KKTC Atatürkçü Yaşam Derneği, bankalarda bulunan mevduatın bir bölümünün piyasaya yönlendirilmesi neticesinde sıcak para akışının süratle sağlanması ve yeni iş sahalarının yaratılmasıyla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların çözülebileceğini savundu.
KKTC Atatürkçü Yaşam Derneği, bankalarda bulunan mevduatın bir bölümünün piyasaya yönlendirilmesi neticesinde sıcak para akışının süratle sağlanması ve yeni iş sahalarının yaratılmasıyla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların çözülebileceğini savundu.
Dernek parlamenter sistemin terk edilmesi; orta ve uzun vadeli planlamaları yapılmış başkanlık ya da yarı başkanlık örneklerinin harmanlamasıyla ortaya çıkarılacak KKTC’ye uygun yönetim sistemine geçilmesinin ise KKTC halkını mutlu, huzurlu geleceğini görebilerek yarınlara taşıyabileceğini ifade etti.
KKTC Atatürkçü Yaşam Derneği, yazılı bir açıklama yaparak “ülkenin içinde bulunduğu kötü ortamdan” çıkarılabilmesi için öneri ve görüşlerini açıkladı.
KKTC’de yaklaşık dört yıldır ekonomide daralma yaşandığını, kamu sektörünün ve emeklilik sisteminin iyi planlanmamış olmasının handikap olarak devam ettiğini öne süren KKTC Atatürkçü Yaşam Derneği, kamu sektörü çalışanlarının maaşlarının reel olarak da gerilemesi ve alım gücünün düşmesinin piyasayı daraltan diğer önemli etken olduğunu ifade etti.
“Bu bağlamda sıcak paranın piyasadaki hareketliliğinin azalması diğer sektör ve olguları da olumsuz yönde etkilemeye devam etmekte somut olarak da yerel mahalli gelirlerimizin Lefkoşa Türk Belediyesi örneğinde olduğu gibi yansımaktadır” denilen açıklamada, yapılması gerekenler de sıralandı.
Sıcak para akışının normalleştirilmesi ve bankalarda durağan halde olan mevduatların bir kısmının yatırıma dönüştürülebilmesi için hükümetin teşvik girişimini süratle gerçekleştirilmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, derneğin, mevduatların bir bölümünün yatırıma kanalize edilerek işsiz kişilere yeni iş sahası yaratırken diğer taraftan da mevduatların güvenli bir ortamda sosyal ve siyasal hadiselerin negatif ortamına da girilmesini de önleyici bir etkisi olacağı yönündeki görüşü ifade edildi.
Üreticileri desteklemenin, tüketiciyi ise koruyucu kesin ve katı tedbirler almanın hükümetin görevi olduğu vurgulanan açıklamada, “Yüksek ve fahiş fiyatlar da yerel ticaret ve sanayi işletmelerimizi de etkilemektedir. Bu kesimlere düşen en önemli görev ise yerli üretime ve yerli istihdama öncelik vererek üç ayaktan oluşan yerli üretim yerli tüketim ve yerli istihdam bileşimine katkı sağlamalıdırlar” denildi.
Ekonomideki olumsuz gösterge ve hareketlerin ülke siyasetini ve “karar alma veya alamama” olgularını derinden etkilemeye devam ettiği belirtilen açıklamada, KKTC’nin yönetim şekli olan parlamenter sistemin neredeyse çalışamaz duruma geldiği savunuldu.
Yıllar itibarıyla seçen ve seçilen arasındaki ilişkinin sağlıklı bir temelde değil, istisnalar hariç vaatler verilerek gerçekleştiği iddia edilen, siyaset ve siyasetçinin veren pozisyonunda seçmen ve seçen alan ve alacaklı olan pozisyonunda değerlendirildiği öne sürüldü.