Tabipler Birliği, yönetimin miting ve demokratik eylemleri engellemesi veya buna davet edilmesinin demokrasilerde değil, ancak monarşilerde mümkün olduğunu kaydederek, “Görülüyor ki bu istekte bulunan TC Başbakanı Recep Erdoğan demokrasiye değil monarşiye eğilimlidir” iddiasında bulundu.
Tabipler Birliği, yönetimin miting ve demokratik eylemleri engellemesi veya buna davet edilmesinin demokrasilerde değil, ancak monarşilerde mümkün olduğunu kaydederek, “Görülüyor ki bu istekte bulunan TC Başbakanı Recep Erdoğan demokrasiye değil monarşiye eğilimlidir” iddiasında bulundu.
Tabipler Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu, Birlik adına yaptığı yazılı açıklamada, TC Başbakanı Recep Erdoğan’ın Kıbrıs Türk toplumunun önemli kesiminin gerçekleştirdiği varoluş mitingini provokatif eylem olarak nitelendirdiğini savunarak, “Halbuki KTTB olarak bizler, Kıbrıslı Türklerin, demokrasiye bağlı olduğunu ve varolan sorunların demokratik sınırlar içerisinde çözülmesi gerektiğine inandığını biliyoruz” dedi.
Hüdaoğlu, KKTC halkının Avrupa Birliği’ne ve dünyaya; Rumlarla ve diğer halklarla eşit statüde olduğunu ve eşit haklara sahip olduğunu ispatlamaya çalışırken, TC Başbakanı Recep Erdoğan’ın açıklamalarını içlerine sindiremediklerini belirtti.
“KIBRIS TÜRK HALKI ANADOLU HALKININ PARASINI İSTEMİYOR”
Kıbrıs Türkünün, toplumsal ve ekonomik sorunlar yaşayan Anadolu halkının parasının Kıbrıs’a aktarılmasını istemediğini; üstelik yapılan yardımların sadece Kıbrıslı Türklere değil, KKTC’ye göç eden ve vatandaş olmayan Anadolu halkının sağlık, eğitim ve diğer harcamalarına da gittiğini ifade eden Hüdaoğlu, “Kıbrıs Türk ekonomisinin verimsiz ve yardıma muhtaç hale getirilmesinde bizim yöneticilerimiz kadar, Türkiye’deki iktidarların da sorumluluğu vardır” dedi.
Hüdaoğlu, “bu nedenle KKTC bütçesinin tamamlanması için Türkiye’den para aktarılmasına devam edilmesini istemediklerini ve bunu yapanların da Kıbrıs Türkünü besleme olarak tanımlamasının kabul edilemez olduğunu” söyledi.
Hüdaoğlu, “En düşük memur maaşının 10 bin TL olduğu ve bir de eylem yapıldığı” söyleminin, hem yanlış temelde olduğunu, hem de toplumun demokratik tepkilerinin parayla engellenebileceği fikrini taşıdığını öne sürdü.
“ONURLU BİR YAŞAM İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ”
Tabipler Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu, açıklamasına özetle şu şekilde devam etti:
“‘Kıbrıs’ta şehidim var, gazim var, stratejik olarak ilgileniyorum’ diyor TC Başbakanı Recep Erdoğan. Her Kıbrıslı Türkün ailesinde en az bir kayıp ya da şehit olduğunu, yine 37 yaşın üzerindeki her Kıbrıslı Türkün gazi olduğunu ve tüm Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesi verdiğini ve vermeye devam edeceğini KTTB olarak hatırlatmak gereğini duyuyoruz.”
“‘Biz destekliyoruz, bunun karşılığının olması gerekmiyor mu’ diye soruyor TC Başbakanı Erdoğan. Bu sorusu da, desteklerinin karşılıksız değil, Kıbrıs Türkünü istediği kalıplar içerisinde hareket etmesini sağlamak için yardım ettiğini göstermektedir” iddiasında bulunan Hüdaoğlu, şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türkünün ekonomik yeterliliğine, ekonomik bağımsızlığına kavuşmadan, onurlu bir yaşam sağlayamayacağını hatırlatırız. Bunun için hepimize görev düştüğünün bilincinde olduğumuzu ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak kendi üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.”