Limonatanın limon kokusu

Her zaman söylerim. İlkokul yıllarımın en güzel, üç yıla yakın dönemi Limasol’daki Sedat Simavi İlkokulu’nda geçti. Çok değerli öğretmenlerimi ve o yıllarda kurduğum unutulmaz arkadaşlıkları hiç unutmadım. Limasol anılarımı zaman zaman sonraki yazılarımda da okuyucularımla paylaşacağım.

Her zaman söylerim. İlkokul yıllarımın en güzel, üç yıla yakın dönemi Limasol’daki Sedat Simavi İlkokulu’nda geçti. Çok değerli öğretmenlerimi ve o yıllarda kurduğum unutulmaz arkadaşlıkları hiç unutmadım. Limasol anılarımı zaman zaman sonraki yazılarımda da okuyucularımla paylaşacağım.

Babam Hüseyin Özdemir, anılarında Limasol’daki müfettişlik görevini anlatırken hem okulları hem de kentin toplumsal hayatını yakından tanıma fırsatı bulduğunu belirtiyor. Biz de aile olarak o dönemde pek çok kişi tanıdık, birçok değerli insanı tanıyıp onlara saygı duyduk. Annem, çok faal bir eş olarak Limasol’daki ailelerle derin sevgi bağları oluşturdu. Limasol’a dair unutamadığım anılardan biri; okulun bahçe duvarındaki aralıktan geçip rahmetli Ünal Çağıner’in baldızı ve sınıf arkadaşım Hülya’nın, KEO İçki Fabrikası’nın önündeki evine gitmemiz ve öğle yemeğini orada yememizdir. İçtiğimiz limonatanın limon kokusu, bugün bile hafızamda en belirgin izlerden biridir.

Babam, Rum mahallesinde aylığı 18 Kıbrıs lirası olan bir ev kiralamıştı. Kiranın yarısını hükümet karşılıyordu. Kaymakamlık binasında Maarif Sorumlusu Mr. Clark, Rum müfettiş Papadatos ve sekreter Sami Bey ile birlikte çalışıyordu. Denetiminden sorumlu olduğu 25 okulda 65 öğretmen görev yapıyordu.

Limasol’da yeni bir lise açılmıştı. Öğretmenlerin bir kısmı Türkiye’den gelmişti. Enise Hanım, Hakkı Bey, Fuat Bey ve Dobada Bey de bu öğretmenler arasındaydı.

O yıllarda kentte yaklaşık 5 bin Türk ve 25 bin Rum yaşıyordu. İki Türk spor kulübü, bir kültür merkezi, doktorlar ve çeşitli iş yerleri bulunuyordu.

Babamın anılarında adı geçen kişilerden biri ise lise komisyonunda görev alan Ramadan Cemil’di. Bugün Girne’de ticaret hayatının önemli kuruluşları arasında yer alan Ramadan Cemil işletmeleri, bana Limasol’daki çocukluk yıllarımızı hatırlatıyor. Bu ismin bir zamanlar Limasol’un toplumsal hayatında yer almış olması ve bugün Girne’de yaşatılması, geçmişimizle kurduğumuz bağ açısından ayrıca değerlidir.

Diş Doktoru Denizer’in dişimi çektiği günü dün gibi hatırlıyorum. Lise Müdürü Dobada ile İlkokul Müdürü Talât Yurdakul, aynı avludaki okullarda görev yapıyordu. Talât Yurdakul’un rahmetli kızı Işık da sınıf arkadaşımdı.

Babam, Talât Yurdakul’un öğrencilerine bağlılığını takdir etmekle birlikte bazı uygulamalarını doğru bulmuyordu. Öğrencilerin müdürün araba kapısını açıp kapatmasına, saçlarının dipten kesilmesine ve sinema için para toplanmasına karşı çıkmıştı. Her sabah aynı kişinin konuşması yerine öğretmenlerin sırayla konuşmasını istemişti.

Yurdakul, Dr. Fazıl Küçük’le yakınlığından söz etse de babam eğitim konusundaki görüşlerinden vazgeçmedi. Buna rağmen arkadaşlıkları devam etti.

Talât Yurdakul, Lefkoşa’dan gelen Nalbantoğlu’nun kendisine Limasol TMT liderliğini teklif ettiğini de babama anlatmıştı. Babam, gizli kalması gereken böyle bir görevin başkalarına açıklanmasını doğru bulmamış ve teklifi kabul etmemesini önermişti.

Polemidya’da Başöğretmen Selçuk Ahmet, Armenohor’da öğretmen İbrahim ve Muttayaka’da çocuklara Atatürk’ü tanıtan Mustafa Nazif de babamın anılarında yer alıyor.

Mehter Takımının Limasol’a gelişi ise büyük kalabalıkları bir araya getirmişti.

Bugün babamın satırlarını okurken kendi çocukluğuma da dönüyorum. Limasol’da yaşananların yalnızca ailemizin değil, Kıbrıs Türk toplumunun ortak geçmişinin de bir parçası olduğunu görüyorum.

İnsanlar, şehirler ve hayat şartları değişse de geçmişte bırakılan izler hatıralarımızda yaşamaya devam ediyor.
Bu haber 26 defa okunmuştur

:

:

:

: