Yıllardır toplumsal sorunlar ve eğitimde sıkıntılar yaşıyoruz.
Ancak son dönemlerde hem toplumsal hem de eğitimsel sorunlar boyut ve yaklaşım değiştirmiştir.
Bu bağlamda bugünkü davamız yeni bir davadır.
Bu yüzden düşünce ve eylemlerimiz de yeni olmalıdır.
Artık mücadelemizde aklı öne çıkarıyoruz...
YAŞAMIN KENDİSİ DE ORGANİKTİR
Eğitimde yaşadığımız sorunlar da eğitim de çizgisel olamaz.
Çünkü hayatın kendisi de çizgisel değil, organiktir.
Yeteneklerimizi ortaya çıkaracak bir eğitim sistemi ve plânlaması yapılması şarttır.
Bugüne kadar bu plânlama yetenekler üzerinden yapılmadığından, herkes çocuğunun üniversiteye gitmesini hedefliyor. Hatta son dönemlerde doktora değilse de en azından master yapmasını istiyor.
Halbuki bazı öğrenciler üniversiteye gitmeyebilir. Bir kısmı meslek okullarına yönlendirilebilir. Bazıları yüksek okullara devam edebilir. Bir kısmı ise üniversiteye daha sonra da gidebilir.
Önemli olan temel eğitim döneminde öğrenciler arasındaki farklılıkları ortaya çıkarmaktır.
SİMDİYOTİK olarak yetenekleri ortaya çıkaracak ORGANİK bir eğitim plânlaması yapmamız gerekiyor.
FARKLILIKLAR DEĞERLİDİR
Bir toplumda ne kadar çok farklı yetenek varsa, bu oldukça önemli ve değerlidir.
Sanatsal anlamdaki yetenekler de ortaya çıkarılmalıdır.
Halbuki bizde bazı alanlara yığılma var. Yetenekler ortaya çıkmıyor ki bu toplumun geleceği açısından doğru olmadığı gibi sağlıklı da değil.
Birçok alanda yeteneği olan toplumlar sorunlarını daha rahat aşabilir.
Yaratıcılık önemlidir.
Eleştirel düşünce gelişme için olmazsa olmazdır.
Akıl da bir yetenektir.
Sentezleme yeteneği de oldukça önemlidir.
Win-Win için de sentezleme yeteneğine ihtiyaç vardır.
SOSYAL VE DUYGUSAL ÖĞRENME
Günümüzdeki eğitim sistemi zihinsel boyuta yöneliktir.
Halbuki toplumumuzun esas gereksinimi SOSYAL VE DUYGUSAL ÖĞRENME boyutundadır.
Empati, kendini tanıma, özsaygı, tutumlar vb sosyal ve duygusal öğrenmeleri anasınıftan başlayarak lise bitene kadar programlara etkinliklerle adapte etmeli, öğretmenlerin de sosyal ve duygusal öğretim konusunda eğitim almaları plânlanmalıdır. Toplumsal ve aile eğitimleri de bu boyutları ağırlıkla içerecek biçimde düzenlenip uygulanmalıdır.
ÇİZGİSELLİK yetenekleri öldürüyor.
Yönlendirme ve fırsatlar yaratıp sunma sistemi oldukça önemlidir ve kesinlikle çizgisel değil ORGANİK olmalıdır.
Ülkemizde binlerce üniversite mezunu var ancak kendilerine olamadıkları gibi ülkeye de faydaları dokunamıyor. Yığılmalar giderek de artıyor.
FAST-FOOD EĞİTİM MODELİ VE ÇİZGİSELLİK
Ülkemizdeki modeller fast-food modellerini andırıyor ve herşey bir standart gibi ele alınıyor.
Nasıl ki fast-food insanların sağlığını bozuyor, eğitim de standardizasyon da insanların ruh ve enerjilerini tüketiyor. Fast-food eğitim yetenekerin analiz edilmesinde hiçbir fayda sağlamıyor.
Ülkemizdeki eğitim modeli bir tür SANAYİ modelidir. Çizgiseldir. Tektipleşmedir. Pink Loyd'un The Wall filmini ve şarkısını hatırlıyor muyuz?
Biz modelimizde ZİRAAT modeline geçeceğiz. Bu model organik bir model olacak.
Seçimlik derslerin yelpaze gibi açılması ve gerekir.
Yeni bir modelle ziraat prensipleri gibi, yaşamın kendisi gibi organik yöntem ve yaklaşımları hayata geçirmeliyiz.
AŞK VE DEVRİM
Organik bir eğitimle insan gelişimini sağlıklı bir biçimde sağlamalıyız.
Öğretmenlerin yetenekleri ile teknolojiyi birleştirmeliyiz.
İnternet ve teknolojileri öğretmenlerin öğretme teknikleriyle buluşturmalıyız.
Böylece eğitimden yola çıkarak bir DEVRİM çıkarmak mümkün olabilir.
Unutmayalım ki çocukların hayatı tecrübe ettikleri mekânlardır.
Öğrencilerin ve hepimizin düşünmesi gereken sorular vardır:
Sahip olduğun diploma senin hayallerini gerçekleştirebilir mi?
Hayalindeki ve yeteneğindeki meslek nedir?
Bir meslekte en önemli konulardan biri de o mesleğe duyulan AŞK'tır.