BİLGİ
Araba kullanmayı bilmeyen birine, araba kullanmaya dair bilgi verirseniz, bu bilgi sizde saklı kalır; ancak ona arabanızı verirseniz, araba artık sizin değildir.
Verdiğiniz halde sizde kalan bir şeyin, en nihayetinde sihirli ve tarifsiz bir lütuf olması gerekmez mi?
GEN
Evrimin muhafaza ederek aktardığı genler, genotipler ve gen havuzlarından bahsediyorsanız; fiziksel, nesnel bir gerçeklikten değil; bilgiden, örüntülerden söz ediyorsunuzdur.
Gen, sadece bir tür 'sibernetik soyutlama'dan, nesilden nesile mucizevi bir biçimde aktarılan bir mesajdan ibarettir.
KÜLTÜR
Kültür de biyolojinin bir parçası olarak kabul edilmektedir...
Günümüzde kültür, yaygın biçimde, toplumsal olarak öğrenilen bilgi olarak kabul edilip, evrimin ihtiyaç duyduğu üç özelliği de -değişim, kalıtım ve seçilim- gösterdiğine göre; kültür de ancak Darwinci yöntemlerle analiz edilebilir.
Kültür, insanın uyum sağlamasının kendisidir ve insan beyninin büyük bir kısmı, kültürü ifade etmek üzere evrilmiştir.
SORGULANMAYAN HAYAT, HAYAT DEĞİLDİR
İngiliz filozof A.C. Grayling şöyle der:
'felsefe tarihindeki çok çok önemli bir an, Sokrates'in 'sorgulanmayan hayat, hayat değildir' diye ifade ettiği andır.
Hayatınız üzerine düşünmez, onu dikkate almazsanız, yaşam boyunca kazandığınız değerleri seçemezsiniz; o zaman başkalarının seçimlerine göre yaşayacaksınız demektir.
Gelen geçenin tekme attığı bir futbol topuna benzeyeceksiniz, çünkü bir şey seçmediniz ve yaşamınızı bu hedeflere yönlendirmediniz.”
KAVRAYIŞ
Demek istediğim şudur ki;
Bilgi, insanın en çok kendi evrilmesine lâzım; evrilmemizi sağlayacak düşünceler, yaşam pratikleri, daha makul ve daha “doğru” olana evrilmemizi hızlandırır.
Veriye, malûmata sahip olmakla, bunu yararlı hale getirebileceğiniz bilgi birikimine dönüştürmek arasında çok büyük farklılıklar vardır.
Önem arz eden şeylere açıklık getiren, kavrayış da denilen önemli bir adım var...
TASARIM
Dünya vatandaşı olmak, değerli şeyleri tanımayı, ve bu değerlerin peşinde, eleştirel bir şekilde düşünmeyi gerektirir.
Bilginin doğasına özgü bir diğer avantaj da, hesaplama gücünün sürekli olarak geliştirilebilmesidir. Tasarladığınız bilgisayarı, daha iyisini tasarlamak için, sonsuza dek kullanabilirsiniz.
Unutmamamız gerekir ki, bir bebek, bilindik bir mizaç, veya hayat boyu tekrarlanacak belli birtakım davranış rutinleriyle değil, esneklik ve potansiyel ile doğar.
YENİ DÜZEN
Marx 11. tezinde şunu öne sürer:
'Dünyayı yeteri kadar anladık,şimdi onu değiştirmemiz lâzım…'
Marx ne için, birçok şeyi maddeye ve ekonomiye indirgiyor peki?
Çünkü, paranın sıradan bir kağıt parçası olduğunu bilseniz bile, bu para düzeninden kendinizi kurtaramazsınız; onun düzenine uymak zorundasınızdır.
Peki ne yapmamız gerekiyor?
Önce bu düzenin dışına çıkmamız, sonra da kendi düzenimizi kurmak için fikir örgütlememiz lazımdır...
Düzen kurmak isteyen, bulunduğu düzenin dışına çıkar...
...Ve yeni bir düzen kurmaya çalışır...