Geçiş kapısını dahi açamayan Kıbrıs sorununu nasıl çözecek?

Kıbrıs sorununu çözmek kolay mı?

Kıbrıs sorununu çözmek kolay mı?
Rum Lider Nikos Hristodulidis’e göre kolay!
Hatta öyle kolay ki…
Hristodulidis’in kendi ifadesiyle, eğer bütün kararlar kendisi ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın elinde olsaydı, Kıbrıs sorununu gelecek haftaya kadar çözebilirlermiş!
Ne güzel…
Keşke mesele sadece iki liderin elinde olsaydı!
Keşke Kıbrıs sorununu yıllardır çözümsüz bırakan meseleler, iki liderin bir masaya oturmasıyla ortadan kalksaydı.
Ama kazın ayağı hiç de öyle değil.
Çünkü daha dün, Erhürman ile Hristodulidis ara bölgede yaklaşık bir saat görüştü.
Görüşmenin ana gündem maddeleri Güven Artırıcı Önlemler ve müzakere metodolojisiydi.
Peki sonuç ne?
Yeni Güven Artırıcı Önlemler konusunda uzlaşma sağlanamadı.
Bir sonraki görüşme ise 17 Eylül’e kaldı.
Şimdi insan sormadan edemiyor:
Bir geçiş kapısının açılmasında bile uzlaşamayan iki lider, Kıbrıs sorununu bir haftada nasıl çözecek?
Üstelik bu soruyu yalnızca biz sormuyoruz.
Rum basınında da Hristodulidis’in “gelecek haftaya kadar çözüm” söylemi sorgulanıyor.
Siyasette büyük hedeflerden söz etmek kolaydır.
“Birlikte tarih yazacağız” demek de kolaydır.
“Bir haftada çözüm sağlayabiliriz” demek de…
Asıl mesele, o büyük sözleri küçük ama somut adımlara dönüştürebilmektir.
Bir geçiş kapısını açabiliyor musunuz?
İnsanların karşılıklı geçişini kolaylaştıracak bir konuda anlaşabiliyor musunuz?
Güven artırıcı önlemler konusunda ortak bir noktaya gelebiliyor musunuz?
Müzakerelerin nasıl ve hangi yöntemle başlayacağı konusunda uzlaşabiliyor musunuz?
Bunların hiçbirinde yeterli ilerleme sağlanamıyorsa, “bir haftada çözüm” söylemi ister istemez havada kalıyor.
Üstelik Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu başka bir gerçek daha var.
Cumhurbaşkanı Erhürman, görüşmenin önemli bir bölümünde yeni Güven Artırıcı Önlemler konusunda uzlaşmaya varılamadığını, mevcut güveni dahi aşındıran dış ve iç girişimler konusunda görüşlerini Hristodulidis’e aktardığını açıkladı.
Erhürman ayrıca, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözünü ettiği “elverişli iklimin” oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Yani ortada hâlâ ciddi bir güven sorunu var.
Güven yoksa çözüm nasıl olacak?
Kıbrıs sorunu sadece iki liderin iradesinden ibaret değildir.
İki toplumun geçmişten gelen güvensizlikleri var.
Garanti ve güvenlik meselesi var.
Mülkiyet var.
Yönetim ve güç paylaşımı var.
Toprak var.
AB boyutu var.
Uluslararası aktörler var.
O yüzden hayal kurmaktan vazgeçin. Bizden söylemesi…
Bu haber 36 defa okunmuştur

:

:

:

: