FRANSA KÜÇÜLDÜ

Cumhurbaşkanı Gül, Fransa'da onaylanan soykırımı inkâr edene ceza öngören yasayla ilgili olarak ''Fransa gibi bir ülkeye yakışmadı.'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Fransa'da onaylanan soykırımı inkâr edene ceza öngören yasayla ilgili olarak ''Fransa gibi bir ülkeye yakışmadı. Bu kanunu esefle kınıyorum, önceki gün akşam itibariyle ilişkiler artık farklı boyutta'' dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fransa senatosunda kabul edilen Ermeni teklifinin ''seçim yatırımı'' olduğunu belirterek, ''Bunun seçim yatırımı olarak yapılması, Fransa gibi büyük bir ülkeyi küçültücü bir davranıştır. Ümit ederim ki; 60 senatör Fransız demokrasisi üzerindeki bu gölgeyi kaldırmak için Anayasa Mahkemesi'ne müracaat ederler. Kanun Anayasa Mahkemesi'ne gitmez, kesinleşirse Türk-Fransız ilişkilerinin farklı boyutlarda olacağı kesindir'' dedi.

ERDOĞAN: TEKLİF BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ermeni iddialarına ilişkin yasanın Fransa Senatosu’nda yine sipariş bir oylama sonucunda kabul edildiğini söyledi. Erdoğan, “Gerek Fransa Ulusal Meclisi’nde gerek Senato'da kabul edilen bu teklif bizim için yok hükmündedir. Ortaçağ zihniyetinin hortlatılması anlamına gelen bu karar Avrupa değerlerini ayaklar altına almakta, aklı selimi sağduyuyu ayaklar altına almaktadır.” dedi.
Meclis’te AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, Fransa’da önceki gün gece kabul edilen Ermeni iddialarını reddetmeyi suç sayan yasayı eleştirdi. Fransa’ya gerekli uyarıları yaptıklarını kaydeden Erdoğan, “Bir yanlış yapıldığını, tarihin parlamentolarla yazılamayacağını kesin dille ifade ettik. Bu aşamada yasa teklifine karşı oy kullanan senatörlerin bu hatayı telafi etmeleri umudunu taşıyoruz.” diye konuştu.

“FRANSA’YA BÖBÜRLENME FIRSATINI VERMEYECEĞİZ”

“Türkiye öyle büyük bir ülkedir ki dostluğu büyük paye olduğu kadar küçük insanlar için husumeti bile payedir. Ama biz Fransa’daki ırkçı yaklaşıma bu payeyi bile vermeyeceğiz.” diyen Erdoğan, Fransa’ya ‘Türkiye ile kavga ediyoruz’ deyip böbürlenmesine fırsat tanımayacaklarına işaret etti. Fransa parlamentosundaki sağduyulu üyelere, entelektüellerine ve sağduyulu Fransa halkına seslenen Erdoğan, “Kabul edilen teklif aleni bir ayrımcılık, ırkçılıktır. Düşünce özgürlüğü katliamıdır. Yapılan Türkiye düşmanlığı üzerinden oy devşirme çabalarıdır. Avrupa tarihine de haksızlık ve insafsızlıktır. Bu ırkçı, ayrımcı yaklaşıma karşı sessiz kalanlar Avrupa’da ayrımcılığa destek olacaklardır.”
Bu meselenin bir Türkiye Fransa, Fransa - Ermenistan meselesi olmadığını kaydeden Erdoğan, “Bu mesele çok açık şekilde ayrımcılık, ırkçılık meselesidir. Fransa kamuoyunu bu tehlikeli tırmanış karşısında özellikle uyarıyorum. Nicola Sarkozy’nin büyük babası Osmanlı topraklarında büyümüş kişidir. Sarkozy’nin kendisi İspanya’dan kovulan Türkiye’nin kucak açtığı Musevilerdendir. Ne kadar ırkçı tutum takınırsa takınsın geçmişini silip atamayacak Osmanlı hoşgörüsüne gölge düşüremeyecektir. Fransa’daki küçük ırkçı zihniyete Türkiye ile kavga ediyor payesini vermeyeceğiz. Tarihi, kültürüyle, milletiyle büyük ülkeye yakışır şekilde sağduyulu vakur duruş yapacak. Etap etap yaptırımları uygulayacağız. Hala sabır dönemindeyiz sabrediyoruz. Sürecin nasıl şekilleneceğini hep birlikte izliyoruz. Gelişmenin şekline göre eylem planını kamuoyuyla paylaşacağız.” değerlendirmesi yaptı.

ÇİÇEK: SAĞLIKSIZ BİR GELİŞME
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Fransa Senatosunda alınan kararın, ''Fransa'daki siyasi akıl, hukuk devleti anlayışı ve özellikle ifade özgürlüğü bakımından son derece sağlıksız bir gelişme'' olduğunu ifade etti.
Çiçek, yaptığı yazılı açıklamada, iktidardaki Halk Hareketi için Birlik (UMP) milletvekilleri tarafından sunulan ve amacı, 1915 olaylarına ilişkin soykırım iddialarının sorgulanmasının Fransa'da cezai yaptırıma tabi tutulması olan yasa teklifinin dün Senato Genel Kurulunda 86'ya karşı 127 oyla kabul edildiğini hatırlattı.
Yasa teklifinin, gerek içeriği gerek dayandırıldığı gerekçeler bakımından son derece yanlış bir tasarruf olduğunu belirten Çiçek, ''Bu kararın tarafımızdan yapılan girişimlerin yanı sıra önde gelen Fransız hukukçuları ve siyasilerin uyarılarına rağmen alınmıştır. Demokratik bir kurum olan Senatoda bu yönde alınan karar Fransa'da siyasi akıl, hukuk devleti anlayışı ve özellikle ifade özgürlüğü bakımından son derece sağlıksız bir gelişmedir'' dedi.


“SORUMSUZLUK ÖRNEĞİ”
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Fransa Senatosu'nun Ermeni yasa teklifini kabul etmesiyle ilgili olarak, 'Her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararı şiddetle kınıyoruz ve bu karara tepkimizi her türlü platformda dile getireceğimizi ilan ediyoruz' açıklamasını yaptı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 'İktidardaki Halk Hareketi için Birlik (UMP) milletvekilleri tarafından Ulusal Meclis’e sunulan ve amacı 1915 olaylarına ilişkin soykırım iddialarının sorgulanmasının Fransa’da cezai yaptırıma tabi tutulması olan yasa teklifi bugün (23 Ocak) Senato Genel Kurulu’nda oylanarak kabul edilmiştir. Her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararı şiddetle kınıyoruz ve bu karara tepkimizi her türlü platformda dile getireceğimizi ilan ediyoruz.
Benzer nitelikteki bir karar tasarısı, Senato Kanunlar Komisyonu’nun anayasaya aykırı olduğuna dair görüşü doğrultusunda, 4 Mayıs 2011’de Senato Genel Kurul’unda 196’ya karşı 74 oyla reddedilmişti. Bu kez de Kanunlar Komisyonu anayasaya aykırılık görüşü vermiş, ancak Senato buna rağmen sözkonusu tasarıyı kabul etmiştir. Geçen sürede konunun özüne yönelik bir değişiklik olmadığına göre, bu gelişme, böyle hassas bir konunun Fransa’da iç siyaset hesaplarına nasıl alet edilebildiğinin açık bir göstergesini teşkil etmektedir. Bu, Fransız siyaseti adına son derece talihsiz bir adımdır. Tarihin ve adalet anlayışının, başka halkların geçmişleri üzerinden siyasileştirilmesi, ifade özgürlüğünün bu kadar özensizce zedelenmesi öncelikle Fransa bakımından bir kayıptır.

“BİLİMSEL ARAŞTIRMA ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE”
Tarihi olayların yorumunu, tek taraflı görüşlerden hareketle başka halkları yargılama, uluslararası hukuk ilkelerini de gözardı ederek soykırım gibi ciddi bir suç iddiası üzerinde hüküm beyan etme hakkını kendilerinde gören Fransız siyasetçilerin tavırlarının belirleyemeyeceği açıktır. Esasen hiçbir ülke Parlamentosunun da ne böyle bir hakkı ne de yetkisi vardır. Alınan karar bunun da ötesine geçerek, ifade özgürlüğü ve bilimsel araştırma özgürlüğüne darbe vurmaktadır. Evrensel değerlerin gelişmesinde rolü bulunan ve hukuk devleti olmakla övünen bir ülkede dahi dar siyasi hesapların bu tür sonuçlar verebilmesi, bu değerlerin dünya genelinde yayılması için olumlu örneklere ihtiyacımız olduğu bir dönemde düşündürücüdür.
Tarafımızdan yapılan tüm girişimlere ve uyarılara, önde gelen Fransız kurum ve hukukçularının görüşlerine rağmen Türkiye ile Fransa arasındaki tarihi ve çok boyutlu ilişkilerin iç siyasi takvim gözetilerek kurban edilmesi ayrı bir talihsizliktir. Bunun sorumluluğunun kime ait olduğu açıktır.
Türkiye’nin bu konuda gereğinden fazla tepki verdiğini veya bu tepkilerin sözde kalacağını düşünen çevreler, konunun özünü kavrayamadıkları gibi Türkiye’yi ve Türk halkını da anlayamamışlardır. Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygun gördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz. Aynı şekilde, haksız suçlamalar karşısında, meşru temelde kendimizi savunma hakkımızı güçlü şekilde kullanmaya devam edeceğimiz de bilinmelidir. Hükümetimizin bu konudaki ilkeli tutumundan hiç kimse şüphe duymamalıdır.
Öte yandan bu süreçte, Fransız siyaseti içinde yapılan hatayı teslim eden, hatadan dönülmesi çağrıları yapan, Türkiye ile ilişkilerin bu kadar özensizce tahrip edilmesine karşı çıkan kesimlerin aklı selimin galip gelmesi yönündeki taleplerini paylaşıyoruz.
Mevcut sürecin, Fransa’nın siyasi, hukuki ve ahlaki hatalar hanesine yazılmayacak şekilde sonuçlanması için bütün yolların denenmesi gerektiği açıktır.
Türkiye, temel insani değerleri ve kamuoyu vicdanını hiçe sayan bu haksız tasarrufa karşı gereken her türlü adımı atmak konusunda kararlıdır.'

BAHÇELİ: BU ÇİRKİNLİ MİLLETİMİZ AFFETMEYECEK

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Fransa Senatosu’nda sözde Ermeni soykırımı iddialarını inkâr edenlere para ve hapis cezası verilmesi yönündeki yasayı kabul etmesini lanetledi. Bahçeli, “Fransa’nın düşünce özgürlüğüne kelepçe vuran, ifadeyi zapturapt altına alan bu çirkinliği aziz milletimiz affetmeyecek ve bu sefilliği asla unutmayacaktır.” dedi.
Bahçeli, Fransa Senatosu’nda inkar yasasının kabul edilmesine tepki gösterdi. “Fransa’da sözde Ermeni soykırım iddialarını reddetmek, cezai yaptırıma bağlanmış ve diaspora yeni bir zaferini bu sayede elde etmiştir” ifadelerini kullandı.

SP: FRANSA ORTAÇAĞ’A YENİDEN DÖNDÜ
Fransa Senatosu’nun kabul ettiği sözde soykırımın inkarını cezalandıran yasaya tepki gösteren Saadet Partisi (SP) Ankara İl Başkanlığı, kararı kınadı. Fransa Büyükelçiliği önünde bir açıklama yapan SP İl Başkanı Hüseyin Hacıabdullahoğlu, Paris Caddesi’nin isminin Fransızlarla imtiyazlı antlaşma yapan Kanuni Sultan Süleyman’ın adının verilmesini istedi.
Fransa Büyükelçiliği önünde toplanan SP'liler, 'Fransa kurumsal anlamda iflas etmiştir” pankartı açtı. Grup adına konuşan İl Başkanı Hacıabdullahoğlu, Fransa’nın bu kararla Ortaçağ karanlığına yeniden döndüğünü söyledi. İnsanlığın bu kör gidişe 'dur' demek zorunda olduğunu ifade eden Hacıabdullahoğlu, “Bu da Türkiye’den bekleniyor. Türkiye kendi tarihine, kendi coğrafyasına, kendi kimliğine sahip çıktığı taktirde insanlık kurtulacaktır. Uluslararası ilişkilerimize yeniden şekil verilmeli hemen D-8 bakanlığı kurulmalıdır.” dedi.

DESTİCİ: EN SERT YAPTIRIMLARI UYGULANMALI
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, sözde Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasayı kabul eden Fransa'ya karşı en sert yaptırımların uygulanması gerektiğini belirtti.
Fransa’da kabul edilen yasa sonrasında yazılı bir açıklama yapan Destici, Fransa Senatosu'nun aldığı bu kararın Türk milletine tarih içerisinde yapılmış en büyük hakaretlerden biri olduğunu belirterek, Fransa hukukuna, anayasasına, uluslararası anayasal kurallara uymayan, bu kararı alan Fransa’ya karşı en sert yaptırımların uygulanmasını istedi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’nin uluslararası arenada elini zayıflatmak amacıyla meclislerinde bu kararı alanların veya alacak olanlara karşı milletin ve devletin hukukunu koruma adına anayasa tekliflerini hazırladıklarını bildiren Destici, 'Büyük Birlik Partisi olarak hazırladığımız anayasa teklifimizin bir an önce değerlendirilerek yasalaşmasını istiyoruz.

KILIÇDAROĞLU: ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK FRANSA TARİHİNDEN SİLİNDİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fransa Senatosu'nun Ermeni soykırımı iddialarının inkarını suç sayan tasarıyı kabul etmesini değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, “Fransa Senatosu'nun aldığı kararla özgürlük, eşitlik ve dayanışma Fransız tarihinden silindi. Fransa’ya yaptırımlar kararlı bir şekilde uygulanmalıdır. Doğru karar alırsanız yanınızda oluruz.
Fransa açısından 21. yüzyılın kara lekesidir, hükümetin adımlarını destekleyeceğiz. Yeri gelirse hükümeti de eleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

ÇELİK: SARKOZY TARİHİ KATLETTİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Fransız Senatosu'nda kabul edilen sözde Emeni soykırımı inkâr edenlere ceza öngören yasanın 1789 Fransız devrimine karşı çıkarılan bir devrim yasası olduğunu belirtti.
Bakan Çelik, 1789 Fransız devrimine karşı çıkarılan bu yasa ile Fransa'nın tarihini inkâr ettiğini söyledi.
Bu yasanın Fransa'nın gerçek kimliğini su yüzüne çıkardığını söyleyen Bakan Çelik, 'Sarkozy tarihi katleden adam olarak tarihe geçecektir. Bizim medeniyetimiz ihtişamlı bir medeniyettir. Birkaç istismarcının kirli parmakları bu medeniyeti kirletemeyecektir.' dedi.

BAĞIŞ: 'BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR'

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasanın Fransız senatosunda kabul edilmesinin 'yok hükmünde olduğunu' söyledi.
Almanya'nın Münih kentinde bulunan Bakan Bağış, burada yaptığı açıklamada, Fransız senatosunun aldığı kararı eleştirerek, 'Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasanın Fransız senatosunda kabulü, bizim için yok hükmündedir' dedi.
Bu haber 787 defa okunmuştur
  • istanbullu'ya cevap UFUK  Lefkoşa - 26.01.2012 en iyisi konuşma, tartışılacak bir konu yok. yasalarla ifade özgürlügü sınırlandırılmış durumdayken neyin tartışmasını yapacaksın? lego oynayarak kişisel gelişimine katkıda bulunabilirsin.
  • Oktay  Lefkosa - 26.01.2012 Sayin Gul'un ulkesin de ayna yok galiba!!!
  • yani  LONDRA - 25.01.2012 Macar SARKOZY bizi '' katliamci ilan etmisse,.. biz de onu ''PALYACO'' ilan edelim..
  • ufuk l.kosa istanbullu  girne - 25.01.2012 süphenmı var ufuk???
  • .. UFUK  Lefkoşa - 25.01.2012 Vay be. ifade özgürlüğü ve demokrasi.. Türkiyede bunların anlamı bilinirmiydi?
  • İroni Can  Lefkoşa - 25.01.2012 Fransa demokrasisi için büyük ayıp diyor sayın Gül. Gül'ün ziyaret edeceği üniversitede bir öğrencinin çantasından 3 yumurta çıktı diye 11 yıl dan başlamak üzere hapislik cezası ile yargılanan bir ülkede demokrasiden ve düşünce özgürlüğünden bahsetmek ne kadar da komik oluyor.

:

:

:

:

DİĞER HABERLER