CSIS Türkiye Projesi Direktörü Alirıza: ABD'deki Ermeni tasarısı konusunda, dikkatler, şimdi Obama'nın 24 Nisan konuşmasına çevrildi
ABD'deki düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Türkiye Projesi Direktörü Bülent Alirıza, Amerikan yönetiminin, Ermeni tasarısının Temsilciler Meclisi Genel Kuruluna taşınmasını engelleyebilecek gibi göründüğünü ifade ederek, 'Şimdi dikkatler, Kongreden ABD Başkanı Barack Obama'nın 24 Nisanda ne söyleyeceğine çevrilmiş durumda' dedi.
Alirıza, CSIS Türkiye Projesinin internet sitesinde yayımlanan 'Kongredeki Ermeni Tasarısı Oylaması ve Türk-Amerikan İlişkileri' başlıklı yazısında, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinden geçen Ermeni tasarısına ilişkin süreci anlattı.
KARŞI ADIMDA ÇEKİNCELİ
Bu noktada Amerikan yönetiminin oylama öncesinde tasarıya karşı adım atma yönünde çekinceli davrandığına işaret eden Alirıza, bunun da muhtemelen, yönetimin kasım ayında yapılacak Kongre seçimleri nedeniyle 'dış politikadan ziyade iç gündeme ağırlık vermesinden' kaynaklandığını belirtti. Alirıza, 'bu çekincede, Beyaz Saraydaki kararsızlığın da rol oynamış olabileceğini' yazdı.
Önceki iki başkan Bill Clinton ve George W. Bush'un, Amerikalı Ermenilere bu konuda belirli sözler vermedikleri için, Türk-Amerikan ilişkilerine getirebileceği zararları vurgulayarak bu tip tasarılara karşı çıkmada 'ellerinin daha rahat' olduğunu ifade eden Alirıza, aynı durumun Obama için söz konusu olmadığını kaydetti.
Obama'nın, geçen yılki '24 Nisan' konuşmasında Türk-Amerikan ilişkilerinden çok, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine atıf yaparak 'soykırım' kelimesini kullanmadığını belirten Alirıza, 'Obama, bu çabalar fiilen sekteye uğramışken, kendini daha zor bir durumda buluyor' ifadesini kullandı.
TÜRKİYE'NİN ADIMLARI HENÜZ NET DEĞİL
Türkiye'nin de birçok ağızdan tasarının Dışişleri Komitesinde oylamaya sunulmasından önce ABD'yi uyardığını hatırlatan Alirıza, tasarı geçtikten sonra Türkiye'nin, Washington Büyükelçisi Namık Tan'ı istişare için Ankara'ya geri çağırması dahil gösterdiği tepkinin Washington'ın dikkatini çektiğini ve Amerikan yönetiminden hemen tasarıya karşı oldukları türünden açıklamalar geldiğini vurguladı.
Alirıza, tasarının Türk kamuoyunda da kızgınlık yarattığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da ABD ile güçlü ilişkileri sürdürme niyeti taşısa da, 'ABD'ye karşı zayıflık olarak anlamlandırılabilecek bu durumdan muhalefetin siyasi avantaj sağlamasına izin veremeyeceği' yorumunda bulundu.
Alirıza, Türkiye'nin konuya dair bundan sonra ne gibi adımlar atabileceğinin henüz net olmadığını ifade etti.
Daha etkin olmaya başladık
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Kaya Boztepe, ABD'deki Türk toplumunun, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarıyla mücadelede daha etkin olmaya başladığını belirtti.
Boztepe, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 22'ye karşı 23 oyla kabul edilen Ermeni tasarısıyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, ABD'deki Türk toplumunun geçen yıldan bu yana 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına karşı savunma konumundan çıktığını, Türk toplumunun yaşadığı bölgelerde orta ve uzun vadeli planlarla etkin olmaya başladığını ifade etti.
Boztepe, ''Bu etkinlik oylamada da ortaya çıktı, 23'e karşı 22 azımsanacak bir çalışma değil'' dedi.
VATANDAŞ VE SOYDAŞLAR BERABER
ABD'deki Türk vatandaş ve soydaşlarının Ermeni iddialarına karşı beraber hareket ettiklerine ve dayanışma gösterdiklerine işaret eden Boztepe, ABD'deki Türk toplumu içinde ''Washington'a staja giden, Kongre'de çalışan bilgili ve çalışkan gençlerin yetiştiğini'' söyledi.
''Artık her bölgeden Kongre üyeleri, kendi bölgelerinde yaşayan, onlara para ve/veya oy yardımı yapacak veya yapmayacak Türk asıllı Amerikalı seçmenler olduğunu biliyor'' diyen Boztepe, vatandaş olarak oy kullanacak Türk asıllı seçmenlerin çoğaldığını, bu kişilerin Kongre üyeleriyle mektup ve telefon yoluyla temasa geçtiğini, gerektiğinde protesto edip, haksızlıklara ses çıkardığını, kendi arasında örgütlendiğini vurguladı.
Bunun yeterli olmadığını, ama iyi bir başlangıç olduğunu belirten Boztepe, ABD'deki Ermeni diasporasının nefrete dayalı politikadan başka bir şey üretememesinin ve gençleri yanına çekememesinin de bir avantaj olduğunu kaydetti.