‘BATIRILIP SATILACAK’

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK)’in özelleştirileceği iddiaları ile ilgili olarak Cem Kar’ın sunduğu Öğlen Ajansı programına telefonla bağlanan El- Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu yaklaşan seçim dönemi ile birlikte Kıb-Tek’i bir tehlikenin beklediğini belirtti.

Gözde AKBEN

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK)’in özelleştirileceği iddiaları ile ilgili olarak Cem Kar’ın sunduğu Öğlen Ajansı programına telefonla bağlanan El- Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu yaklaşan seçim dönemi ile birlikte Kıb-Tek’i bir tehlikenin beklediğini belirtti. Kalyoncu, “Önümüzde 6 aylık bir seçim süreci olduğunu öngörürsek, Kıb-Tek giderek batağa sürüklenecektir. Kıb-Tek’in elindeki tahsilâtı sağlamaya yönelik olarak kullandığı tek silah olan, ödemeyen tüketicilerin enerjilerinin kesilmesi ile ilgili uygulama, Kıb-Tek’in elinden alınmış durumdadır” dedi.

El- Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu, süresiz grev uyarısında da bulundu. Kalyoncu önerilerinin kabul görmemesi durumunda bugün yapacakları toplantıda alacakları karar ile Kıb-Tek’e ait tüm işyerlerinde süresiz greve gidileceğini belirtti.

“SEKTÖR ÖZELLEŞTİRİLİYOR”

Programda Türkiye ve Kuzey Kıbrıs arasında imzalanan ekonomi-maliye protokolüne değinen Kalyoncu; “ 5 Ocak Resmi Gazete’sinde yayınlanan ekonomi- maliye işbirliği protokolüne göre Kıb-Tek’in 2010 ve 2011 yılları içerisinde üçe bölünmesi ve kamunun yeni santral yapmaması, bundan sonra santrallerin özel sektör tarafından yapılması öngörülüyor. Daha genel anlamda enerji sektörünün serbestleştirilmesi, rekabete açılması ve sonuç olarak özelleştirilmeye gidilmesi planlanıyor. Buna gerekçe olarak da enerjide arz güvenliği sağlanmasını ve enerji tarifelerinin aşağıya çekilmesini gösteriyorlar” dedi. Ülkede üretilen enerjinin %30’unun Kalecik bölgesinde kurulan özel sektöre ait Aksa firmasının santrallerinden karşılandığını belirten Kalyoncu; Aynı firma tarafından üretilmiş olan aynı tip santraller 2006 yılında başlayarak Kıb-Tek’te de kuruldu. Biz şu anda özel sektörün ürettiği koşullarda üstelik özel sektörden kilowat saat başına 2 kuruş daha ucuza enerji üretiyoruz. Dolayısıyla özel sektörün girmesiyle tarifeler aşağıya düşecek değildir. Kalecik bölgesinde bulunan özel sektöre ait bu santrallerde aylık 10-15 defayı bulan devre dışılıklar yaşanıyor. Son zamanlarda yaşanılan kısmi enerji kesintilerinin de tümü değil ama büyük bir kısmı bu devre dışılıklar yüzünden olmaktadır. Oysa bizim Kıb-Tek’e ait santrallerimizde aylık bazda bakıldığında belki de hiç devre dışılık olmamıştır” dedi.

“KIB-TEK’İN SİLAHINI ELİNDEN ALDILAR”

Özelleştirilme konusunda büyük bir isteğin mevcut olduğuna da dikkat çeken Kalyoncu, “ Hemen her dönemde siyasilerin popülizm yapması neticesinde Kıb-Tek’in tahsilatında yaşanan sorunlar var ki bu ekonomi- maliye işbirliği protokolünde de ifade edilmiştir. Kıb-Tek’in alacaklarını tam olarak tahsil edememesi de maliyetler açısından önemli olmaktadır. Bugün yaklaşık 400-500 milyon TL civarında Kıb-Tek’in alacağı vardır. Şimdi bir seçim dönemine doğru gidiyoruz. Bu konuda da yeni oluşan bir sıkıntımız oldu. Kıb-Tek’in elindeki tahsilatı sağlamaya yönelik olarak kullandığı tek silah olan ödemeyen tüketicilerin enerjilerinin kesilmesi ile ilgili zaten sorunlu olan işlev, Kıb-Tek’in elinden alınmış durumdadır”dedi.

“KIB-TEK’İ BATAĞA SÜRÜKLÜYORLAR”

Yaklaşan seçim dönemi ile birlikte Kıb- Tek’i bir tehlikenin daha beklediğini belirten Kalyoncu, ” Önümüzde 6 aylık bir seçim süreci olduğunu öngörürsek Kıb-Tek giderek batağa sürüklenecektir. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bu fikirden derhal vazgeçmeleri gerekiyor. Bütün bunlardan sonra Kıb-Tek’in sağlıklı bir yapıda olmadığını söylemek veya Kıb-Tek’in hizmet veremediği durumlarda bunu başka yere fatura etmek çok doğru değildir diye düşünmekteyim” dedi. Kıb-Tek’in değişen yönetimlerle aynı yönde değişen bir yönetim yapısı olduğunu da belirten Kalyoncu; “Bize göre Kıb-Tek’in şu andaki yönetim kurulu yapısı siyasi otorite tarafından hükümette kim varsa o hükümetin atadığı kişilerden oluşan 7 kişilik bir yönetim kuruluna sahip. Bu kuruldaki pek çok insanın kendi işi var. Kendi işlerinden arda kalan sürelerde bu işi yürütüyorlar. Bazı zamanlarda da sektörle hiç alakası olmayan insanlar yönetime gelebiliyor. En önemlisi de bu kurul hükümetle birlikte değişiyor. Kıb- Tek’in 400 milyon doları bulan cirosu var. Büyük bir kuruluştur. Yatırımları da çok büyük yatırımlar gerektirir. Hizmetleri çok büyük maliyetleri olan hizmetlerdir. Bunlarla ilgili olarak alınan kararların sürekliliği açısından Kıb- Tek yönetim kurulunun yapısının, atanma şeklinin değişmesi lazımdır. Profesyonel, tam zamanlı mesai harcayacak, işi bilen ve değişmeyecek bağımsız bir yapıya sahip olmalıdır. Bu sağlanırsa Kıb-Tek bu işi toplum yararına minimum tariflerle şu andakinden daha iyi götürebilir diye düşünüyoruz” dedi.

“EL-SEN DESTEK ARAYIŞINDA”

Kıb-Tek’in tek silahı olan faturalarını yatırmayan abonelerinin elektriğinin kesilmesi işleminin Kıb- Tek’in elinden alındığını belirten Kalyoncu, bu süreç sonunda Kıb-Tek’in borçlarını tahsil edemiyoruz, özelleştirmeye gidelim teklifinin de ufukta şimdiden göründüğünü sözlerine ekledi. El- Sen olarak bu özelleştirmenin önüne geçilebilmesi için bazı önlemler almaya çalıştıklarını da belirten Kalyoncu;” Çalışanların özelleştirmeye karşı doğal bir zafiyeti vardır. Bunun da ötesinde bu durumun topluma getireceği zararlar da bizim açımızdan bilinmektedir. Biz bunları toplum önüne geniş bir şekilde koyacağız. Bununla ilgili toplantılar düzenleyeceğiz. Türkiye’deki ve Avrupa’daki benzer uygulamaların neticeleri ile ilgili olarak toplumumuzu bilgilendireceğiz. Bu konuda El- Sen ve üyeleri sonuna kadar mücadelesini sürdürecek ve bu mücadelede toplumdan kendilerine destek arayacaklarını belirttiler.

“KEYFİ UYGULAMA ÇIKARTTILAR”

Kıb- Tek’de istihdam edilmek üzere yaklaşık 2 yılı aşkın bir süredir kadrolaşmayı bekleyen arkadaşları olduğuna da dikkat çeken Kalyoncu bu sürenin yasal sürenin bile üstünde olduğunu ve tamamen keyfi bir uygulamadan ibaret olduğunu düşündüğünü sözlerine ekledi. Kalyoncu;”2008 ocak ayında Kıb- Tek’e münhal ve sınav yoluyla istihdam edilmiş 35 arkadaşımız var. Buna ek olarak 5 mayıs 2008’de aynı yöntemle istihdam edilmiş 22 arkadaşımız var. Toplam 57 arkadaşımız aday kadroya deneme süresiyle istihdam edilmiştir. Bu deneme süresi 6 ay ila 2 yıl arasında değişmektedir. Gerek toplu sözleşmemiz gereği gerekse de ülkedeki diğer yasal mevzuatlar gereği bu süre 2 yılla sınırlandırılmıştır. Bunun sonucunda sicil amirlerinin vereceği görüşe göre bu personelin kadrolandırılmaları ya da durdurulmaları gerekiyordu. Oysa arkadaşlarımızın kadrolandırılmaları konusunda görüş verilmesine rağmen kurul yönetim kurulu toplu sözleşmemizde ve yasal herhangi bir mevzuata dayanmadan tamamen keyfi bir şekilde deneme sürelerini 6 ay daha uzatma kararı almıştır. Bununla ilgili çeşitli görüşmelerimiz, randevu taleplerimiz, protestolarımız oldu.


“SÜRESİZ GREVE GİDECEĞİZ”

Kadrolaşmayı bekleyen arkadaşları için gerekli yerlere başvurduklarını ancak Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan başka hiçbir yerden görüşme için olumlu bir cevap alamadıklarını belirtti. Kalyoncu;”Sayın bakanımızdan başka kimse bize randevu vermedi. Özellikle buradan Çalışma bakanlığı’nı kınıyorum. Kendi çalışma alanlarına giren üstelik yasalara aykırı bir durum olmasına rağmen bize randevu vermediler. Biz greve gideceğimiz için yasa gereği bildirimimizi de yaptık 4 gün önce. Buna rağmen bize randevu verilmedi. Sayın bakanımızla görüştük ve önerimizi sunduk. Önerimiz kabul görürse grev yapmayacağız ama görmezse de bunu kabullenmeyeceğiz. Bir çözüm olmazsa Kıb-Tek’e ait tüm işyerlerinde süresiz greve gidilecek” dedi.

Bu haber 443 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER