Alternatif 3. Sektör: Halk Sektörü

Ütopya, her zaman var olan aklın dışına, yeni bir akıl kurmak üzere çıkmaktır. Kendi aklımızla akıllı olabilme hâyâlidir bir bakıma ütopya... KKTC'yi şekillendirenlerin ütopyası da (vicdanı da) milliyetçilik olmuştur.

Ütopya, her zaman var olan aklın dışına, yeni bir akıl kurmak üzere çıkmaktır. Kendi aklımızla akıllı olabilme hâyâlidir bir bakıma ütopya...
KKTC'yi şekillendirenlerin ütopyası da (vicdanı da) milliyetçilik olmuştur.

HAYALİ CEMAAT!
Kendileri ile ötekiler arasına bir sınır çizme suretiyle, Kıbrıs Türk Toplumundan ve dolayısı ile Kıbrıslı Türkler'den yola çıkılarak, ancak yolda kabuk değiştirircesine, kimilerinin 'Türkümtrak' diye nitelendirdiği Kıbrıslı Türk kimliğinden giderek arındırılıp, üstüne bir de son dönemlerde artan bir biçimde 'dine dayalı bir toplum' ya da 'ümmet' yaratırcasına, 'mandırada' yaşayan hâyâli bir cemaât yaratıldı.
Bu yaratılan cemaâtin adına da 'KKTC vatandaşlığı' dendi. Öyle bir vatandaşlık yaratıldı ki, son dönemlerde sürekli olarak vatandaş yapılanlar önceki vatandaşların sayısından fazla olurken, vatandaşların hatırı sayılı büyük bir çoğunluğu ne ülkenin tarihini, ne coğrafyasını, ne kültürünü, ne kaygılarını biliyor ne de vatandaş oldukları ülkeye 'yurdum' diyor!
İktidar ise sürekli olarak vatandaş yaptıklarının yine hatırı sayılır büyük bir çoğunluğunun nicel desteğiyle iktidar olmaya devam ediyor, 'gücünü' artırıyor!

KENDİ ÜTOPYAMIZ
İşte, iktidarın bu gücüne karşı, hukuksal akla hitap eden, toplumsal konsensüsü sağlayabilecek alternatif bir güçle kendi ütopyamızı kurmalıyız.
Bu ütopyada, Devletin “sahibi”, egemen ve belirleyen olmak yerine, mütevazı bir “katalizör” olmakla yetinebilir.
Bu işe, insan ölçekli çözümler getirmekle, özel ve kamu sektörleri dışında 3'üncü bir sektör olan, Halk Sektörü'nü kurmakla başlamalıyız. Çünkü, sorunun ve çözümün mihrakı insan olduğunu göre; çözüm prensiplerini de, birey içinde tanımlamamız gerekir.
Özgürlük, ekonomi, eğitim, sağlık, adalet, çevre ve her şey için insan ölçekli çözümler getiren bir ütopya...

HALK SEKTÖRÜ
Biz bu insan ölçekli ve insan odaklı ütopyaya Halk Sektörü dedik.
Şimdiye kadar KKTC ve TC'li ekonomistler hep ekonomiyi yorumladılar.
Fakat;
aslında önemli olan ekonomiyi toplumun paylaştığı ortak bir 'iyi' çerçevesinde değiştirmektir.
Bir Halk Sektörü yaratabilmektir.
Yani insanı ve toplumu sermayenin de ekonominin de siyasetin de önüne koyabilmektir...

EKONOMİK DOKTRİN
Bugün AKP'nin uygulattığı ekonomik doktrin (paket), insanı esas kaynak olarak değil, yardımcı kaynak olarak değerlendirir.
Erdoğan'ın fikirlerini 'vahiy' gibi algılar.
Ancak yıllar itibarı ile de tecrübe edilerek görüldü ki, TC'den KKTC'ye doğru ekonomik doktrinleri temelinde aktarılan bu tür bir mali kaynak transferi, ne yazık ki bu ülkenin hakiki kalkınmasını sağlamıyor!
Bu ekonomik doktrinde unutulan bir konu var ki, bu oldukça yaşamsal ve önemlidir.
Bu ekonomik doktrinde unutulan ya da dikkate alınmayan şudur;
Ekonomi, paranın bir yüzüyse sosyal kalkınma da diğer yüzüdür...
İşte bu unutulmakta ve Kıbrıslı Türkler'in Sosyal Sermayesini tüketir bir dıruma gelmektedir...

KÖTÜ KURALLAR YERİNE İYİ KURALLAR
Çağdaş anlamda ve toplumsal boyutta, insan odaklı bir kalkınma modelinin başarısının sırrı, kaliteli insan yetiştirmesinde ortaya çıkar.
Bütün sorunlarımıza yaklaşırken, bu çerçeve içerisinde yaklaşmanın büyük bir faydası var.
Özel ve kamu sektörleri dışında 3'üncü sektör Halk Sektörü...
Çalışmayan-işlemeyen kötü kuralları değiştirip, geliştirebileceğimiz bir sektör.
Kötü saydığınız şeyi feda edip, iyi saydığınız şeye 'peşkeş' çekmeden ulaşabilmenin rehberi...
Daha iyi kurallar ile yönetilen Halk Sektörleri...
Toplum ruhuna ve aklına sahip olmak kabildir ve bizim de yapmamız gereken budur...
Kısacası halkın kendi malını, yönetmesi için halka vermektir çözüm...
Bu haber 129 defa okunmuştur

:

:

:

: