İnsanca yaşamak

Friedrich Wilhelm Nietzsche der ki: “Hayatını tekrar tekrar aynı hayatı yaşayacakmışsın gibi yaşa.

Friedrich Wilhelm Nietzsche der ki:

“Hayatını tekrar tekrar aynı hayatı yaşayacakmışsın gibi yaşa. İstemediğin bir durumla karşı karşıya kalmışsan ve buna boyun eğiyorsan, diğer hayatlarında da aynı şeye boyun eğeceğini düşünerek, sen en güzeli boyun eğme, bu böyle gitmez; bir şeyi çok mu istiyorsun, ama buna cesaret edemiyor musun? Diğer hayatlarında da bu şeyi çok isteyip hiç bir zaman cesaret etmediğin için ulaşamayacaksın, o yüzden sen en güzeli aş kendini, yap yapmak istediğini ki sonunda en mutlu şekilde yaşayabileceğin bir kısır döngü oluşturabilmiş ol.”


RAKİP FİKİRLER ÜRETMELİYİZ

Ekonomide kamu ve özel sektörün yanına bir de 'halk sektörü'ü koymamız elzemdir.
'Halk Sektörü'nün girişimcisi ve sermayedarı halktır.
Dolayısyla bu pazarlıkta isteyen bellidir, ama karşısında elini cebine götürecek 'diğer taraf' yoktur.

Bu pazarlıkta Hükümet, karşı taraf olamaz.

Çünkü Hükümetin koruyacağı 'kendi menfaati' diye bir şey yoktur.

Hükümet halkın menfaatini korumakla mükelleftir ve halk iradesini bunun için ödünç almıştır halkın oyları ile...

Amaç özelleştirmelerdeki gibi, devletin ihyası için, devletçiliğin ve çalışanlarının tasfiyesi değildir.

Bunun yolu da kötü kuralları değiştirecek rakip fikirler üretmekten geçmektedir.

Bir liderin elinde, çözüm üzerine üç kapı olması (kamu ve özel sektörün yanında güçlü bir halk sektörü), tüm evinizin aydınlığı için önemli bir etkendir.


KİŞİNİN DEĞERİ ARADIĞI ŞEYDİR

Evrim desenlerde inşa edilir. Hammaddelerini de bu desenlerden sağlar. Neyin işe yarayıp yaramadığını tecrübe eder; tutan şeyleri alır ve bunun üzerine inşa eder.

Her birimiz yaşamlarımız süresince çeşitli olay ve kişiler vasıtası ile, yaşamlarımızın bazı dönemlerinde, istesek de istemesek de, değişimden gizlenemeyiz, kaçamayız.

Bu buluşmayı önlemek imkansızdır, bu yüzden esas önemli olan:
değişimin ustası mı yoksa kurbanı mı olacağımızdır.

Kişinin değeri aradığı şeydir!

Usta olmak isterseniz yaratıcı olacaksınız, kendi iyi kurallarınızı geliştireceksiniz.

Kurban olmayı seçtiyseniz zaten, yaratıcılığa ve hatta düşünmeye de gerek yok...sadece nefes alıp vermeniz ve kaderinize rıza göstermeniz yeter de artar bile. Hatta kaderinize rıza göstermeyip ağlayıp sızlasanız da kurban olmanızı değiştirmeyecektir son pişmanlıklarınız, eğer önceden bu durumu seçmişseniz...

Yani kişinin değeri aradığı şeyde gizliyse eğer, toplumun da değeri bireylerin ortalama değerinden farklı olamaz...


KARAR SİZİNDİR

Peki ne istiyoruz allah aşkına insanca bir yaşamdan ve özgürce yaşamaktan başka. Bu değil midir işin esas özü? İnsan olmak...

İnsan olmaksa işin özü ve değeri, bir dünya insanı gibi yaşamaksa hedef, diyeceğim şu ki tüm bu yazdıklarımızı da damıtarak;

Bizim soframızda da en değerli şey ekmektir değerli yurttaşlarım; öyle değil mi? Ve bu en değerli şey olan ekmeği üreterek, bölüşerek yaşayabilmek...

Yoksa alırlar ekmeğimizi elimizden eğer sahip çıkamazsak üretmeye. Toplumsal değerlerimize ve varlıklarımıza da sahip çıkamazsak, gün gelir misafir olarak bile basamayız kendi toprağımıza...

Öyleyse karar sizindir, hepimizindir sevgili yurttaşlarım:
usta mı kurban mı olmak istiyoruz bu alemde?
Bu haber 81 defa okunmuştur

:

:

:

: