HALK İRADESİ KİMİN ELİNDE?
UBP hükümetinin, koşulları, ihtiyaçları, beklentileri ve olanakları Kıbrıs’ın kuzeyinden büyük oranda farklı olan Türkiye’den, UBP’nin partisel ve partizan siyasi çıkarları uğruna toplumumuzun geleceğini sistematik olarak ve kasıtlı bir biçimde değiştiren dogma uygulamaları kendine görev edinmiş ve ülkenin genel eğilimlerinin belirlendiği Eğitim Şura Kararlarını dahi dikkate almayan, hatta şura kararlarında gündem dahi olmayan çeşitli konuları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı partizan, vizyonsuz ve iş bilmez, eğitimi batağa götüren icraatları ile sürdürmeye devam etmekte herhangi bir sorun görmemekte; ve son dönemlerde artık dogma uygulamaların da ilerisine giderek tamamen Kıbrıs’ın kuzeyini Türkiye ile katıksız bir biçimde aynılaştırmak ve Kıbrıslı Türkler’in nev-i şahsına münhasır tüm kültürel, sosyal, toplumsal ve özlü karakteristiklerini, Kıbrıslı Türkler’in tarihsel süreç içerisinde kendi yanlarında gördükleri, acılarını da sevinçlerini de paylaşmaktan kaçınmadıkları ve her zaman güzel, samimi ve içten duygular besledikleri Türkiye halkının karakteristiklerine dönüştürme çabalarında herhangi bir beis görmemekte; ve tabiri caizse Kıbrıs Türk toplumunu Türkiye halkının içerisinde eritme politikalarını uygulamanın sarhoşluğunu dahi hissetmeyen politikaları ve icazetçi yönetimleri ile her geçen gün akıllara havsalalara durgunluk veren kararlar almaya, Kıbrıs Türk halkına ve halkın gerçek iradesine rağmen devam etmektedirler.
EĞİTİM BAKANLIĞI ÖNÜNDEKİ MİLLİ SÖZCÜĞÜ İLE
HANGİ HALK TEMSİL EDİLİYOR?
Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın en son uygulaması, tam da Bağımsız, Egemen, Demokratik ve Kıbrıslı Türklerin geçmiş ve geleceklerinin yapılandığı KKTC’nin ilanının 28. yıl dönümünde, Federal Kıbrıs’ın oluşturulması amacı ile sürdürülen görüşmelerde Kıbrıslı Türkler’in Yönetim ve Güç Paylaşımı konularını ne denli önemsediği, hatta bence olumlu bir seçim yöntemi olan ancak bazı kesimlerce Kıbrıslı Türkler’in iradelerinin sarsılacağı endişesi ile Federal Kıbrıs başkan ve başkan yardımcısının seçimlerinde çapraz oylamaya dahi karşı çıkılan bir dönem ve ortamda, Bakanlığın en yeni uygulama kararının halkımız tarafından tamamen irade dışı alınan bir karar olarak algılanmasını destekleyen 15 yaş grubu öğrencilerine Haspolat Meslek Lisesinde yeni açılacak olan ilahiyat bölümünde okuma ortamı yaratma kararı olmuştur.
HASPOLAT MESLEK LİSESİNDE
İLAHİYAT BÖLÜMÜNE İHTİYAÇ NERDEN ÇIKTI?
Bakanlık çevrelerinden ve eğitim camiasından öğrenildiği üzere, 2011-2012 öğretim yılından itibaren (içinde bulunduğumuz bu eğitim dönemi) Haspolat Meslek Lisesi bünyesinde şimdilik “İlahiyat Bölümü” açılması için Bakanlık eliyle birileri tarafından düğmeye basıldı. Öğretim döneminin neredeyse ortasında olunması rağmen adeta yangından mal kaçırırcasına, çarçabuk açılacak olan İlahiyat Bölümüne öğrenci kaydetmeye bugün itibarı ile (16 Kasım 2011) başlanıyor bile…Kayıtların 15 Kasım törenlerinin hemen ertesinde yapılıp İlahiyat Bölümüne 20-25 öğrenci alınacağı haberleri eğitim ve toplum gündemine gökten ansızın dünkü yağmurlarla beraber düşmüş ve bu kararlar geçtiğimiz gün (14 Kasım 2011)Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Müsteşarı Sayın Ali Yönel tarafından Sayın Bakan Dürüst adına Haspolat Meslek Lisesi’nde açıklanmış ve bu “çok ivedi” konu hakkında yerinde tespit için değerlendirme yapılmıştır!
İLAHİYAT FAKÜLTESİ YETMİYOR MU?
Ülkemizin yeni demografik yapısına ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermek amacı ile içinde bulunduğumuz akademik yılda bir üniversitemizde açılan İlahiyat Fakültesi düzeyinde belli bir plan ve program çerçevesinde ilahiyat mezunları vermek, ülkemizde bulunan ibadet yerlerinde görev alacak olan din görevlilerinin daha bilimsel yöntemlerle yetiştirilmesini ve ülke dışından gelen din görevlileri yerine ülkemiz yurttaşlarının din kurumlarında görev yapmasını sağlayacağından ve ayrıca fakültede din kültürü konularında bilimsel araştırmalar yapılmasını da gerçekleyeceğinden dolayı aklıselim hiçbir çevrede pek fazla olumsuz karşılanmamış; ancak şimdi de sözde aynı amaçlarla din görevlisi yetiştirme yaş grubunu 15 yaşına çekip lise düzeyine indirgeyerek şimdilik Haspolat Meslek Lisesi içerisinde bir İlahiyat bölümü (İmam Hatip bölümü) açmak ve bunu eğitim öğretim yılı başladıktan 2 ay sonra ve tam da 15 Kasım törenlerinin yapıldığı güne denk getirilmesi oldukça düşündürücü ve endişe verici olası yeni uygulamaların habercisi olmuştur.
İLAHİYAT BÖLÜMÜ AÇILMASI KARARI NİYE GİZLENDİ?
Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Haspolat Meslek Lisesi bünyesinde İlahiyat Bölümü açılması konusunda bu kadar yangından mal kaçırırcasına acele ve bir dedektif gizliliğinde davranmasının nedeni olarak 15 Kasım törenlerine katılacak olan TC Hükümeti yetkililerine “talimatlarınızı ve beklentilerinizi yerine getirdik” mesajı vererek “şirin görünme” ve UBP hükümetinin oturdukları koltuklarda TC hükümeti tarafından rahat
ettirilmek olduğu eğitim çevrelerinde konuşulmaya başlanmıştır bile çünkü Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bugüne kadar bu konu ile ilgili eğitim camiasıyla paylaştığı bir çalışmanın varlığı görülmemiş ve duyulmamıştır.
SAYIN BAKAN DÜRÜST NE YAPMALI?
Beceriksizce ve sadece bazı belli çevreleri memnun etmeye dayalı bir eğitim anlayışı ile icraat yapan UBP iktidarının Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, yaptığı bu türden plansız, programsız, tutarsız, dogmacı uygulamalarla, eğitimi karmaşaya, başıbozukluğa, bağnazlığa ve kısaca kaosa doğru götürmektedir. Hiçbir şekliyle eğitim bilimi ilkeleriyle bağdaşmayan bu palyatif uygulama için yanıtlanması gereken çok sayıda soru bulunmaktadır ve Sayın Bakan Kemal Dürüst’ten beklenenen, kamuoyunu tatmin edecek biçimde açıklamalar yapması ve bu kararı uygulamaya geçirmeden geri almasıdır.