Kuzey Kıbrıs Özgürlük Grubu, KKTC’nin tanınması için düzenledikleri mitingin ardından Başbakanlık konutuna gidip, tanınmaları için David Cameron’a yazılmış mektup vererek, “ Biz de varız” dedi.
Mihrişah Safa
LONDRA doğumlu 4 genç Kıbrıslı Türk hanımın kurduğu “Kuzey Kıbrıs Özgürlük Grubu”, Trafalgar Meydanı’nda düzenledikleri miting sonunda, Başbakanlık konutuna giderek, David Camerona’a yazılmış “Bizi de tanıyın, biz de varız” mesajlı binlerce imzalı mektup verdi.
Dünyanın en tanınmış kadın seslerinden Jennifer Lopez’in temmuz sonunda Cratos Otelinin açılışında vereceği konserin iptali sonrası, 4 Kıbrıslı Türk hanımın Londra’da kurduğu grup, KKTC’nin tanınması, haklarının kabulü, ambargoların kaldırılması amacıyla dün Trafalgar Meydanı’nda miting düzenledi.
Facebook’ta kurdukları grupla seslerini duyuran grubun mitingi, şiddetli yağan yağmur altında yapıldı.
Londra doğumlu Işılay Ilgaz, Ayşe Batuhan, Şaziye Mehmet Ali ve Leyli Kandili’nin 3 ay önce kurduğu ve Facebook’ta açtıkları sayfayla kısa zamanlar yüzlerce üyeye ulaşan “KKTC’Ye Özgürlük” grubunun Trafalgar mitingine, kötü hava nedeniyle beklenen katılım olmadı.
Konsey başkanı Ahmet Baştürk, bir önceki başkan Akmen Sıtkı’nın da katıldığı mitinge, en etkin Kıbrıs Türk derneklerinden Ambargo ve ATCA gurubu başkan ve üyeleri ile çok sayıda vatandaş geldi. Şiddetli yağmur altında konuşan TRNC Freedom Grubu kurucuları, Kuzey Kıbrıs’ın da var olduğunu, seslerini duyurmak amacıyla kurulduklarını vurgulayarak, İngiltere’de yüz binlerce Kıbrıslı Türkün el ele verip, bunu İngilizlere ve tüm dünyaya duyurmaya çalıştıklarını vurguladılar.
Trafalgar Meydanının ünlü aslanlı meydanındaki mitingde, Ambargo Grubu Başkanı Fevzi Hüseyin ile ATCA Başkanı Çetin Ramadan da konuştular.
Hüseyin ve Ramadan, tüm güçleriyle seslerini duyurma amacını taşıdıklarını ve bu amaçla lobi çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirterek, direkt uçuş, insan hakları, izolasyon ve ambargoların kaldırılması gibi konularda vatandaşların bölge milletvekillerine baskı yapmalarını, devamlı temas halinde bulunmaları mesajını verdiler.
İLERLEME BASKI DEĞİL!
Ellerinde “Kuzey Kıbrıs’ta izolasyonlara son”, “İlerleme, baskı değil”, “KKTC’ye özgürlük”, “ Biz de varız” yazılı pankartlar taşıyan protestocu Kıbrıslı Türkler, iki saat süren Trafalgar mitinginde, çevreden geçen turistler ve İngilizlerin dikkatini çekmeyi de başardılar.
Konuşmalar sonunda bakanlıklar caddesi Whitehall’a yürüyüşe geçen grup, 10 Downing Street’in karşısındaki kaldırımda protestolarını sürdürdüler.
KKTC’ye Özgürlük Grubu kurucuları Işılay Ilgaz, Ayşe Batuhan, Şaziye Mehmet Ali ve Leyli Kandili başbakanın evinin bulunduğu İngiltere’nin en ünlü adresine girerek, Başbakan David Cameron’a yazdıkları ve binlerce imza taşıyan dilekçelerini bıraktılar.
Grubun Başbakan Cameron’a hitaben yazdığı mektupta, politik bir kurum olmadıkları, insan hakları üzerine yoğunlaştıklarını belirterek, Jenifer Lopez’in konserinin, Rumların olumsuz propagandalarıyla iptal edildiği vurgulandı.
Lopez’in iptale ilişkin açıklamasının Türkiye ve Kıbrıs’ta büyük infial yarattığına değinen mektup, Rumların açıkça Türklere karşı nefret kampanyasına giriştiğini, facebook’ta açtıkları sitelerde ırkçı yorumlarda bulunduklarını ekledi.
36 YIL İZOLASYONLA YAŞAMAK UZUN BİR ZAMAN
Kıbrıslı Türkler olarak tanınmak istediklerini, kendilerinin de var olduğunu belirten mektupta, “ 36 yıl izolasyonda yaşamak yeterince uzun bir zaman. Tanınmak, ambargoların kaldırılmasını, ırkçı, nefret kampanyasının son bulmasını istiyoruz. Uluslararası yarışmalara katılmak, yarışmak, adamızı serbestçe tanıtmak, adamızın zayıf ekonomisini turizmle canlandırmak, yetiştirdiğimiz ürünlerimizi ihraç etmek istiyoruz. Komşularımızı “Rum hellimi, Rum patatesi, Rum karpuzu” diye ürünlerini ihraç ederken bizler bundan mahrumuz. Dünyaya ‘Türk Lokumu’ olarak nam salan lokuma bile “Kıbrıs Lokumu” dediler. Kim lokuma “Kıbrıs Lokumu” dendiğini işitmiş? Adada iki toplumdan biri tüm lüksten faydalanırken, diğeri en temel insani hakkından bile yoksun yaşarken, 2 toplum bu güzel adayı nasıl paylaşabilir? Referandumda Kıbrıslı Türkler evet, Rumlar hayır demesine rağmen, AB’ye alınan onlar oldu... Referandum üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen, Türklere verilen hiçbir söz yerine getirilmedi.
Garantör ülke olarak İngiltere’nin bizi, direkt ticaret ve Kıbrıslı Türklerin izolasyonunu kaldırmak konularında Avrupa Parlamentosunda desteklemesini bekliyoruz” dendi.