‘KALDIRILMADIK TAŞ KALMAYACAK’

News of The World’ün kapatılma kararı ardından Başbakan David Cameron, konuya ilişkin 2 ayrı kamu soruşturması açılacağını, kaldırılmayan taşın kalmayacağını söyledi.

News of The World’ün kapatılma kararı ardından Başbakan David Cameron, konuya ilişkin 2 ayrı kamu soruşturması açılacağını, kaldırılmayan taşın kalmayacağını söyledi. Başbakan telefon dinleme skandalını “ utanmazlık- iğrençlik” olarak nitelerken, basının özgür olduğunu, ancak kanunların üstünde gelmediğini vurguladı.

Mihrişah SAFA

İngiltere’nin en çok satılan Pazar gazetesi News of the World’ün telefon dinleme skandalı ardından kapatılma kararından sonra bir basın toplantısı düzenleyen Başbakan David Cameron, konuyla ilgili 2 ayrı kamu soruşturmasının başlatılacağını açıkladı, “ Kaldırılmadık taş kalmayacak, gereken her şey yapılacak. Basın özgürdür, ancak kanunların üstünde değildir” dedi. Başbakanın açıklamaları ardından İngiltere’de basında etik ve Britanya basınının geleceği tartışması da gündeme yerleşti. Bu arada gazetenin 2007 yılına kadar 4 yıl editörlüğünü yapan, daha sonra istifa ederek David Cameron’a iletişim danışmanı olan, Ocak ayında da bu görevinden istifa eden Andy Coulson, Scotland Yard tarafından gözaltına alınarak, sorgulanmaya başladı. Başbakan David Cameron, tüm parti liderleri, politikacıların basın patronları, editörleri, gazeteciler ile görüşmesinin sağlıklı olduğunu ancak, destek kazanmak için kendisi de dahil politikacıların bazı konulara göz yumduklarını ve son duruma gelindiğini de itiraf etti.

‘BASIN KONTROL MEKANİZMASI ÇALIŞMIYOR’: Muhalefetteyken, telefon dinlenmesi nedeniyle işinden istifa etmek zorunda kalan Editör Andy Coulson’u iletişim danışmanlığı görevine getiren, başbakan olduktan sonra da hükümetin kalbine yerleştiren Başbakan Cameron, bu konuda sorumluluğun tamamen kendisine ait olduğunu söyledi. Başbakan David Cameron, bir saat süren basın toplantısında, ülkesinde basının kontrol mekanizmasının çalışmadığını, sorunun da bundan kaynaklandığını vurguladı.

‘BASIN ŞEFFAF VE TEMİZ OLMALI’: Başbakan, kamunun basının açık, şeffaf olmasını istediğini ifade ederek, “ Bu soruşturmalarda gereken her şey yapılacak. Meselenin dibine ineceğiz. Daha önce polis bu konuda soruşturma yaptı, ancak ne oldu? Nereye vardı? Hepsinin yanıtını alacağız. BSkyB konusunda da hükümet yasal ne gerekiyorsa onu izleyecektir. İngiliz basınında bundan sonra basınla ilişkiler değişecektir. Basın çalışkan, araştırmacı ancak temiz olmak zorunda. Konu gazeteler değil, uygulamadır. Hangi gazetenin kapatılıp, kapatılmayacağına ben karar veremem”diye konuştu.





TELEFON DİNLETEN EDİTÖR ŞİMDİ CEO: Avustralya asıllı basın imparatoru Rupert Murdoch’a ait News International grubu içinde yer alan, dünyada en fazla okunan İngilizce yayın News of the World’ün kapatılması kararı, Britanya basınında deprem etkisi yarattı. 168 yıllık tarihe sahip, İngiltere’nin en sansasyonel, skandal haberlerini patlatan News of The World’ün 200 çalışanı göz yaşları içinde kendilerinin telefon skandalı nedeniyle hiçbir sorumlulukları olmadığını belirterek, söz konusu telefon dinlemenin başladığı 9 yıl önceki Editör Rebekah Brooks’un News International’da CEO görevine devam etmesini protesto ettiler. Başbakan David Cameron’un yakın arkadaş çevresinde bulunan ve hafta sonlarında kaldığı eve sık sık misafir olan Brooks konusunda Başbakan Cameron, “ Rebekah Brooks iki defa istifasını vermiş, ancak kabul edilmemiş. Ben olsan kabul ederdim” yorumunda bulundu.

5 BİNE YAKIN KİŞİ DİNLENDİ: İngiltere’de telefon dinleme skandalı ilk kez 5 yıl önce ortaya atıldı. Bugüne kadar 5 bine yakın Kraliyet ailesinden, ünlü işadamları, sanatçı, aktris, şarkıcı, futbolcuya kadar çeşitli kesimden insanı dinlediği öne sürülen News of the World’ün Irak ve Afganistan’da ölen askerlerin, 7 Temmuz 2005’de Londra’da metro ve otobüste El Kaide bombasıyla öldürülen 52 kurbanın ve ailelerinin telefon mesajlarını, elektronik postalarını dinleyip, okuduğu ortaya çıktı. Özel polis dedektiflerine para karşılığı, daha iyi manşet çıkartabilmek için bu yola başvurduğu iddia edilen gazetenin, en son 9 yıl önce kaybolan, daha sonra cesedi bulunan Milly Dowler adlı genç kızın daha kayıpken cep telefonu mesajlarına, e-mail’lerine ulaşmasının ortaya çıkması ise bardağı taşıran damla oldu. Terör kurbanlarından Kraliyete, politikacılardan aktrislere kadar herkesi dinlemeye alan News of The World’de bir haftada üst üste yaşanan skandal sonrası, Rupert Murdoch gazetenin kapatılma kararını aldı. Wapping semtindeki merkezde açıklanan karar, 200 çalışanı gözyaşına boğarken, İngiliz Basını ve kamuoyunda “Britanya Basınının Geleceği Tartışması “ da gündeme oturdu.

‘SUN ON SUNDAY’ GELİYOR: Bu arada son yayınının yarın yapacak olan gazetenin yerine, yine aynı gruba mensup İngiltere’nin en yüksek tirajlı gazetelerinden The Sun’un “ Sun on Sunday” olarak çıkacağı belirtildi. News Corperation bünyesinde News of the World dışında, The Sun, The Times, The Sunday Times gibi ülkenin en yüksek tirajlı ve en saygın gazeteleri de bulunuyor. News of the World’ün kapatılma kararı ardında, News Corporation’un almak istediği BSkyB TV kanalının devri işinin yattığı öne sürülüyor. Murdoch Grubu’nun BSkynB’yi alması halinde, bu grup İngiltere’nin en güçlü yazılı ve görsel basın ağına sahip olacak. News of the World'un eski editoru Andy COulson'dan sonra aynu gün gazetenin eski kraliyet haberleri editoru CLive Woodman da polise telefon dinlemesi için para ödemekten polis tarafından gözaltına alındı.Kapatılacak 168 yıllık gazetenin 2 eski editörünün aynı gün arka arkaya gözaltına alınmaları, İngiltere'de büyük şok yarattı.
Bu haber 814 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER