İskele’de kanalizasyon suları Long Beach’e akıtılmaya devam ediyor. İskele bölge halkı tarafından paylaşılan fotoğraflarda kanalizasyon sularının Long Beach’e akıtıldığı anlar görüntülendi.
Görüntüleri kendi köşe yazısında paylaşarak değerlendirmede bulunan köşe yazarı Levent Özadam da bu duruma isyan ederek yetkilileri göreve davet ediyor.
Levent Özadam köşe yazısında tam olarak;
İskele bölgesinin hızlı ve plansız yapılaşmasının bir sonucudur, çevreyi katleden atık sular ve çevreyi günden güne katletmeye devam eden diğer doğa tecavüzleri.
İskele bölgesinde denize dökülen atık suların baş aktörü olduğu iddiası ile gündeme gelen Afik Group’un yaptığı inşaatların yarattığı çevre felaketi gündemden düşmeden bir tecavüze de Noyanlar İnşaatın sebep olduğu ortaya çıktı.
Üstelik skandalın sadece görünen yüzü olan vidanjörün, resmi makamların diktiği “Atık Su Boşaltmak Yasaktır” levhasının az ilerisine Noyanlar’a ait turistik sitelerden çektiği lağım ve atık suyu boşaltması ise en basit ifadesi ile yasa tanımazlık, yüzsüzlük ve hadsizlik değil de nedir.Ne yasa ne hukuk ne kural ne de çevreyi takmıyorum demek değil de nedir tüm yaşananlar.
Ve üstelik atık su ve lağım dökülen boş arazi İskele Okullar bölgesine sadece birkaç kilometre uzakta.
RE 247 plakalı vidanjör ve TKK 314 plakalı bir diğeri, Noyanlar inşaata ait yaklaşık 15 katlı Posedion bloklarının atık su ve lağımını gün boyu bölgeye dökmekte…
Üstelik lağım sularının Posedion bloklarının bahçesine taştığı da yabancı ve yerli turistler tarafından ihbar edilirken çekilen fotoğraflar da çevre kirliliğinin Noyanlar İnşaatın lüks sitelerinin içerisinden başladığı tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriliyor…
Turistik broşür skandalında suçu çalışanlarına atan Noyanlar İnşaatın, bu sefer de suçu vidanjör şoförüne atacağı kesin…
Yeni İskele bölgesindeki atık su ve deniz kirliliği sorununun yıllardır süregelen plansız ve altyapısız yapılaşmanın sonucunda ortaya çıkan bir çevre felaketi” olduğuna işaret eden Paralik çok önemli bir eksikliği yüzümüze tokat gibi çarpıyor!
Paralik’in bölgede yapılan toplu konutların su arıtma sistemlerinin olmamasından dolayı atık suların doğaya verildiği ve yer altı sularının artık bir “atık su havzası” olduğunu söylemesi karşısında yetkililer “sağır sultanı” oynamayı sürdürüyor.
Soruyoruz, İskele bölgesinde biten ve devam eden toplu konutlara adı üstünde Çevresel Etki Değerlendirme raporu yani bilindik adı ile olumlu ÇED raporlarını kimler verdi, Şehir Planlama Dairesi büyük projelere hangi şartlarda planlama onayı verdi, İskele Belediyesi nasıl inşaat ruhsatı verdi ve ilgili dairelerin bağlı bulunduğu Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı felaketin farkında mı?..
ÇED raporunu veren de, Planlama onayı veren Şehir Planlama Dairesi de, inşaat ruhsatı veren İskele Belediyesi de , binlerce kişinin yaşam alanı olan ve olacak olan inşaatlardaki atık su ve lağım sorunun düşünmemiş olamaz.
Belli ki görmezden gelindi, hem de topluca.
Belli ki organize işler kirli ilişkiler ile süreç işledi ve işlemekte.
ÇED raporunu veren de, planlama onayına imzasını atan da, İnşaat ruhsatını onaylayan da, denetim yapmayan veya yapmak istemeyen de, çevreye bile bile atık suyunu döken ve döktüren de toplum vicdanında çevre tecavüzcüsü ve doğa katilidir.
Devlet erkini elinde tutanların ise inşaat şirketlerine arıtma tesisi yaptırmaktan aciz oldukları ortada.
…
Doğanın katledilmesine bile bile sebep olan böylesi bir acizliğin nedenleri ise tüm yönleri ile araştırılmalı, hesabı sorulmalı.
Kesilecek gülünç cezalar ile de sakın ama sakın şov yapmasın Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile Müsteşarlığı.
Bakan Fikri Ataoğlu ve müsteşar Serhan Aktunç, artık karnımız tok, bilesiniz.
Varsa gücünüz arıtma tesisini yaptırırsınız ve o güne kadar da tüm inşaatların izinlerini askıya alırsınız.
Varsa gücünüz yetkinizi kullanıp mühürlersiniz ve arıtma tesislerini yapmalarını mecbur kılarsınız mührü kaldırmak için…
…
İlk olarak Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler bu ayıbı temizlemeli ve Başbakan Ünal Üstel kaybedecek oy da olsa bedeli, sorumluların gözünün yaşına bakmamalı.
Sakın ama sakın “yakınımızdır, büyük yatırımcıdır, ülke ekonomisine katkısı şu kadardır, partilimizdir veya partinin destekçilerindendir” diye başlayan cümleler ile de suçu hafifletmeye çalışmayın.
Çünkü adalet karşısında tecavüzün “iyi halden” indirimi olmaz.
Ve eğer yarın temiz bir çevre ile sürdürülebilir bir doğa bırakmazsak, bilin ki bugün inşaatlardan milyonlar kazananların yanına kalacak her şey.
Geriye ise yüzlerce yılda temizlenmeyecek yok edilmiş bir deniz ve çevre kalacak.
Ve bugün milyonlar kazanarak çevreye tecavüz edip güzel denizimizi ve ovalarımızı yok edenlerden ve onlara göz yumanlardan dolayı yarın tek bir kibrit çöpünü bile gösteremeyeceğiz.
Ne turist gelecek ne de yatırım yapacak bir Allah'ın kulu.
Acı da olsa böylesi bir gerçek karşısında bugün “sağır sultanı” oynayanlar ve izinlere imzaları atanlar ve attıranların ise toplum vicdanında artık en büyük suçludurlar!
Ve Noyanlar İnşaat’a soruyoruz;
Bitmiş olan ve inşaatı devam eden turistik toplu konut ve yaşam alanlarınız için arıtma tesis yapmayı düşünüyor musunuz?
Soru bu kadar basittir… ifadelerine yer verdi.