Eğitimde yeniden yapılanma

Kıbrıs Türk Eğitim Sisteminin günümüz bireysel, toplumsal ve evrensel gereksinimlerine uygun olacak şekilde tasarlanıp plânlanabilecek yeni yapılanmasında etkili...

Kıbrıs Türk Eğitim Sisteminin günümüz bireysel, toplumsal ve evrensel gereksinimlerine uygun olacak şekilde tasarlanıp plânlanabilecek yeni yapılanmasında etkili olabilecek tüm sistem ve alt sistemlerin görülebilir ve yordanabilir unsurlarının kapsam ve fonksiyonlarının yeniden modellenmesi esnasında ve uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek olası problemlerin bilimsel süreçler yardımıyla çözülebilmeleri, eğitim sisteminin değişimi düşünülürken üzerinde hassasiyetle durulması gereken en önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eğitim sistemlerinin yeniden yapılanma ve reform süreçlerinde kullanılabilecek çeşitli modeller ve plânlama metotları olabileceğini kabul etmek gerekir. Eğitim sistemlerinde değişimi gerektiren bireysel, toplumsal ve evrensel gereksinimleri karşılayacağına inanılan, belirlenen hedeflere ulaşmada, eğitimle ilgili politika ve strateji üretenlerin göz önünde bulundurmaları gereken, ulusal veya uluslararası boyutlarda eğitim sistemi üzerinde etkili olabilecek, başta ekonomik, sosyo-kültürel veya siyasal faktörler olmak üzere çeşitli etkenler bulunmaktadır. Bu bağlamda, gerek eğitim sistemi dışındaki farklı sistemlerden etkilenmeyen gerekse de dünyadaki diğer eğitim sistemlerinden izole bir eğitim sistemi yaratma olasılığının hemen hemen imkânsız olduğu günümüzde, Kuzey Kıbrıs’ta da, eğitim sisteminin söz konusu tüm unsurlarla etkileşimi düşünülerek eğitim plânlamaları yapılmalıdır.

Kuzey Kıbrıs’ta hüküm süren geleneksel siyasal ve bürokratik uygulamaların olumsuz etkilerinden arınıp, eğitim plânlamasında akademik yaklaşımların kurumsallaşmasının gerekliliği, üzerinde hassasiyetle durulması gereken temel unsurların başında gelmelidir. Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi için tasarlanan olası reform eylem plânlarının, simülatif ortamlarda test edilip değerlendirilmeden, sistemin tümüne entegrasyonuna imkân veren siyasal yaklaşımlar, kaotik eğitim sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.


Eğitimin küreselleşmesi denince, akla genellikle eğitim yöntem, yönetim ve süreçlerinde dünya ülkeleriyle ve özellikle de gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleriyle entegrasyon gelmektedir. Ancak, eğitim sistemlerinde yaşanan bu entegrasyon süreci, henüz, küreselleşme nedeniyle toplumlarda ortaya çıkan ve çıkabilecek birtakım sorunların çözümü için yeterli değildir. Eğitim, sadece küreselleşmeye uyum ya da entegre sorunu için değil, aynı zamanda küreselleşmenin yarattığı sorunları aşmak için de çok önemli bir araç ve süreç olduğundan, küreselleşme nedeniyle ortaya çıkan ve çıkabilecek sorunlara çözüm getirebilecek insan tipini de yetiştirecektir. Toplumların ve bireylerin, küreselleşmenin doğuracağı muhtemel sonuçlara karşılık önlem alabilecek ve değişimlerden yarar sağlayabilecek yetilere sahip olmaları gerekmektedir. Bu nedenle, muhtemel gelişmeleri önceden sezinleyip, değişimlere ayak uydurmasını bilen bireylerin yetiştirilmesi amaçlanmalıdır. Bu bireyleri yetiştirecek olan kurumlar, elbette ki plânlı bir şekilde kurgulanmış ve kendini sürekli olarak yenileyip geliştirebilecek olan yeni anlayışlarla donanmış geliştirilmiş eğitim kurumlarıdır.

Küreselleşmenin eğitim sistemlerinde büyük değişimlere yol açtığı bilinmekte ve daha da açacağı beklenmektedir. Ancak, bu değişimlerden hiç biri, ülkeleri ve toplumları, gelişmiş ve daha küreselleşmiş ülkelere entegre etmek ve o ülkelerin güdümüne sokmak için yeterli gerekçeler oluşturamaz. Bunun yanında, eğitim programlarını geliştirme ve yeni eğitim uygulamalarını öngören modeller oluşturmada, gelişmiş ve küreselleşmiş diğer ülkelerden yararlanmak da yadsınmamalıdır.
Bu haber 83 defa okunmuştur

:

:

:

: