Genellikle 20 Temmuz’larda oldukça kalabalık bir protokol olurdu Kıbrıs’ın kuzeyinde dünü yaşamadan önce. Hem ülkemizden, hem Türkiye’den hem de diğer uluslar arası toplumdan katılımcılar olurdu Sayın Rauf Raif Denktaş’ın kurucu Cumhurbaşkanlığını yaptığı ancak dünyanın tanımadığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde. Ancak sanırım ilk kez bu kadar geniş bir protokole ev sahipliği yapıyor Kıbrıs’ın kuzeyi.
Bundan öncekilerden en büyük farkı Sayın Rauf Raif Denktaş’ın aramızda olmayışı ve onun naşının önünden tüm devlet erkanının ve adamızda bulunan tüm uluslar arası protokolün geçmiş olmasıdır. Böylesi bir geniş protokole Türkiye’de dahi rastlamak pek olanaklı olmasa gerek. Aynı fotoğraf karesine ve TV ekranlarına bu kadar yoğun bir katılımı sığdırmak belki de ancak Sayın Rauf Raif Denktaş gibi neredeyse gerek Kıbrıs’ta son 64 yıla damgasını vuran ve Kıbrıs politikaları ile Türkiye’yi de etkisi altına alan ve sonra da Türkiye’nin Kıbrıs politikalarından doğrudan etkilenen bir lidere nasip olabilirdi.
Belki de Annan planına kadar Türkiye’nin Kıbrıs politikalarını doğrudan etkileyen Sayın Rauf Raif Denktaş’ın bizatihi kendisiyken, öylesine etkin bir politika izliyordu ki bu politikalar sonradan Türkiye’nin Kıbrıs politikaları olarak Kıbrıs’a aktarılıyor ve Sayın Denktaş da bu politikaları Kıbrıslı Türklere Türkiye’nin Kıbrıs politikaları olarak sunuyordu. Değil mi ki hemen her dönemde Türkiye ile aynı sesi çıkarabiliyor, aynı yolu yürüyor ve giderek Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğu algı ve kabulü güçleniyordu, hem Kıbrıs ve Türkiye’de hem de uluslar arası toplumda. Belki de ilk kez Annan Planı döneminde ve referandumda ayrı düşmüştü Sayın Rauf Raif Denktaş ile Türkiye hükümetinin bakış açıları ve vizyonları. Ve belki de bu yüzden 2005 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını koymamış ve çekilmişti aktif siyaset yaşamından ve resmi devlet görevlerinden.
Kıbrıslı Türk kimliğini hiçbir dönem kabul etmeyen, Kıbrıslı Türk yerine Kıbrıs Türkü ya da Kıbrıs’ta yaşayan Türkler demeyi siyaset bilen ancak Kıbrıslı Türk kimliğinin tüm karakteristik özelliklerini kendi üzerinde sınırsızca taşıyan Sayın Rauf Raif Denktaş dün ebedi istirahatkahına uğurlandı Lefkoşa’da Cumhuriyet Parkında.
1948 yılında bir İngiliz kolonisi iken Kıbrıs, Sayın Rauf Raif Denktaş aktif siyaset sahnesindeki yerini ve Kıbrıslı Türkler’in liderliği yolundaki pozisyonunu alıyordu Dr. Fazıl Küçük’ün yanında. 1959-1960 Zürih ve Londra zirveleri ile varılan antlaşmalar neticesinde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin antlaşmalardaki Kıbrıslı Türk görüşmecisiydi Sayın Rauf Raif Denktaş. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde de devam eden liderlik yürüyüşü 1973 yılında kendisini Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muavinliği’ne taşıyordu. 1974 yılında Kıbrıs’ta yaşanan olayların ardından 1975 yılında adada gerçekleşen nüfus mübadelesinin altında da Sayın Rauf Raif Denktaş’ın imzası vardı. Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi başkanlığı, Kıbrıs Türk Federe Devleti Devlet Başkanlığı görevlerini de yürüten Sayın Rauf Raif Denktaş 15 Kasım 1883 yılında ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı da oldu.
1977-1979 doruk antlaşmaları ile kabul edilen 2 bölgeli, 2 toplumlu Federal Kıbrıs olgusu ile bugün dahi 2 toplum arasında süren müzakere sürecinin temel amacını belirleyenler arasında olan Sayın Rauf Raif Denktaş Kıbrıslı Türkler’e egemenlik ve kendi kendini yönetme mücadelesinin öneminin harçlarını koyanların başında yer almaktadır. Nasıl ki kendi yaşamı içerisinde 5 farklı devlet yönetiminde Kıbrıslı Türklerin varlığı devam etmiştir; nasıl ki aslolan Kıbrıslı Türklerin varlığını ileriye taşımak ve özgürlük mücadelesi ise, Kıbrıslı Türkler de egemenlik, özgürlük, kendi kendini yönetme ve barış mücadelesinde ebediyen var olacak ve Kıbrıslı Türk varlığını egemence geleceğe taşıyacaktır.