Kimdir be bunlar?

BAHARI BEKLEMEK! Son on yıllarda toplumun içine sindirerek, yaratılan ve yaşatıldığımız bu bozuk ve köksüz düzenden kurtulmak ve dünyayla bağlanıp gerçek anlamda bir çağdaş yaşama merhaba diyebilmek için, onbinlerce insane tek yürek tek vizyon doğrultusunda tek ses vererek Annan Planı ile çözüme ve barışa evet demesinin ardından yeniden umutsuzluğa, edilgenliğe, çaresizliğe itildi, dünyaya küstü ve kabuğuna çekildi!..

BAHARI BEKLEMEK!
Son on yıllarda toplumun içine sindirerek, yaratılan ve yaşatıldığımız bu bozuk ve köksüz düzenden kurtulmak ve dünyayla bağlanıp gerçek anlamda bir çağdaş yaşama merhaba diyebilmek için, onbinlerce insane tek yürek tek vizyon doğrultusunda tek ses vererek Annan Planı ile çözüme ve barışa evet demesinin ardından yeniden umutsuzluğa, edilgenliğe, çaresizliğe itildi, dünyaya küstü ve kabuğuna çekildi!..
Bir başka baharı mı bekliyor yoksa bireysel kurtuluşlara mı yöneldi; bireysel kurtuluş çabalarının hepimizi başta toplumsal değerlerden, ardından da bireysel olanaklardan yoksun bırakacağının farkındalığında hem de!..

BESTE YAPMAK
Öyleyse düşünen insanlarımızın önündeki en büyük görev, toplumsal kurtuluş yoluna tekrardan gireceğimiz, ezber bozan projeler üretmek olmalıdır...
Bu konuda çözüm, barış ve toplumsal varlığımızın ilerletilip dünyayla bağlanmamızı isteyen siyasal partilere ve sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşmektedir...

Yaptığımız ve yapmayı tasarladığımız işleri toplumla paylaşmak istiyorsak, ilk olarak bizim etkilemek istediğimiz toplumun gerçek anlamda nasıl etkilendiğini bilmemiz, daha sonra da toplumdan edindiğimiz stratejiyi en iyi şekilde yorumlamamız gerekir...


Beste yapmak gibi bir şeyden söz ediyorum...

Her kesimden ve her kuşaktan insanın sevebileceği, enstrümental zenginliği ve kulağa hoş gelen, bir melodisi olan bir beste...

Kimyası, canın enerjisi, samimiyeti olan;

Bir başka ve yürekten hissedilir olan, akıcı ve akılda kalıcı, sözlerini söylerken herkesin bize katılıp, eşlik edeceği bir melodi...

OYUN DAHA BİTMEDİ!
Bu süreci ise kompozisyon dediğimiz görsel bütünlüğü sağlayan kavramı doğru kullanmakla başarabiliriz.

Disiplinli bir şef, çok iyi müzisyenler, solistler ve bestekârlarla bir arada çalışarak...

Zalimliği, zorbalığı, kan emiciliği, kural ve insan tanımazlığı memleketimize sokacak kadar gözü dönmüş bu “emir yumurcakları sürüsüne”:

“Oyun daha bitmedi, şişman kadın şarkısını söylemeden perde kapanmaz” diyebilmek için...

Bizim daha iyi yaşam koşullarına ve onurlu bir toplum duruşuna sahip bir yaşam sürdürebilmemiz için, kendi rüyalarını feda etmişleri onore edebilmek için...

“KİMDİR BE BUNLAR” DİYEBİLMEK...
Biliyor musunuz?
Kendisi ile ben lise çağlarındayken Çayırova köyünde defalarca görüp konuştuğum, ancak bizzat daha yakından tanıyamadığım, oturup içini ve beynini okuyamadığım, birer kadeh tokuşturup içki sofrasında muhabbet edemediğim, projelerini doğrudan kendi ağzından dinleyemediğim için üzüldüğüm insanlardan biri de Naci Talat’tır...

Biliyorum, belki kimileri için söylediği sözlerinden dolayı haz etmiyenleri ve hazmedemeyenleri çoktu, yahut onu kınayanlar da olabilir belki de, fakat benim de birçok yurtsever Kıbrıslı gibi kafama kazıdığım ve bugünlerde avazım çıktığı kadar bağıra bağıra söylemek ihtiyacını duyduğum sözlerinden bir tanesi var ki o da şudur:

“KİMDİR BE BUNLAR”.

Bu haber 232 defa okunmuştur
  • BASINI .. m.zeki  londra - 18.06.2012 KIMDIR BE BUNLAR,BASINIZ KUMDA SOKULUYSA,SOSYALISTIM DEYIP KAPITALISTIN YAPMADIGINI YAPARSANIZ TABII KI KIMSEYI TANIMAZSINIZ.BIRAKIN RANT PESINDE KOSMAYI DA HALKI GORUN..

:

:

:

: