2011 yılında narenciyenin ülke ekonomisine yarattığı en temel katma değerler aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi giderler ve gelirler bilgilerini içermektedir:

Tablodan görüldüğü gibi narenciye üreticilerinin gelirlerdeki oranı %9 gibi oldukça düşük kalmaktadır. Bu da demektir ki narenciye üreticilerine, üretim ve satışların neticesinde ortaya çıkan gelirin dağıtımında yansıyan katma değer oldukça yetersiz kalmaktadır. Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere üreticinin payına düşen 10 000 000 TL’ye ilaveten doğrudan gelir desteği olarak ayrıca 5 500 000 TL ödenmektedir ki toplamda ulaşılan meblağ 15 500 000 TL olarak yine de oldukça düşüktür.
Bir karşılaştırmalı örnek olarak hemen hemen tamamı Türkiye’den gelen ihracatçıya düşen payın 22 400 000 TL olduğunu ve bu oranın toplamdaki payının %20 olduğunu düşünürsek-diğer bir deyişle de bu katma değerden üreticiye düşen payın 2 katı olmaktadır ihracatçının payı-, ayrıca ihracatçıya bu değerin üzerine ihracat teşvik primi olarak da verilen yaklaşık 16 000 000 TL eklendiği takdirde ihracatçı payı toplamda 38 400 000 TL oluyor ki bu da üreticinin doğrudan gelir desteğiyle birlikte oluşan 15 550 000 TL’sinin 2-3 katına gelmektedir. Elbette ki ihracatçının kazandığı miktarın sorgulanması amacını taşımamaktadır bu yazı ancak esas olan üreticinin payının artırılması ve maliyet fiyatlarının üzerinde bir gelir elde ederek narenciye üretiminin devamı ise bu miktarlar durumun hiç de buna hizmet etmediğinin bir göstergesi olmaktadır. Burada hükümete düşen görev üreticinin gelirlerinin artırılmasına katkı koymak olmalıdır.
Bir başka açıdan üreticinin ürününü alırken daha iyi bir fiyat vermesi ve ihracat yapması amacı ile ihracatçıya verilen teşvik primleri açısından analiz yapılırsa; devlet 2011 yılında ton başına ihracatçıya 130 dolar öderken bu yıl bu ton başına 125 dolar vermiştir ancak geçtiğimiz yılın dolar karşılığı yaklaşık 1.350 TL iken bu yıl 1.870 olmuştur ( buna göre geçtiğimiz yıl ton başına 175.5 TL alırken ihracatçı teşvik primi olarak bu yıl 233.75 TL alacaktır). Bu da demektir ki geçtiğimiz yıla göre ihracatçı ton başına 58.25 TL daha fazla bir ihracat teşvik primi alacaktır ancak görünen o ki bu durum üreticinin gelirlerine yansımayacaktır. Şöyle ki, bundan 5 yıl önce dönüm başı maliyet üreticiye 500 TL iken şimdi ise bu 2000 TL olmuştur. Yani dönüm başı maliyet 5 yıl önceye göre tam 4 kat artmıştır. Peki bu maliyet artışı karşısında devletin üreticiye verdiği doğrudan gelir desteği de acaba 4 kat artmış mıdır diye sormak gerekiyor yetkililere? Ne gezer! 5 yıl önce doğrudan gelir desteği dönüm başına 160 TL iken şu anda da 160 TL olarak devam etmektedir. Yani üretici günden güne daha da zor koşullarda üretim yapmakta ve sürdürülebilir bir sistemden uzaklaştırılmaktadır.
Peki ne olmalı ki en azından ihracatçıya verilen ihracat teşvik primi üreticiye de yansısın? Üreticiler diyor ki, Cypruvex Valenciada ton başına 350 TL fiyat açıklarsa, ihracatçı doğal olarak 400 TL’nin üzerinde bir fiyat vermek durumunda kalacağından ihracat teşvik primi de dolaylı olarak amacına hizmet edip üreticiye de yansımış olacak ve maliyetler bir miktar olsun kompanse edilecek. Üstelik böylesi bir durumda üretici tarafından elde edilecek gelir gerek özelde Güzelyurt’ta genelde de Kuzey Kıbrıs’ta katma değer yaratabilecek, ayrıca üreticiler de narenciye sektöründe daha sürdürülebilir bir üretim yapabilme olasılığını yakalayabileceklerdir. Bilindiği üzere ülkemizin en verimli toprakları %2.5 civarındadır ve bunun da %90 kadarı Güzelyurt’ta bulunmaktadır ancak narenciye sektöründe yaşanan sıkıntılardan ve plansız imar politikalarından dolayı bu toprak kalitesi değerli yeşil bölgemizde bahçeler bir bir kesilmeye ve yerine apartmanlar yapılmaya başlamıştır ki bu uzun dönemde ülkemiz için büyük bir sorun teşkil edecektir. Halbuki konut yapılacak bölge geçtiğimiz hükümet döneminde ODTÜ-Akdeniz bölgesi arasında belirlenmiş ve alt yapısı da hazırlanmaya başlamıştı. UBP hükümeti döneminde uygulanan plansız ve vizyonsuz politikalar nedeniyle hem narenciye üreticileri mağdur edilmekte hem de bölge halkı giderek kan kaybetmektedir toprakları ile birlikte…
Burada hükümete düşen görev Cypruvex’in açıklayacağı fiyatı üreticinin gelirlerinin artması ve Güzelyurt yöresinin katma değerinin yükselmesi için üreticilerin lehine düzenlemesi olmalıdır. Yok eğer açıklanacak fiyat 260-270 TL civarlarında olacaksa bu narenciye üreticilerine büyük bir darbe olacaktır.