Hasat vakti

Neredeyse bütün ömrümüzü, kahvedeki telveye bakıp Kıbrıs Sorunu ne olacak, geleceğimiz nereye doğru yol alacak sorularına cevap arayarak devirdik...

FOREVER & EVER

Neredeyse bütün ömrümüzü, kahvedeki telveye bakıp Kıbrıs Sorunu ne olacak, geleceğimiz nereye doğru yol alacak sorularına cevap arayarak devirdik...

Ve maâlesef ülkemizi Barış, Federal çözüm ve Kıbrıslı Türkler'in kendi kendini yönetmesi hususlarında hiç de halkın gerçek beklentileri ile örtüşmeyen 'forever & ever' figürlere, iç bunaltıcı bir popülizme yuvarlama şansı verdik...

GELECEĞİMİZİ KURTARMAK ADINA

38 yıldır Kıbrıs Türk Toplumuna ' 'AnadoluTipi Akıl' hepimize yeter' mesajları ve 'Kıbrıslı Türkler yalnız başlarına bir hiçtir' 'paranoyası' pompalandı;

Baştan sona hurâfe, gayrı ilmî ve hatta gayrı hukukî malûmatlarla, artık canlarımızın, cânanlarımızın da geleceği en son aşama mahiyetinde tehdit altına girince...;

Ben de, birçok yurtseverin yaptığı ve yapması gerektiği gibi, herşeyi bir tarafa bırakarak; 'zaman ezeli; dünyâ fanidir, geçicidir ama; burada, kendi yurdumuzda, halkımızın yararına ve geleceğimizi kurtarmak adına yapılması gereken önemli işler pek çoktur' diyerek, verdiğimiz mücadelenin daha somut önerilere dönüşmesi gerektiğine olan inancımla, her zamankinden daha da fazla çalışmaya başladım...


CTP'nin MİSYONU

CTP'nin 'Yarını' toplayabilecek tek parti olduğuna yürekten de beyinden de inanıyorum. Bunun için de CTP'yi ve toplumu ehline, liyâkati olana emânet etmenin elzem olduğunu düşünüyorum...
Çünkü; CTP eğer böyle bir parti hâline gelemezse (ben tüm engel ve olumsuz koşulları aşarak CTP'nin bunu başaracağına inanıyorum), toplum, sürdürülen ve artarak sürdürülmesi gereken var oluş ve var oluşumuzu ileriye taşıma mücadelesi yolunda çok önemli bir rehberden mahrum olarak, ya da yeterince faydalanamadan yola devam edecek demektir.


ÇAĞRI...

Ben kalbimin derinliklerinde bir çağrı hissediyorum... “Keskin”...'İsyankar'...'İnançlı'...
İşte size böyle bir içgüdü ile yazmayı sürdürüyorum.

Ortak akıl ve emek için yazıyorum...

CTP'nin diliyle söyleyip, çeşitli olanaksızlıklar, statükonun presi ve konjonktürel sorunlar nedeniyle, geçmiş süreçte kendi eliyle yeterince yapamadığını yapabilecek projeler üretebilmesi ve bu projelerin halkımızca sahiplenilmesine bir nebzecik de olsa katkım olsun diye yazıyorum...

CTP'nin, Kıbrıs Türk Toplumu üzerinde yıllardır oynanan bu kötü kurallı oyunun kurallarını değiştirebilecek bir yönetime ve projelere sâhip olabilmesi ve üretim sürecini maliyetsiz değiştirebilecek gücü (beyin gücünü), üretim faktörü haline sokabilmesi için yazıyorum...

CTP'nin gelecek iktidarında halkın omuzlarından devletin ve hükümetin yükünü alabilmesi için yazıyorum görüş ve düşüncelerimi...

Ve işte o zaman halk kendisi üretecektir çözümlerini...kötü kuralları iyi kurallara birlikte çevireceğiz...ve halk olarak sektörlerimizin peşkeş sektörü olmasının önüne geçecek halk sektörlerini hep birlikte hayata geçireceğiz...

Toplumun ürettiği stratejileri göz önünde bulundurarak, tehdit altında olan sektörlerimize (telefon, elektrik, kooperatif vb.) bir çözüm olarak, her alanı hep birden detaylı düzenleme yerine, strateji ve perspektif kullanarak, toplumsal diyalog ve katılımcılığı güçlendirecek 3. söktörün, yani halk sektörünün yaratılabilmesi ve kurulabilmesine katkı olsun diye yazıyorum...


CTP EMEĞİN ve VİCDANIN PARTİSİDİR...

Tüm bunların gerçekleşebilmesi içinse;...

Birlik gereklidir. Ama herhangi bir birlik değil, yeniden yapılanma temelinde bir birlik gereklidir. Sil baştan bir birlik ve yapı gereklidir. O yüzden, CTP içerisindeki devinim, toplumsal geleceğimizin kurtarılması adına şarttır...

Çünkü;

CTP Emeğin Başkenti’dir...

CTP toplumsal vicdanın kalbidir...

CTP insan onurunun ve aklın sesidir...


ADAM OLMAK!

Adam olmak, “emek” ister. Bu çok meşakkâtli bir süreçtir. Alıştırılmaya çalışıldığımız insan tipinden çok farklı bir duruştur bu...

Benim ve benimle benzer kaygılarla düşünenler için 'Adam olmak' denildiğinde, insani değerler öne çıkar; mevki, makam, mal, mülk ve para sahibi olmak anlamına gelmez adam olmak...

Çünkü, adam olmak zor bir iştir...

Hele de bu çarpık ve kötü kurallı düzen içerisinde, adam gibi adam kalabilmek çok daha zordur...

Çünkü bu; yalan yere 'adam' sayılan adamlarlardan, hem kendinizi, hem çevrenizi ve hem de ülkenizi korumayı gerektirir.

Bu memleket ve toplum, toplumun ihtiyaç duyduğu adam gibi adamlar sayesinde, çağdaş medeniyete ulaşacaktır. Ben buna inanıyorum...

Şu veya bu partili olmak, adam gibi adam olmanın önünde bir engel kesinlikle değildir...


ÖNEMLİ OLAN...

Önemli olan; Ortak değerler için, ortak akıl yolu ile, toplumsal olabilmektir adam gibi adam olabilmenin ilk şartı....

Bizim de misyonumuz, bu farkındalığın gün ışığına çıkmasını hızlandırmaktan ibarettir, hepsi bu...

Bu işi kimin yapacağı değildir önemli olan;

Önemli olan; Kıbrıs Türk Toplumunun içerisine düşürüldüğü bu kötü durumdan kurtarılmasıdır...

Önemli olan; Mehmet'lerin, Ferdi'lerin, Nazım'ların, Kutlay'ların, Özkan'ların, Ömer'lerin, Sonay'ların, Fatma'ların, Canların Cananların yürekleri birleşsin, gönülleri birleşsin, akılları bir araya gelsin, nehir olsun, denizlere aksın, iktidara aksın...

Çünkü CTP'li olmak 'cici bir his'ten ibaret değildir...

Öyleyse, haydi CTP'liler; şimdi hasat vaktidir...

Bu haber 65 defa okunmuştur

:

:

:

: