Aydınlanma şehitlerine vefa

İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği(İADD) tarafından düzenlenen yemekli toplantı ile aydınlanma şehitleri anıldı.

İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği(İADD) tarafından düzenlenen yemekli toplantı ile aydınlanma şehitleri anıldı. Gece, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 31 Ocak 1990 tarihinde katledilen ADD Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, 24 Ocak 1993’te katledilen Uğur Mumcu, 24 Ocak 2001 tarihinde katledilen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Ümit Doğanay, Necip Hablemitoğlu, Abdi İpekçi, Turan Dursun, Çetin Emeç ve diğer aydınlanma şehitleri için saygı duruşuyla başladı.

ÖZER: ÖMRÜNÜ ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARININ ÖNEMİNİN ANLAŞILMASINA ADADI: Gecede bir konuşma yapan İADD Başkanı Jale Özer, Atatürkçülük ve bağımsızlıktan ödün vermeyen Prof. Dr. Muammer Aksoy’u anlattı. Aksoy’un ömrünü Atatürk ilke ve inkılaplarının önemini anlatmaya adadığını söyledi. Aksoy’un cenaze töreninde kortejin en önünde bulunan ismin, 1993 yılında bombalı bir saldırı sonucu yitirilen Uğur Mumcu olduğunu da hatırlattı. Mumcu’nun ‘bilgi sahibi olmadan fikir sahibi’ olunamayacağını çok genç yaşta kavrayan bir gazeteci olduğunu söyleyen Özer konuşmasını Prof. Dr. Aksoy’un sözleri ile tamamladı: “Uygarlıktan yana olanlar, gerilikten yana olanlar kadar yürekli ve özverili olmadıkça, Türkiye’nin aydın ufuklara doğru gidişi sürdürülemez, dahası ortaçağ karanlığına gömülmesi önlenemez…”

‘ATATÜRKÇÜLÜK ANTİ-EMPERYALİZMDİR’: Gecenin önemi ile ilgili konuşma yapan bir diğer isim de Abdullah Nihat Yılmaz oldu. Muammer Aksoy’un Milli Petrol Kampanyasını bizzat başlattığını ve köy köy dolaşarak Türkiye’yi ayağa kaldırmayı başardığını söyleyen Aksoy, bir dönem rafyodan sesi kısılan muhalefeti de kaleme alan isim olduğunu belirtti. Uğur Mumcu ile bir vesile ile tanıştıklarını ve arkadaşlıklarının ideolojik anlamda sürdüğünü söyleyen Yılmaz o günleri şöyle anlattı: “Uğur Mumcu arkadaşımdı, evet. Ama o benim okul arkadaşım değildi, aynı mahallede, aynı kasaba ya da kentte yaşamamıştık. Cezaevinde birlikte yatmamıştık. Beraber askere gitmemiştik. Aynı yerde çalışmamıştık. Eskinin arkadaşlık normları okul, askerlik ve hapishane arkadaşlığı bizim için geçerli değildi öyle ise arkadaşlığımızı nereden geliyordu? 21 Mayıs 63 olaylarından dolayı hapiste olduğu sırada, Adalet Partisi Süleyman Demirel başkanlığında, 1965 seçimlerine, kapsamı memleket şartlarına uygun af çıkaracağını açıklayarak girmişti. Lakin seçilip iktidara geldiğinde affın kapsamı içine 21 Mayısçıları almamaya kalkışmıştı. O zaman bütün ilericiler bu davranışa isyan ettiler. Bunların içinde, cezaevinde izlediğim YÖN dergisi yazarları ve YÖN yazarı Uğur Mumcu da vardı. Cezaevinden çıktıktan sonra ona teşekküre gittim. Orada tanıştık dost olduk, sonra; “Atatürkçülüğün özü nedir sence?” diye sordu. “Bence Atatürkçülük önce anti-emperyalizmdir”dedi. ‘Elbet de öyledir’ dedim. Ve ideolojik planda arkadaşlığımızı sürdü.”

ESAT AKGÜN, ATATÜRK’Ü ANLATTI: Toplantının sonunda gösterilen Uğur Mumcu Belgeseli’ne başlamadan önce ise katılımcılardan Esat Akgün bir konuşma yaptı. “1920 doğumluyum, 92 yaşındayım” diye söze başlayan Esat Akgün, 1937 senesinde İstanbul Erkek Lisesi’nde okurken Atatürk’ün sınıflarını ziyaretini, Edebiyat öğretmenleri Orhan Seyfi Orhon’dan sınıfa bir soru sormak için ricada bulunduğunu, Orhon’un, “Emredersiniz Paşam” sözleri üzerine “Hayır bu sınıfın amiri sizsiniz ben ancak rica da bulunabilirim siz izin verirseniz sorarım” dediğini Orhon’un müsaadesi üzerine Atatürk’ün sınıfa ‘edebiyat nedir’ diye sorduğunu anlattı.
Bu haber 9 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER