Cumhurbaşkanı’nın boynunun borcu!..

Kıbrıs meselesinde yıllardır tekrarlanan söylemler, artık Kıbrıs Türk halkının sabrını zorlayan bir noktaya gelmiştir. Süslü ifadeler, diplomatik nezaket kalıpları ve belirsiz hedeflerle yürütülen politikaların halk nezdinde karşılığı giderek azalmaktadır. Tam da bu nedenle Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelttiği sorular, yalnızca siyasi bir polemik değil, halk adına sorulmuş meşru sorulardır.

Kıbrıs meselesinde yıllardır tekrarlanan söylemler, artık Kıbrıs Türk halkının sabrını zorlayan bir noktaya gelmiştir. Süslü ifadeler, diplomatik nezaket kalıpları ve belirsiz hedeflerle yürütülen politikaların halk nezdinde karşılığı giderek azalmaktadır.
Tam da bu nedenle Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelttiği sorular, yalnızca siyasi bir polemik değil, halk adına sorulmuş meşru sorulardır.
Öncelikle “çözüm” kavramının ne anlama geldiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Eğer çözüm, Kıbrıs Türk halkının yıllardır maruz kaldığı haksız statünün devamı, Rum tarafının devlet olarak kabul edilirken Türk tarafının yalnızca bir toplum olarak görülmesi ise, bunun adı çözüm değil statükonun farklı bir ambalajla sunulmasıdır.
Diyalog ve diplomasi elbette önemlidir. Ancak diplomasi, eşitler arasında yürütüldüğünde anlam taşır. Rum tarafının kendisini adanın tek meşru devleti olarak gördüğü, Türk tarafını ise siyasi eşitlikten uzak bir konuma itmeye çalıştığı bir zeminde sürdürülen görüşmelerin hangi sonuca ulaşacağı ciddi şekilde sorgulanmalıdır. Eşitliğin olmadığı yerde diyalog değil, dayatma vardır.
Kıbrıs Türk halkı altmış yılı aşkın süredir sabır göstermektedir. Sürekli olarak Rum tarafının tavrının değişmesini beklemek, artık gerçekçi bir politika olarak görülmemektedir. Bu süreçte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını güçlendirmek ve uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaştırmak temel hedef olmalıdır.
Bugün cevap bekleyen en önemli soru şudur: Savunulan politika egemen eşitlik temelinde mi şekillenmektedir, yoksa “eşit egemenlik” gibi muğlak kavramlarla yeni tavizlerin zemini mi hazırlanmaktadır? Kıbrıs Türk halkı bu konuda netlik istemektedir.
Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’nun sorduğu soru da son derece yerindedir.
Artık belirsizlik dönemi sona ermelidir. Halk, yürütülen siyasetin omurgalı bir duruşu mu temsil ettiğini, yoksa teslimiyetçi bir anlayışa mı dönüştüğünü bilmek istemektedir. Devlet yönetiminde açıklık ve samimiyet, siyasi tercih değil, demokratik bir sorumluluktur.
Bu sorumluluğa uymak da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın boynunun borcudur. Bizden söylemesi…
Bu haber 7 defa okunmuştur

:

:

:

: