İlahiyat ve külliye!

UBP, yasa tanımazlıklarına her gün bir yenisini daha ekliyor. UBP, Kıbrıs Türk Toplumu'nun en yüce organı olan Meclisimizi de by- pass ederek kendi bildiğini okumaya ısrarla devam ediyor.

UBP, yasa tanımazlıklarına her gün bir yenisini daha ekliyor.
UBP, Kıbrıs Türk Toplumu'nun en yüce organı olan Meclisimizi de by- pass ederek kendi bildiğini okumaya ısrarla devam ediyor.

Vakıflar İdaresi'nin, usullere uygun olmaya bir şekilde Haspolat'ta bulunan Vakıflar'a ait 200 dönümlük araziyi 'Külliye ve İlahiyat Koleji' yapılması için henüz daha yeni kurulmuş bir başka vakıfa yıllığı 100 TL'den 30 yıllığına kiralamış olması, bilindiği üzere KKTC Meclisi'nin oy birliği ile almış olduğu bir kararla bir Meclis Araştırma Komitesi kurulmasını gündeme getirmişti.

Mecliste kurulan bu komite çalışmalarını sürdürür ve henüz raporunu meclise sunmadan, UBP hükümetinin halk iradesinin en yüce organının görüşlerini dinlemeden sırf birilerine yaranacak diye apar topar ve yangından mal kaçırırcasına 20 Temmuz'da İlahiyat Koleji Temel Atma töreni yapması kabul edilebilecek bir tutum değildir.

Başsavcılığın Meclis Araştırma Komitesindeki görüşleri de Milli Eğitim Yasası, Yasalarımız ve hatta Anayasa'nın eşitlik ilkelerine ters düştüğünü ifade etmesine karşın, UBP hiç kimseyi dinlemeyerek, AKP'nin bazı bakanlarının emir yumurcaklığını bir şov yaparcasına sürdürmüş ve ısrarla temel atma yoluna gitmiştir.

KKTC'nin egemenliği konusunda müzakere süreçlerinde büyük bir titizlik gösterilirken, TC ve AKP ile sürdürülen ilişkilerde egemenlik olgusunu akıllarına bile getirmeyen UBP hükümeti, Kıbrıs Türk Toplumunun iradesini ve onurunu ayaklar altına almaktan en ufacık bir rahatsızlık duymamakta ve izanlı davranmamaktadırlar.

ANADOLU TİPİ AKIL HEPİMİZE YETER!

38 yıldır Kıbrıs Türk Toplumuna ' 'AnadoluTipi Akıl' hepimize yeter' mesajları ve 'Kıbrıslı Türkler yalnız başlarına bir hiçtir' 'paranoyası' pompalandı;

Baştan sona hurâfe, gayrı ilmî ve hatta gayrı hukukî malûmatlarla, UBP'nin bu taşeron politikaları ile, artık canlarımızın, cânanlarımızın da geleceği en son aşama mahiyetinde tehdit altına girmiştir...

Yaşadıklarımız, yaşadığımız süreç ve gittiğimiz yol yol değil gibi görünüyor en yalın söylemle.

Yalnız bizlerin gözlerinin gördüğü hesap değildir bu!; düşünen ve analiz yapan çoğu insan en somut ifadeyle tüm yaşananları bir cümleyle ifade edebiliyor maalesef!:

'yaşadığımız gelişmeler UBP'nin icazetli zihniyetinde sevenin sevilende yok olması sürecidir.'

TÜRKİYE'DE DİN SİYASALLŞMIŞTIR...

Türkiye'de din sınıfsal bir meseledir.
Sosyal dengesizlik dini doğal mecrasından koparip siyasallaştırmıştır.

Türkiye'deki dindar muhafazakar kitlenin hayat şartları, KKTC'nin refah seviyesinde olsa, bu kişiler inançlarını kültürel bir anlayışla mı yoksa siyasal bir anlayışla mı izah ederlerdi?

İşte Kıbrıs Türkü'nün inanç anlayışındaki fark buradadır. Kültürel bir anlayışla dini izah edebiliyor Kıbrıslı Türkler.

İşte tam da bu nedenlerledir ki, son dönemlerde Kıbrıslı Türklerde yaratılmaya çalışılan sosyal dengesizlikler, kültürel mirasımıza on yıllardır uygulanan asimilasyonist politikalar, Kıbrıslı Türkleri ekonomik olarak çökertme programları, özelleştirme ve peşkeş ekonomisi tam da Kıbrıslı Türklerin hayat şartlarının aşağıya çekilmesi ve zorlaştırılması ile dinin doğal mecrasından ve kültürel bağlarından kopartılıp siyasallaştırılmasından başka bir şey değildir...

Yarın tüm yasal durumlara ters ve vicdanları rahatsız eder bir biçimde 'İlahiyat Koleji ve Külliye'nin temel atma töreni tam da bu siyasal emellerin bir eseridir UBP'nin halktan tamamen kopmuş politikaları ile birlikte.

YAPMAK İSTEDİĞİNİ YAP!

Bu bağlamda toplumsal ve kültürel değerlerimize sahip çıkarak ve ekonomik özgürlüğümüzü kazanarak siyasal özgür olabilir, dinin siyasallaşmasının da önüne geçebiliriz...

Gelin, Nietzsche'nin şu oldukça önemli ve öğretici sözleriyle bitirelim bu yazıyı bugün ve aylardır bu köşede paylaştığımız 3'üncü sektör ya da bizim deyişimizle Halk Sektörü ütopyamıza bir anlam daha katalım KIbrıslı Türkler olarak:

'Hayatını tekrar tekrar aynı hayatı yaşayacakmışsın gibi yaşa. İstemediğin bir durumla karşı karşıya kalmışsan ve buna boyun eğiyorsan, diğer hayatlarında da aynı şeye boyun eğeceğini düşünerek, sen en güzeli boyun eğme, bu böyle gitmez; bir şeyi çok mu istiyosun, ama buna cesaret edemiyor musun? Diğer hayatlarında da bu şeyi çok isteyip hiç bir zaman cesaret etmediğin için ulaşamayacaksın, o yüzden sen en güzeli aş kendini, yap yapmak istediğini ki sonunda en mutlu şekilde yaşayabileceğin bir kısır döngü oluşturabilmiş ol.”

Tüm bu nedenlerle, 'Külliye ve İlahiyat Koleji' açılmasına dönük olarak 20 Temmuz'da TC'den gelen yetkililerle birlikte ve özellikle onlara yaranmak ve şov yapmak amacı ile düzenlenen 'Temel Atma Töreni'nin yasalarımıza ve demokratik süreçlerimize aykırılığında dolayı, bu gelişmeleri esefle karşılıyor, şiddetle eleştiriyor ve protesto ederek reddediyoruz...
Bu haber 741 defa okunmuştur
  •    - 12.08.2012 bu ölümlü dunyada nedır bu kardes kardes kavgaları.bu ramazan ayında görüyoruz ve uzuluyoruz.sız turk kardesler olarak.bırbırınıze destek olacagınıza.bırbırınızı ıtıyorsunuz.yapmayın yazık bunlar.sızlerı barısa kardes kardes anlasmaya davet edıyoruz.bu dunya kımseye kalmaz.bu kısacık hayatıımızı kavgalarla mı gecırecegız.hersey gelip gecer bır de baktınızkı ne genclık ne de yaslılık kalır.hersyını dunyada bırakır gıderız.kımler geldı kımler gecti.......ıster yazımı kotuleyın ıster sevın.ama bunu dusunun kı kavgayla asla bır sey halledılmez.her ulkede sevılmeyen sevılen ınsanlar vardır.her ulkenın sorunları vardır.sorunsuz ulke yoktur.......dost.
  • simsek cakmaktas,a arif  girne - 12.08.2012 be ama o barların ,gece külüplerin .diskoların sahipleri nedense kıbrıslı vede izin verenlerde kıbrıslı..... istersen yalanla sahiplerin isimlerinide yazabilirim,sadece korktugum külüplerin sahiplerinin içinde sen ve akrabalarının olması ihtimalı çok,saygılar.pardon simsek çakmaktas BEY.....?
  • yoktu evet arif  girne - 12.08.2012 nedense 48 tane gece kulubu var bu ülkede izinleri türkiye vermedi herhalde.bu gece külüplerin sahipleri kibrıslı alanda verende kıbrıslı devlet büyükleride kıbrıslı iş adamladıda kıbrıslı nasıl oluyordu hepsi kıbrıslı ama gene kötü olan türkiyeli,ey kıbrıslı kumarı adaya sokan sizlersiniz,gece külübünü sokan sizlersiniz,uyuşturucuyu sokan sizlersiniz,disko,ber işleten sizlersiniz,devlet dairelerinde çalışan sizlersiniz ,en iyi maaşı alan sizlersiniz,türkiyeyi somuren sizlersiniz,namkörlük yapan sizlersiniz ve nedense kötü olan türkiyeliler,her halt sizde bide türkiyelileri begenmezsiniz,ilk önce aynaya bakın sonrada kendinize sorun ben neyim.cevabını ben vereyim.hiç siniz
  • ..... Garga  Magusa - 8.08.2012 Memleketi tımathaneye çevirdiniz hala konuşursunuz. istarsanız günlük ortalama hesabı yapalım 74 öncesi günde kaç kişi öldürülür ve soyulurdu bir da şimdi bakalım ne çıkacak ? TC nin çöplüğü yaptınız burayı bir da yağ gibi üste çıkacaksınız.
  • simsek cakmaktas T/CE li   L/Şe - 23.07.2012 74 öncesi bir çok rum evnin pencereleri demir parmaklıklı acaba aksesuar olsun diyemi ,ayrıca yaşlı kıbrıslıların bir çoğu geçmişte yaşanılanları anlatıyorlar.Onun için uzun uzadıya yazmaya gerek yok .Arif olan anlar
  • isiniz yalan dolan simsek  cakmaktas - 23.07.2012 1974 yilina kadar bu toplumda kumar,aids,uyusturucu,alkol ve kadin ticareti diye sayabilecegimiz suclar ve aliskanliklar yok denecek kadar azdi.Hapishane bile yoktu.Allah'in kendilerine ozel olarak bahsettigi yetenekler sayesinde 80 milyonluk TC'nin tum pislikleri Kibris'ima dolustu.Kendi gozundeki mertegi gormek istemeyenler baskasinin gozunde cop arar.Yorum yapan kimi saskinlar Kibris'in nerede oldugunu dahi bilmeyenlerdir ki bu ada halkinin orf ve adetlerini,sosyal yasamlarini ve yok denecek kadar az olan ( bu guzel ozelligiyle dunyada taninan)kriminal olaylarini nasil bileceklerdir ki.
  • Mustafa Paşaköy; işçi   - 22.07.2012 abi tebrikler.bildikleri bu naapsınlar.bunlarda bulur birgün doğruları lakin inşallah çok geç kalmış olmazlar...aıds, kumar ,uyuşturucu, alkol v.s. birinden belalarını bulmadan dinimizin,örf adetlerimizin ,gelenek göreneklerimizin doğruluğunu ve nekadar gerekli olduğunu anlarlar...civciv yumurtanın içindeyken dünyayı kabuğun içinden ibaret sanar...sonra kabuk kırılı ve gerçek dünyayı görür..ama korkarım bunların kabuğu çok sağlam kırılacak gibi değil..allah yardımcıları olsun ne diyeyim?
  • Soykırım Müzesi Can  Lefkoşa - 21.07.2012 İleride bu binayı soykırım müzesi yapacağız.
  • salla başı mustafa  paşaköy - 21.07.2012 değerli çağlar hoca, karşıt olduğunu dünya alem biliyor. ama sen karşıt diye bu olayı destekleyenleri aşağılama. çocuklarını bu okula göndermek için yılların hasretiyle begleyen aileler açılması ile huzur içinde çocuklarını buraya gönderecekler. karşıtsan engellemek için değil daha güzelini yapmak için uğraş bu sana abi tavsiyesi

:

:

:

: