Turnusol kağıdı

BİRŞEYLER DÖNDÜRÜLÜYOR! Müzakere süreci “torpilleniyor”! Özelleştirme çalışmaları artarak devam ediyor! Öz değerlerimiz, kurumlarımız ya ortadan kaldırılıyor ya da bir bir el değiştiriyor!

BİRŞEYLER DÖNDÜRÜLÜYOR!

Müzakere süreci “torpilleniyor”!

Özelleştirme çalışmaları artarak devam ediyor!

Öz değerlerimiz, kurumlarımız ya ortadan kaldırılıyor ya da bir bir el değiştiriyor!


Ülkemizde tam manası ile bir çevre felaketi yaşanıyor, kıyılarımız dolum tesisleri için yok edilmeye çalışılıyor, ülke neredeyse bir çöplük haline dönüştürülüyor!

Siyasi oy hesapları uğruna harcanan Lefkoşa ve Lefke başta olmak üzere birçok yerel yönetim patır patır dökülüyor! Lefkoşa belediyesi şimdi de UBP kurultayına malzeme yapılmaya çalışılırken, Lefkoşa belediyesi çalışanları tam 65 gündür maaş alamıyor!

İş insanlarımız birer birer ülke dışından yani Türkiye’den getirilen sermaye karşısında rekabet edemez duruma getiriliyor!

Esnaf ve zanaatkarlar üzerinde çeşitli oyunlar oynanıyor!

Eğitim sistemimiz artık giderek TC eğitim sisteminin tamamen aynısı oluyor!

Ekonomi can çekişiyor, insanlar geçimlerini sürdüremiyor, işssizlik aldı başını gidiyor, esnaf siftah yapamıyor, daraldıkça daralıyor piyasalar ama gerek KKTC Maliye Bakanı gerekse de bazı TC Bakanları KKTC ekonomisinin çok iyi olduğunu hatta “uçtuğunu” söyleyebiliyorlar!

Gerçekten de toplumsal değerlerimizle birlikte geleceğimiz oldukça tehdit altında diyebileceğimiz gelişmeler yaşanıyor ama KKTC hükümetinin yani UBP hükümetinin en ufacık bir kaygı yaşadığı ve icraat yaptığı da gözlenmiyor!

Müthiş bir kaos ortamı yani yaşanan sürecin getirdikleri!


KAOS

Nasıl kaotik olmasın ki?...

Kıbrıs’ta bir şeyler olup bitiyor...Birşeyler döndürülüyor kapalı kapılar arkasında!...Bu belki ilk değil, ancak Kıbrıslı Türkler için iyi şeyler olmadığı da sezinleniyor, hissediliyor ve yaşantılarla görülüyor. Bir kaos var, durum oldukça kaotik gibi...

En genelde geleneksel medya kuruluşları ve internet bizi Kıbrıs’taki gelişmelerden, verilen demeçlerden, olan biten gelişmelerden mümkün olabildiğince haberdar ediyor ve yorumları da paylaşıyor. Biz de böylece mâlûmat sâhibi oluyoruz! Olup bitenler hakkında her birimiz kendi entellektüel kapasitelerimiz, duygularımız, öngörülerimiz ve diğer şartlı reflekslerimizle birtakım değerlendirmeler yapıyoruz; bunları da paylaşıyoruz çeşitli ortamlarda birbirimizle.

İyi de, bilgi kaynaklarımız yeterli mi? Sadece birilerinin bize verilmesini uygun gördükleri bilgilere mi ulaşabilmekteyiz yoksa her türlü mâlûmat emrimize amade mi? Yoksa işin içinde başka ulus-ötesi dalavereler mi var? Hatta uluslar arası ortak dalavereler mi döndürülüyor asgari çıkarlarını koruyarak her bir ulus-ötesi ülke tarafından?





KİMİLERİNİN B-PLANLARI!
19 Nisan 2009 seçimlerine kadar Recep Tayyip Erdoğan’ı aşağılayan ve kötüleyen bazı iktidar bloku mensubu siyasî organlar şimdi övgüler düzüp yağlar çekiyor; hangisine inanalım?

Kimliğimizi ve varoluşumuzu ortadan kaldırmak için adım adım ve alenen uygulanan plânları görüp “sırada Kıbrıs’ın B planı var” diyenler mi gerçeği söylüyor, yoksa “böyle düşünenler Rumcu paranoyaklardır ve ahmaktırlar” demeye getirerek hakaretâmiz “e-mailler” yollayan, Kıbrıslı Türklük’ten bahsetmeyi “şovence ve uygarlık dışı” olarak niteleyip, ona “Türkümtrak ve dinleri zayıf hatta dinsiz şeklinde hakaretlerle sövmeyi “entellik” belleyenler mi hakikate daha yakın?


HAKİKAT
Uzun ve düz bir yolun iki ucunda duran aynı ebatlardaki gözlemciler şunu görürler: Öbür uçtaki gözlemciye doğru yol gittikçe daralıyor ve onun boyu da kısacık. İkisinin de gerçeği aynıdır ama 180 derece tenâkuz içerisindedirler.

Peki, bu durumda hakikât nedir? Elbette ki yolun düz ve hep aynı boyutlarda, iki gözlemcinin de aynı ebatlarda olduğu…

İyi, güzel de…

Hakikâti gerçekten ayırt ettirecek turnusol kâğıdı nerede?

Yoksa, yok mu! sevgili okurlar?

Varsa nerede? Neden ortaya çıkarıl(a)mıyor?

Kim engel bu duruma? Dıştan mı engeller var, yoksa içten mi? Anlaşmalı engeller mi konuyor önümüze yoksa?! Nasıl çözülecek bu durum? Turnusol kâğıdı ne zaman ortaya çıkarılıp da hakikat gözle görünür hale getirilecek?

EKMEĞİ KANLA KATRANLA YEMEK!

Bu kaotik durumlar yaşanırken bir de “kanla aldık masada vermeyiz” diyenler mi istersiniz, yoksa Kıbrıs Türk Yuırdudur ve öyle kalacaktır diyenler mi sormayın!


Özellikle ırkçılığa varan politikalar ve tutumlar geliştiriliyor ülkemizin bu tür uygulamalara alışık olmayan insanları arasında ve şoven düşüncelerle kan üstünden kendinin diğerinden daha değerli olduğunu düşünenlere dönük politikalar alttan alta besleniyor!

İnsanlar işssiz bırakılıyor siyasi düşüncelerine bakılarak ve siyasi yakındaşlıklar öne çıkarılarak dağıtılıyor işssiz bırakılanların işleri!. Oysa biliniyor ki elin ekmeği kanla katranla yenir”; yiyebilene aşkolsun.
Bu haber 116 defa okunmuştur

:

:

:

: