Mehmet Davulcu dostum “gelen haberler insanın kanını donduruyor” değerlendirmesi yaparken örnekler de verdi.
Kanı dondurmakla kalmıyor artık medyaya intikal eden haberler. İnsanın iliklerine kadar işliyor ilavesi de benden olsun. Dostum buna darılmaz, herhalde.
Ve, çok acıdır ki yetkili makamlarımızın, mahkemelerimizin bunlarla başa çıkamadığı gerçeği çarpıyor suratlarımıza.
Ne demektir Allahın günü en yetkili ağızlar, “cürümlerde, yolsuzluklarda, dolandırıcılıkta, sirkatta, soygunlarda, voyvodalıkta, insan darbetmekte, kaçırmakta, fuhuşta, uyuşturucu ve kadın ticaretinde... artış vardır. Yargıçlarımız yığılan davalara bakmaya yetişemiyor, hapishanemiz doldu taştı, yeni, modern ceza evi gerek...” itirafında bulunuyorlar.
Sıradan, basit suçlar değildir medyaya ulaşanlar. Ya, bir de ulaşmayan veya ulaştırılmayanlara ne denecek?
Trafik ile dahi başa çıkılamadığı görünmüyor mu?
Aşırı sürat ölüm getirdi haberleri sayfaları, ekranları doldurur oldu.
Kendi öz kızına tecavüz, hayvanlara, insanlara cinsel taciz, tecavüz, öldüresiye dayak atma, kilolarca uyuşturucu... Sayfaları doldurur vukaatlar.
Mahkemeye çıkartılan zanlılar, itham edilenler, cezalananlar, beraat edenler, gırla gitsin.
Mahalle bakkalımızın, muhtarımızın küçücük dükkanı soyuldu, Göçmenköy ana yolunun üzerindeki mini market sahibi bıçaklandı, kahvehanede tartışma sonucu öldüresiye kavga...
Eee, yok mu bu ülkede nizam ve asayişi sağlayacak, idame ettirecek?
Binlerce polis, asker, mahkemeler yok mu?
Ne yani, kanun tanımazlarla başa çıkılamıyor mu?
Kabul edilemez.
Kesinlikle önlenebilir, en azından asgariye indirilebilir.
Ne yapmak gerekirse yapılmalıdır. Mahkemeler, polis personel sıkıntısı çekiyorsa, bu sıkıntı giderilmeli. Verilen cezalar yeterli değilse, gülünçse, yeni yasalar geçirilmeli, yargıçların ve polisin yetkileri artırılmalı. Araç gereç, personel ve ne lazım ise sağlanmalı.
Gidişat kaygı verici olmaktan çıkmış, dehşet, korku verici boyutlara ulaşmıştır.
Bütün halkın huzurunu kaçıran, terör estiren, kanuntanımazlara birileri dur deyemezse memleket bitmiştir. Kanunsuzluk hat safhaya ulaşmak üzeredir.
En basit konu denilen, son model arabalarında caka satan, ses kirliliği, sürat sınırı dinlemeyen, egsozlarının gürültüsünü artırıcı “varellagiler” takan, 5-10 baldırı çıplağa teslim mi ediliyor caddeler, anayollar, mahalle araları?
İhbar mekanizması yok mu?
Vatandaşlar, polisimize daha da yardımcı olmayı düşünmüyor mu?
Bir dost anlattı. Mahallede hırsızlık olmuş. Gece bir eve girilmiş, ev sahibi hırsızla karşılaşmış, hırsız bıçağını çekip tehdit etmiş ve balkondan atlayıp gitmiş. Ev sahibi şok olmuş. Bir başka gece, ayni mahallede şüpheli şahısların dolaştığı görülmüş polise telefon açılmış. Telefon açanın
ismi, adresi istenmiş, bir de Polise kadar geliniz ifade veriniz denmiş. Bana sordu, başımı belaya mı sokayım? Gidip ifade vereyimmiş. Ne ifadesi? İşte durumu telefonda anlattım. Ya bir de trafikte kırmızı ışıkta geçenleri bildirmeye kalkıştım, ne saat, nerede, kim, hangi vasıta, gel de ifade ver demezler mi, vallaha vaz geçtim.
Acaba, diyorum, polisimiz aldığı herhangi bir ihbarda harekete geçebilmek için daha anlayışlı olamaz mı? Fazla soru sual etmeden, ihbarcının deşifre olmamasına yardımcı bir metod uygulayamaz mı?
Altı lira için, bir kontür için, birkaç paket sigara için dükkan açan, adam bıçaklayan canilerin önü alınamayacak mı?
Alınacaksa ne zaman alınacak?
Evine hırsız giren, yolu kesilen, tecavüz edilen vs . insanlar karşı gelip , “artık kanun benim” diyerek silaha sarılırsa neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
Bu gibi olaylar her ülkede de yaşanıyor, polisimiz elinden geleni yapıyor demekle bu çirkin tırmanış hafife alınamaz.
Halkımız da, polisimiz de, yargıçlarımız da, yetkililerimiz de
bir bütün olarak kanuntanımazlara karşı savaş açmak zamanıdır diyorum.
Bu ülkede hükümet de vardır, devlet de vardır, nizam ve asayiş sorumluları da vardır. Voyvodalara, hırsızlara, tecavüzcülere, katillere, dolandırıcılara hadleri bildirilmelidir.
Ülkemizin içinde yaşanılamaz duruma düşürülmesine izin verilmemelidir.