''