Yirmi birinci yüzyılın insanları artık daha temiz bir çevre ve daha yaşanılır bir dünya istemektedir. Barış içinde yaşamak, içinde bulunduğumuz yüzyılda en önemli erdemlerden biri olacaktır. İnsanlar artık kalıcı bir barış istemekte, savaşsız ve gerçek barışın yaşandığı bir dünyada yaşamayı özlemektedirler.
Demokrasi daha da bir anlam ve önem kazanmıştır yirmi birinci yüzyılda. Demokrasinin gelişmesinde ve yerleşmesinde önemli parametrelerden biri de kuşkusuz ki eğitim sistemi ve eğitim sisteminin alt sistemleri ile birlikte doğru kurgulanması ve uygulanmasında yatmaktadır. Hemen her ülke bilgi toplumunun özelliklerine sahip olabilme yolunda adımlar atmakta, dünya ile bütünleşmenin ve küreselleşen dünyanın bir parçası olmanın plânlarını yapmaktadır.
İHTİYACIMIZ EZBERCİ BİR EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİLDİR
Temel kavramları kazanan, bilimsel düşünce yöntemini içine sindiren, bilgiye ulaşma yollarını bilen bireyler, bilgiyi daha rahat kullanabilecekleri gibi, aynı zamanda da daha rahat ve daha hızlı üretebileceklerdir. Ezberci bir eğitim sisteminde öğrencilerin beyinleri birer depo gibi kullandırılmaktadır. Eğitim, insanların beyinlerini sınırsız ve belki de çoğu kullanılmayacak bilgilerle doldurmak amacı ile değil, düşünce yapılarını geliştirmek ve düşünce güçlerini aktif bir şekilde harekete geçirmek için yapılmalı ve bu amaçları gerçekleştirecek şekilde plânlanmalıdır. Esas önemli olan temel kavramların kazanılması ve düşüncenin harekete geçirilerek, kişilerin eski öğrenmeleri üzerine yeni etkileşim ve deneyimler kanalı ile yeni bilgiler oluşturup eklemesi ve öğrenmenin sürekliliğinin sağlanmasıdır. Öğrencilik hayatında laboratuvara sokulmayan, deney yaptırılmayan ya da yapılan deney sonuçlarını yorumlaması istenmeyen öğrencilerimizin düşünce yapılarının formül ezberleterek geliştirildiğini düşünmek de bir yanılsama olsa gerek. Günümüz eğitim programlarının, öğrencilerin düşünce yapılarını geliştirecek şekilde hazırlanması gerekmektedir. Düşünce yapısı gelişen insanlar, gelecekte daha pozitif toplumları yaratabilecekler ve demokrasiye daha fazla sahip çıkabileceklerdir. Eğitim sisteminde sezgiye, hayal etmeye, tahmin yürütmeye, bir bilgiden faydalanıp yeni bir bilgi üretmeye yer verilmesi, insanlarda matematiksel ve bilimsel düşünce yapısının geliştirilebilmesi için çalışmaların daha yoğun bir şekilde yapılması gereklidir.
EĞİTİM ÜRETİME DÖNÜK PLANLANMALIDIR
“Eğitim Üretim İçindir” diye söylenen söz, eğitimin yaşamda kullanılacak meslek, zanaat ve sanatlar doğrultusunda yapılmasının önemini ve bilgiye nasıl ulaşılabileceğinin kazandırılması gerekliliğini içerdiğini anımsatıyor. Bu nedenle de, öğrenme yaşam boyu sürecek şekilde plânlanmalıdır. Öğrencilere kazandırılması gerekli en önemli becerilerin, öğrenmeyi öğrenme, sürekli öğrenme, düşünme, problem tanımlama ve problem çözebilme olduğu söylenebilir. Bunların yanında, sorgulama yöntemlerini bilme ve kullanma, araştırma tekniklerini bilme ve uygulama ve en dorukta da sağlıklı iletişim kurabilme, insanlarımıza kazandırılması gerekli önemli becerilerdir.
Dünyamızın, özellikle de son 50 yılda, büyük bir ivme kazanan teknolojik gelişmelere sahne olduğu bilinmektedir. Bu gelişmeler ile ters orantılı olarak küçülen ya da diğer bir deyişle küreselleşen dünyamızda, kendimize, gerek bireysel gerekse ve özellikle de toplumsal olarak bir yer bulmak durumundayız. Yeni dünyaya ve içinde bulunduğumuz 3. bin yıla yabancılaşmamak ve sanki boşlukta gezinmemek için, eğitim sistemini, felsefe, kuram ve yeni öğrenme paradigmaları ile birlikte anlamlı bir çerçevede ele alarak, esnek plânlama modelleri ile doğru yönlendirmeliyiz.
Eğitimciler de dahil olmak üzere hemen herkesin köklü değişiklikler yapılması gerektiğini ifade ettikleri sistemde, kalite, öncelikle üzerinde durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda, okullara düşen yeni görev, değişimin dinamiğini kavramış ve yeni durumlara uyum sağlayabilen, hatta değişimin önderliğini yapabilecek kapasitede öğrenciler yetiştirmektir.