ÇOKKÜLTÜRCÜ EĞİTİM
Bilgi çağının pek çok toplumun gündemine hızla taşıdığı çokkültürlülük içinde yaşayabilmenin yolu, farklı din, ırk, etnik köken, dil, cinsiyet gibi kimliklere sahip grupların birbirlerine hoş görü ile bakmayı başardığı durumlar olacaktır. Bu nedenle çokkültürcü eğitimi, geçmiş deneyimleri, cinsiyetleri, sınıfları, ırkları, etnik kökenleri anlamında, kim hangi kimliği yaşıyor ve taşıyor olursa olsun, bütün öğrencilere eşit fırsatlar, olanaklar, ortamlar sunmayı hedefleyen reformist bir eğitim hareketi olarak nitelendirmek olasıdır.
Çokkültürcü eğitim, öğrencilere kesin doğrulara ve ön yargılara meydan okuyabilmeleri için gerekli olan eleştirel düşünür ve sosyo-politik analistler olmalarına yardımcı olur. Çokkültürcü eğitim, demokrasi anlayışına benzer şekilde toplumun yeniden yapılandırılması ve transformasyonunda yol göstericidir. Demokrasi ve çokkültürcülük, ulaşılması hedeflenen önemli konulardır fakat daha tam anlamıyla tamamlanmamışlardır. Tamamlanması için verilen savaş diyalektik bir savaştır ve birinin tamamlanması diğerinin de tamamlanmasına katkıda bulunacaktır.
BİLGİ ÇAĞINDA BİREY ÖLÇÜTLERİ
Bilgi çağı kendi koşullarını, kurallarını ve anlayışlarını da beraberinde oluşturmakta ve kendi hızına koşut olarak yaygınlaştırmaktadır. Genel anlamda düşünüldüğünde bu çağda yetişen gençliğin çok boyutta sorumluluk alabilen, kendine özgü tutum oluşturabilen, kalıplardan ve klişe yargılardan arınmış, yerel özgünlükleri taşıyabilen bireylerden oluşması amaçlanmalıdır.
Sermayenin sanayi olarak genişlemesi, kitle iletişim araçlarının teknolojik ilerlemesi ve yaygınlaşması ile ekonomik, siyasal ve kültürel düzeyde dünya toplumlarının iç içe yoğrulması, yeni birey ölçütlerini oluşturmuştur. Bilgi çağının gelişmelerine göre gereken yeni anlayış, tutum, değer ve davranışlarla donanmış bireyler, eğitim yoluyla yetiştirilecektir. Bu da eğitim sistemlerinin kendini hızla ve nesnel olarak sorgulaması anlamına gelmektedir.
Değişimci, barışçıl bir dünyanın tanımı yapılırsa, bilginin, alışkanlıkların, değerlerin ve davranışların da tanımı yapılmalıdır. Değişimci dünyada güvenilir olan, ortak tutkuları yerine getiren, gururlu hareket eden, özgecil davranan, dünyaya açık, toprak sevgisi olan, doğanın ekolojik dengesini savunan, kültürel ve tinsel zenginliğe önem veren, sebatkâr olan, eşitliği savunan ve eşitlikten yana olan, vatandaşlık görevlerini yerine getiren, takım ruhunu benimseyen ve takım ruhuna göre hareket eden, değer ve alışkanlıklarla karşı karşıya kalmayı küçük bir din dersi olarak algılamayan bireylerin önemi artmaktadır.
Eğitim alanında ülkeler arasında ortak anlayışlar geliştirmek amacıyla iş birliğiyle uygulamaya konan öğrenci değişimi projelerinin bir diğer getirisi de çokkültürlülüktür. Bu projelere katılan öğrenciler, değişik kültürleri tanıma, farklı görüş ve düşüncelerden yararlanma şansı yakalamaktadırlar. Söz konusu değişim projeleri ile milyonlarca öğrenci ülkeler arasında rotasyona tabi tutulacak, böylece ülkeler arasında bütünleşmenin temelleri atılmış olacaktır.
Ülkemiz 50 yılı aşkın bir süredir çeşitli ve yaşamsal sorunlarla içiçedir. Kuzey Kıbrıs üzerindeki izolasyonlar, çözümlenemeyen Kıbrıs Sorunu, ekonomik kalkınma sorunları, kamu sektörünün gereğinden çok fazla büyütülmesi ve özel sektörün arzulanan gelişmeyi gösterebilecek olanaklara sahip olamaması ülkemiz gençliğini giderek girişimcilikten uzaklaştırmakta ve pasifize etmektedir. Yapılması gereken, ekonomik kalkınma planlamaları ile birlikte eğitim planlamalarını da esnek bir şekilde oluşturmak ve sürece yayarak hayata geçirmektir.
Cumartesi günü yeniden buluşmak dilek ve temennileri ile hoşcakalın...