Türkiye Başbakanı Erdoğan, Muş'taki mitingde yaptığı konuşmada Kürt sorununa değindi. Erdoğan, Türkiye’de artık Kürt sorunu gibi bir sorun olmadığını vurguladı.
Türkiye Başbakanı Erdoğan, 12 Haziran seçimlerine doğru partisince düzenlenen mitinglere katılmaya devam ediyor. Dün de Muş'taki mitingde halka seslenen Erdoğan, Kürt sorununa değindi. Yaptığı konuşmada, 18 Aralık 2010 tarihinde de Muş'a geldiklerini belirten Erdoğan, 106 farklı eserin, hizmetin resmi açılış törenini yaptıklarını hatırlattı. 8,5 yıllık AK Parti iktidarı döneminde 8 defa Muş'a geldiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, Muş'u kendi kaderine terk etmediklerini ve etmeyeceklerini ifade etti.
‘BİZ ETLE TIRNAK GİBİYİZ’
‘Bu topraklar, hep beraber bizim topraklarımız. Bu vatan bizim vatanımız. Ayrım yok, bölücülük yok. Biz bir ve beraberiz. Bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Biz bir tarağın dişleri gibiyiz. Biz, et ile tırnak gibiyiz. Biz, bu topraklar üzerinde dost değil, akraba değil, birbirimizle ezelden kardeşiz, ebediyen kardeşiz. Şu Dicle ile Fırat ne kadar kardeşse, biz de o kadar kardeşiz’ diyen Erdoğan, bunun aksini iddia edenlerin tarihi reddettiğini ve gerçekleri de katlettiğini söyledi.
‘OY DEĞİL PAYLAŞIM PEŞİNDEYİZ’
Başbakan Erdoğan, o dönemleri ellerinin tersiyle ittiklerini ve bir daha geri dönmemek üzere kapattıklarını vurguladı. Muş'la birlikte 81 ili mahrum ve mağdur şehirler olmaktan çıkardıklarını kaydeden Erdoğan, mamur ve mağrur şehirler yapmak için gece gündüz çalıştıklarını dile getirdi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz oy peşinde değiliz. Biz, seçim sandığı göründüğünde demokrat olanlardan, seçim sandığı göründüğünde bu bölgeyi, Muş'u, Muşlu kardeşlerimi hatırlayanlardan değiliz. Biz, söz verip, vaat edip, umut simsarlığı yapıp, seçim sandıkları kapanınca sırtını millete dönenlerden hiç değiliz. Bu bölgenin acısı, sızısı, derdi, meselesi her zaman bizim derdimiz oldu. Burada bir tek can yere düştüğünde, bizim canımızdan can gitti. Burada dökülen her gözyaşı yüreğimize, vicdanımıza, ruhumuza aktı. Silahlar konuştukça, kurşunlar vızıldadıkça, dağlarda gençler yere düştükçe, bizim ciğerimiz yandı, yüreğimiz yandı. İşte 8,5 yıldır biz bu acıyı dindirmenin mücadelesini veriyoruz. Bu ülkede artık Kürt sorunu yoktur. Kabul etmiyorum. Bu ülkede Kürt kardeşimin sorunu var, ama Kürt sorunu artık yok.”
‘TAYYİP SİZİN EFENDİNİZ DEĞİL HİZMETKARINIZDIR’
'Şimdi çıkmışlar, hepimizi birleştiren Cuma namazına itiraz ediyorlar. Diyorlar ki, devletin imamının arkasında namaz kılmayın. 15 metre ileride namaz kılınıyor, terör örgütünü dinleyener gidip başka yerde namaz kılıyor. İşte bu bölücülüktür. Apo'yu peygamber ilan edenlerle bizim işimiz olmaz. Benim Kürt kardeşlerimi aldatanlara karşı hep beraber olacağız.'