Arzu kültüründen kurtulmak gerek

Çoğu insanın hayatında, irrasyonel olanın ne kadar büyük rol oynadığını tahmin edemezsiniz. İnsanların arzuları ihtiyaçlarını gölgede bırakıyor.

Çoğu insanın hayatında, irrasyonel olanın ne kadar büyük rol oynadığını tahmin edemezsiniz.
İnsanların arzuları ihtiyaçlarını gölgede bırakıyor.

DÖNÜŞÜM ŞART
Artık ülkemizde bu düşünce biçimini değiştirmemiz gerekiyor.
Siyasetçiler ve kitleler arasında yeni bir bağ kurmak; toplumu 'arzu kültürü'nden 'ihtiyaç kültürü'ne dönüştürmek gerekiyor.
Artık halk, arzularını doyuyarak yönetilen irrasyonel tüketiciler değil; tersine ülke yönetiminde söz sahibi olan daha rasyonel vatandaşlar durumuna getirilmelidir.

KÖTÜ KURLLARI İYİLERİYLE DEĞİŞTİRMELİ
Bu da ilk somut adım olarak, halkın büyük toplumsal kurumlar (Elektrik Kurumu,Telefon Dairesi, Koop Bank vs...) üzerinde söz sahibi olmasını gerektirir.
Yani, kamu ve özel sektörün yanısıra, 3.bir sektör alanı olan 'Halk Sektörü' penceresini, Dome Otel örneğindeki gibi açarak, çalışmayan kötü kuralları iyi kurallarla donatılmış yenileriyle değiştirmeliyiz.
Böylelikle, insan zihninin kural koyucu tarafı asıl egemen taraf kılınır ve 'Halk Sektörü' benlik imgemizi geliştirerek, bizleri daha güvenli bir toplum gibi hissettirir.
Hemen ardından da, dışarı çıkıp isteklerimizi başarıyla gerçekleştirmek için, kendimize güvenimiz gelir.
Böylelikle insanlarımız yaşamaya daha çok bağlı olur, daha özgür olur ve demokrasiyi koruyup geliştirir.
Böylelikle toplum zamanla kendi demokratik değerlerini içselleştirebilen bir topluma dönüşür.

YOZLAŞMAKTAN KURTULMAK GEREK
Yani yapılması gereken; İnsanları kontrol etmek için çaba harcamak yerine, onları serbest bırakıp özgürleştirmektir.
Halbuki bugün bunun tam tersi yapılıyor ve neredeyse bütün ideolojilerin bir parçası, bu insanları serbest bırakmak yerine, tanımlamaya uğraşmaktadır.
İşte tam da bu noktada, insanların uyum sağladığı şeyin 'yozlaşmak' olduğunun artık farkına varmamız gerekiyor.
Çabalarımız, fırtınada dik durabilecek insanlarla yeni bir toplum yaratabilmek ve bu ütopyayı alıp, bir sermaye üssü gibi toplumun vizyonunun derinliklerine dikmek çabasıdır.
Bu haber 177 defa okunmuştur

:

:

:

: