Yeni yerler görmek, dinlenmek ya da evimizin dışında güzel vakit geçirmek istediğimizde küçük, şirin ve de kültürümüzü yansıtan butik otellerde kalmak bize iyi gelir. Bu yaz girişi Aşk kitabımın Mağusa bölgesindeki imza gününü güzel olduğu kadar misafirperver, bir o kadar da kültürüne bağlı Sherif Famagusta Butik Otel’ de yaptık. Birkaç saat içinde otele hayran kaldık. Otelin sahipleri, çalışanları; orada bulunan herkes, bana ve imza günü için gelen misafirlerime çok iyi davrandılar. Onlardan o kadar memnun kaldım ki onlarla bu röportajı yapmaya karar verdim.
1.Bu şirin oteli açma fikri nasıl doğdu? Sizi kurumsal hayattan(sıradan bir yaşamdan) butik otelciliğe geçmeye iten “ kırılma noktası” neydi?
Şerif Butik Otel’i açma fikrimin ardında aslında çocukluğuma uzanan çok özel bir hikâye var. Çok mütevazı imkânlarla büyüyen bir ailenin çocuğuydum. Bu yüzden Mağusa’da ‘Burası bizim.’ diyebileceğimiz bir yerimiz hiç olmadı. İçimde hep, doğup büyüdüğüm ve çok sevdiğim bu şehirde bana ait bir iz bırakma hayali vardı. Çocukluğumuzda evimiz küçük olmasına rağmen kapısı herkese açıktı. Ailemizin büyük bir bölümü yurt dışında ya da köyde yaşadığı için evimizden misafir hiç eksik olmazdı. Aylarca kalan akrabalarımız olurdu. Bu yüzden aile içinde annemin evi sevgiyle ‘Şerif Otel’ diye anılmaya başlamıştı. Birisi ‘Nerede kalacaksın?’ diye sorduğunda cevap hep aynı olurdu: ‘Şerif Otel’de.’ Yıllar sonra bir butik otel açma hayalim gerçekleştiğinde, isminin ne olacağı konusunda hiç tereddüt etmedim. Hayatı boyunca büyük zorluklarla mücadele etmiş, ailesi için fedakârlık yapmış annemin adını yaşatmak istedim. Böylece, hem çocukluğumuzun o güzel aile geleneğini hem de annemin hatırasını yaşatmış oldum. Annemi kaybedeli yıllar oldu ama aile içinde bu gelenek hâlâ devam ediyor. Yeğenlerim, kardeşlerim ya da yakınlarımız birbirine ‘Nerede kalacaksın?’ diye sorduğunda bugün bile gülümseyerek ‘Şerif Otel’de.’ deriz. Hatta şimdi espriyle annemin evine ‘Şerif Butik Otel’in VIP bölümü’ diyoruz. Bu küçük aile şakası, benim için otelin isminden çok daha fazlasını ifade ediyor; aidiyeti, sevgiyi ve aile bağlarımızı simgeliyor.”
2. Otelinizin binasının veya bulunduğu bölgenin geçmişi hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz? Eski bir yapıyı dönüştürdüyseniz o tarihi dokuyu korumak size neler hissettirdi?
Otelimiz Mağusa Surlariçi Çıkmaz Sokak girişinde; sessiz ve samimi bir yapı.Tarihi merkezin içinde ve Lala Mustafa Paşa Cami’ye aynı zamanda meydana birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde. Butik otelimizi oluştururken en büyük hassasiyetimiz tarihi yapının ruhunu korumaktı. Mevcut tarihi dokuyu özenle muhafaza ederken, ihtiyaç duyulan yeni bölümleri de bu mimariye uygun şekilde tasarladık. Amacımız, eskiyi değiştirmek değil, onu yaşatarak günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturmaktı. Aynı anlayışı odalarımızın tasarımında da benimsedik. Misafirlerimizin odalarına girdiklerinde Kıbrıs kültüründen ve Mağusa’ nın tarihî dokusundan izler bulmalarını, aynı zamanda günümüzün konforundan ödün vermeden rahat ve huzurlu bir konaklama deneyimi yaşamalarını hedefledik.”
3. Otelinizin isminin özel bir anlamı veya hikayesi var mı?
Otelimizin ismi, yukarıda da belirttiğim gibi, annemin adından geliyor. Bu isim bizim için yalnızca bir aile büyüğünün adını yaşatmak anlamına gelmiyor. Sherif, annemin yaşamından ve yaşanmışlıklarından esinlenerek seçilmiş bir isim. Hedefimiz, Sherif Famagusta’yı geçmişten gelen hikâyelerin yeni hikâyelerle buluştuğu bir yer haline getirmek.
4. Büyük otellerden farklı olarak butik otellerde kişisel temas çok değerlidir Misafirlerinizle nasıl bir bağ kuruyorsunuz? Unutamadığınız veya sizi çok duygulandıran misafiriniz var mı?
Sherif Famagusta, bu yıl kapılarını açan küçük ve özenli bir butik otel. Bizim için misafirperverlik, yalnızca güzel bir konaklama ortamı sunmak değil; misafirlerimizin burada geçirdikleri süre boyunca kendilerini rahat, huzurlu ve güvende hissetmelerini sağlamak demek. Bu nedenle misafirlerimizi geldiği andan itibaren sıcak ve samimi bir şekilde karşılamaya özen gösteriyoruz. Çalışanlarımızdan biri kendilerine otele yerleşirken yardımcı oluyor ve konaklamaları boyunca ihtiyaç duyduklarında yanlarında oluyor. Dileyen misafirlerimize kahvaltı sunuyor; gün içinde çay, kahve ve küçük ikramlarla Sherif’in sıcak ve samimi ortamını paylaşmaya çalışıyoruz. Bizi en çok mutlu eden ise misafirlerimizin söyledikleri… Küçük ve sakin sokağımızdan içeri girdiklerinde karşılarına çıkan bahçeyi ve otelin sıcak atmosferini sevdiklerini; burada kaldıkları süre boyunca kendilerini evlerindeymiş gibi rahat, huzurlu ve güvende hissettiklerini söylüyorlar. Mağusa’nın tarihi merkezinde olmamıza rağmen Sherif’in kapısından içeri girildiğinde şehrin hareketliliğinin yerini sakinliğe bırakması, otelimizin en sevdiğimiz özelliklerinden biri. Sherif Famagusta’da isteğimiz çok basit. Misafirlerimizin güzel anılarla geldiği, yeni anılar biriktirdiği ve yeniden gelmek istediği bir yer olmak. Otelimizde gerçekleştirdiğimiz ilk kültür etkinliğinin tarihini özellikle seçmemiştik. Daha sonra fark ettik ki o gün annem Şerif’in doğum günüydü. Bu güzel rastlantı bana sanki onun hatırasının bu yolculuğun ilk adımına da eşlik ettiğini hissettirdi. Benim için unutulmayacak ve çok anlamlı bir anı olarak kaldı.”
5. Bulunduğunuz yörenin kültürünü mutfağını ve doğasını otel konseptinize nasıl entegre ediyorsunuz?
Sherif Famagusta’yı oluştururken, tarihî yapının özgün dokusunu korumaya ve Kıbrıs kültürünü otelimizin farklı alanlarında yaşatmaya özen gösterdik. Odalarımızda, tarihî yapının karakterini bozmadan, Kıbrıs kültürünü yansıtan geleneksel eşyalar ve detaylar kullandık. Geçmişin izlerini bugünün konforuyla bir araya getirmeye çalıştık. Bahçemizi, kendi coğrafyamıza ait çiçekler, ağaçlar ve bitkilerle yeşillendirdik. Böylece tarihî yapıyla bütünleşen doğal, sakin ve huzurlu bir ortam oluşturduk. Kahvaltımızda da aynı anlayışı sürdürüyoruz. İstek üzerine sunduğumuz kahvaltıda zeytin, hellim, zeytinyağı, çakıstez peyniri ve kendi ürünlerimizden hazırladığımız reçeller gibi yerel lezzetlere yer veriyoruz. Amacımız, Sherif Famagusta’da konaklayan misafirlerimizin yalnızca Mağusa’da kalmaları değil; Kıbrıs’ın kültürünü, doğasını ve lezzetlerini de küçük dokunuşlarla deneyimlemeleri.
6. Bir misafir odanıza ilk adım attığında onda nasıl bir atmosfer ve his uyandırmayı hedefliyorsunuz?
Bir misafirimiz odasına ilk adım attığında, öncelikle sakinlik, sıcaklık ve huzur hissetmesini istiyoruz. Tarihî yapının dokusunu korurken kullandığımız kültürel eşyalar ve küçük detaylarla, bulunduğu yerin herhangi bir otel odası değil, Mağusa’nın ve Kıbrıs’ın hikâyesini taşıyan bir mekân olduğunu hissetmesini amaçlıyoruz. Bunun yanında geçmişin izlerini günümüzün konforuyla bir araya getirerek, misafirimizin kendisini yabancı bir yerde değil, özenle hazırlanmış, sıcak ve güvenli bir ortamda hissetmesini istiyoruz. Kısacası odaya ilk girdiğinde hissetmesini istediğimiz şey; “Burada huzurla kalabilirim.” duygusu. Misafirlerimizin odalarına ilk adım attıklarında sıcaklık, huzur ve güven hissetmelerini istiyoruz. Tarihî dokuyu ve Kıbrıs kültürünü yansıtan detaylarla, geçmişin izlerini günümüzün konforuyla buluşturan, kendilerini evlerinde hissedebilecekleri bir atmosfer yaratmayı hedefliyoruz. En keyifli yanı, dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlarla tanışmak ve onların otelimizde kendilerini huzurlu ve evlerindeymiş gibi hissettiklerini görmek. Güzel bir yorumla ayrılmaları ve yeniden gelmek istemeleri bizim için en büyük mutluluk. En zorlayıcı yanı ise, küçük bir butik otelde her ayrıntıyla birebir ilgilenmek zorunda olmak.Misafirlerimizin beklentileri farklı olabiliyor ve her birine aynı özeni göstermek ciddi bir emek ve dikkat gerektiriyor.
7. Sosyal medyanın ve dijital platformların otelinizin tanınırlığına nasıl bir katkısı oldu? Konuklarınız buraya genelde nasıl keşfedip geliyor?
Yeni açılan bir butik otel olduğumuz için sosyal medya ve dijital platformlar, Sherif Famagusta’nın tanınmasında önemli bir rol oynuyor. Misafirlerimizin bir bölümü bizi konaklama platformları ve sosyal medya üzerinden keşfederken, önemli bir bölümü de çevremizdeki dostlarımızın, arkadaşlarımızın ve daha önce konaklayan misafirlerimizin tavsiyeleriyle bize ulaşıyor. Özellikle misafirlerimizin konaklama sonrasında paylaştıkları güzel yorumlar ve Sherif’i çevrelerine önermeleri, otelimizin kulaktan kulağa tanınmasına ve yeni misafirlerle buluşmasına önemli katkı sağlıyor.
8. İlerleyen yıllarda otelinizde neleri değiştirmeye ve hangi deneyimlerin misafirlerinize sunmayı hayal ediyorsunuz?
Şu anda butik otelimizin ikinci etabını hayata geçirmek için çalışıyoruz. Bu bölümde oda sayımızı artırırken, geniş bahçemizi de ağaçların altında misafirlerimizin keyifli ve huzurlu zaman geçirebilecekleri, aynı zamanda farklı etkinliklere ev sahipliği yapabilecek sıcak bir yaşam alanına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Sherif Famagusta için en büyük hayalimiz, buranın yalnızca insanların gelip konakladığı bir otel değil; üretebildikleri, paylaşabildikleri, ilham alabildikleri ve yeni insanlarla tanışabildikleri bir buluşma noktası olması. Bu düşüncenin ilk adımlarını şimdiden atmaya başladık. Kitap tanıtımları ve söyleşilerin yanı sıra yaratıcı workshoplar, eğitimler, mandala ve yoga çalışmaları, küçük konserler ve butik kültür-sanat buluşmaları düzenlemek ist…
9. Bölgenizi keşfetmeye gelen ve otelinizde konaklayacak olan misafirlerle en büyük tavsiyeniz ne olurdu?
Misafirlerimize en büyük tavsiyemiz, Mağusa’yı yalnızca gezilecek bir yer olarak değil; hissedilecek bir şehir olarak keşfetmeleri olurdu. Suriçi’nin tarihî sokaklarında yürümelerini, farklı dönemlerden kalan yapıları keşfetmelerini, yerel lezzetleri tatmalarını ve bölgenin insanlarıyla tanışmalarını öneriyoruz. Elbette denizimizi unutmamalarını… Çünkü, Mağusa’nın hikâyesinin en güzel parçalarından biri de denizidir. Masmavi, berrak denizimizin ve güzel sahillerimizin tadını çıkarmadan Mağusa keşfi tamamlanmış sayılmaz. Acele etmeden yürüsünler, keşfetsinler, denizin tadını çıkarsınlar ve Mağusa’nın hikâyesine biraz zaman ayırsınlar.