BM Barış Gücü’ne altı ay daha

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ile 1964 başlarından beri Kıbrıs’ta konuşlandırılan, çok uluslu, Barış Gücü’nün adadaki görev süresi altı ay daha uzatıldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ile 1964 başlarından beri Kıbrıs’ta konuşlandırılan, çok uluslu, Barış Gücü’nün adadaki görev süresi altı ay daha uzatıldı.

Hava olumlu imiş, Talat-Hristofyas bu olumlu ve güzel havada müzakerelerini sürdürüyormuş, adadaki durum da sakinmiş, o nedenle BM Barış Gücü altı ay daha Kıbrıs’ta görev yapmalıymış. Çözüm ve anlaşma bulununcaya kadar, yani süresiz, ama öyle demiyorlar.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon durumdan memnun, yalnız, ne olur Talat ve Hristofyas müzakere sürecini azıcık daha hızlandırsınlarmış.
Oh ne ala!!

1964’ten beri BM Barış Gücü adamız üzerinde iki toplum arasında sanki de barışı koruyabilmiş. Sırası ile gelip geçen BM Genel Sekreterleri de iyi niyet misyonları ile adada barış ve çözümün bulunmasına katkı koymuş ve de koymaktadır, ileride de koyacaktır.

Nerde gezer!!

Mansura, Geçitkale, Tatlısu, Taşkent, Ayvasıl, Atlılar, Muratağa, Sandallar ve diğer toplu mezarlar kazılırken, Kıbrıs Türkleri-genç, ihtiyar, kadın, erkek, çocuk- bu mezarlara katledilerek gömülürlerken BM Barış Gücü nerede idi. Görmedi mi, duymadı mı? Saldırılara karşı ne önlemler aldı?

Sadece seyredip ondan sonra da kayıtlarına geçirmedi mi?

Hani ya Kıbrıs’ta Rum saldırılarını, iki toplum arasındaki çatışmaları önleyeceklerdi? Hani da masum ve silahsızları koruyacaklardı ?

İngiliz, Kanada, İrlanda, Finlandiya, İsveç, Avustralya, Avusturya, Danimarka binlerce asker, mühimmat, lojistik ve parasal katkıları ile bu çok uluslu barış gücünde görev alırlarken ada üzerindeki mevcudiyetlerinin- daha doğrusu tatillerinin- 40-45 yıl sürebileceğini hiç düşünmemiş olmalıdırlar. Gerçi böylesine sıcak, denizi, dağı, kumsalları güzel bir yerde görev yapmaktan şikayetçi olamazdılar ya!! Uzadık sonra uzadı başarısız görevleri. Ama, Kıbrıs Rumları ve Türkleri onları bağrına bastı, varlıklarının güven yaratmasını bekledi. Bekledikleri olmadığı halde yine Kıbrıs’taki UNFICYP görev süresinin Aralık 2009’a kadar uzatılmasına onay verdi.

1974 temmuzunda yunan Cuntası ve buradaki işbirlikçileri, EOKA “B”cileri darbe yapıp kan dökerken, insanları acımasızca kurşuna dizerlerken BM Barış Gücü buralarda yok mu idi? Neden durdurmadı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin feshedilmesini, yerine Elen Kıbrıs Cumhuriyeti ilanını, Makarios’un yerine tetikci Nikos Samsonun oturtulmasını? Hade, başlangıçta yapamadı, sonraları neden sindi?

Garantörlerden Yunanistan’ın adayı işgaline, buraları tank, ağır silah ,tüfek, roket doldurmalarına neden göz yumdu? Yoksa hiç mi görmedi? İngiliz garantörler nerede idi, BM Güvenlik Konseyi nerede idi?

Dua edelim ki, rahmetli Ecevit hükümeti, İngilizlerin oyunlarına rağmen, adaya müdahale kararı aldı ve de Türk Silahlı Kuvvetleri resmen garantör olarak askeri müdahalede bulundu. Yoksa işimiz BM Barış Gücü’ne kalsaydı, Allah bilir hangi toplu mezarlarda olacaktık. Makarios da bir daha Kıbrıs’ın yüzünü görebilecek miydi?
Bana göre Kıbrıs’taki çözümsüzlüğü körükleyenler BM yetkilileri, üye ülkeleri ve de buraya askerlerini gönderen ülkelerdir. Bir yandan da utanmadan, Kıbrıs’ta çözümü iki taraf, Rumlar ve Türkler bulacaktır, biz yardıma devam edeceğiz. Aman ne yardım!!
Talat ve Hristofyas müzakerelerini de destekliyorlarmış.

Geriye bir bakıldığında, yıllarca aynı veya benzeri demeçler ve tutum sergilenmiştir hem BM’den hem ABD’den hem Britanya’dan... Herkes Kıbrıs’taki sorunu kendi çıkarları doğrultusunda yontmayı sürdürmektedir.

İşin acı ve gerçek yanı da Kıbrıs’ın gerçek halkları bu durumu görememekte aralarındaki anlaşmazlıkları sürdürmektedirler. Elbette onların bu tutumlarından da dış ülkeler, güçler ve de son zamanlarda Avrupa Birliği yararlanmaktadır.

BM barış Gücü askerleri de burda görev yapıyor, barışı ve güveni sağlıyormuş.
Nah yapıyorlar! Buralara barışı Türk silahlı kuvvetleri getirdi. Rumlar da biliyor, BM ye kalsaydı ve onların askerleri burda sulhu, uzlaşmayı, güveni, istikrarı sağlamaya kalkışsalardı Rumların işi de Yunan cuntasına ve Allaha kalırdı.

Bence BM Barış gücünün Kıbrıs’taki görev süresi bir gün bile uzatılmamalıydı. Nedir şu anda yaptıkları? Sınırsız tatil. Her altı sonunda bir o kadar daha uzatılan bir tatil. 

 

BM Barış Gücü’nün başarısızlıklarını ve Türklere yapılan saldırıları kınayan bir protesto muhtırasını BM’ye takdim ederken görülüyorum.

Bu haber 30 defa okunmuştur

:

:

:

: