Avrupa Konseyi 2009 yılı birinci dönem toplantıları için Strasbourg'ta bulunmamdan dolayı dün yayınlanması gereken yazımı göndermede bir aksaklık oldu ve maalesef gönderemedim, siz değerli okuyuculardan özür dilerim. Bu hafta dolayısıyla yazılarım Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi günleri sizlerle buluşmuş olacaktır.
Ortak Vizyon
Küreselleşmenin eğitim sistemleri üzerindeki etkilerini tartışmaya ve ülkemiz eğitim sisteminin vizyon belirleme çalışmalarına katkı koymaya devam edeceğiz. Zaten vizyon ancak ortak bir vizyon olur ve tüm paydaşlar tarafından ortak bir şekilde üretilir ya da hedeflenirse vizyon olur, aksi halde toplumdan ve paydaşlardan kopuk bir vizyonun yaşamda vücut bulması oldukça güçtür.
BİLGİNİN ÖNEMİ
Bilgi toplumu da denilen ve yirmi birinci yüzyılı yasadığımız bu yeni dönemde, eğitimde beceri düzeyinin yükselmesi, bireyin kendini yetiştirmesi, geliştirmesi ve bireysel yeteneklerini sonuna kadar kullanması ön plâna çıkacaktır. Bireyin bilgiye odaklı bir yaşamı öğrenme, analitik düşünme, sentez yapabilme, sorunları çözme ve etkili iletişim kurma gibi becerilere sahip olması beklenmektedir. Hızla çoğalan bilgi karşısında, her şeyi bilmek yerine, hangi bilgiyi nereden ve nasıl sağlayacağını bilen, seçici davranan yani öğrenmeyi öğrenen insana gereksinim duyulacaktır.
Toffler’in “Geleceğin cahili, okuyamayan değil; nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır.” sözü, öğrenme yol ve yöntemlerini bilmenin yeni dönemdeki önemini açıkça ortaya koymaktadır. Yine Toffler’in, “İlk çağlarda güçlü olan endüstri çağında zengin olan kazanırdı; bilgi çağında ise bilgili olan kazanacaktır.” sözü, önümüzdeki dönemde, bireyin, kurumun veya toplumun başarısının bilgiyi üretme ve kullanmadaki etkinliğine bağlı olacağını göstermektedir.
BİLGİ TOPLUMUNUN ÖĞRENENLERİ
Bu nedenlerle, öğretimin ilk basamağından son basamağına kadar öğrenenler, problemi belirleme, olası çözüm önerileri geliştirme, mevcut çözüm önerileri içinde en makul olanı tespit edip uygulama ve elde edilen sonucu temel amaçlarla karşılaştırarak gerekli düzeltmeleri yapma becerileriyle tanıştırılacaktır. Gençler, ancak bu yolla bilgiyi anlayan, yorumlayabilen ve geliştirebilen özelliklere sahip olarak yetiştirilebilirler. Yeni süreçte öğrenen, eski dar kalıplardan çıkıp, öğretmenin rehberliğinde öğrenmeyi öğrenen birey konumuna gelecektir. Bilgi toplumunun öğrenenleri, teknolojinin imkânlarından yararlanarak projeler üretebilen, farklı proje gruplarında çalışabilen, ekiple çalışma becerisine sahip, bağımsız düşünebilen, hayal gücü yüksek, mantıklı kararlar alabilen, aktif katılımcı, bilgiyi arayan, düşünen, üretken, ön yargısız ve her türlü düşünceye saygılı bireyler olacaklardır. Böyle bir sistemde yetişen öğrenenlerin fikirleri analiz ve sentez etmeleri, anladıklarını başkalarıyla sözlü ve yazılı olarak paylaşmaları, öğrendiklerini sağlam bir çerçeveye oturtmaları, konuyu öğrenerek soruları yanıtlamaları ve günlük yaşamla ilişki kurmaları sağlanacaktır.
Bilgi toplumu, geleneksel toplumda ve modern sanayi toplumunda bireyin sahip olmadığı üstünlük hakkını, bireye teslim etmektedir. Çünkü bilgi toplumunun en önemli değeri, bilgi ve bireydir. Bu yargıdan hareketle, küreselleşmenin gerçek öznesi çağdaş bilgi ve beceri ile donanmış, çağın gereklerini anlayabilen, kendini tanıyan ve yenileyebilen, güncel gelişmeleri izleyip özümseyerek yaşama aktarabilen insanlardır. Bilgi çağında, birey için öne çıkan bir kavram da öğrenmeyi öğrenmedir. Bilginin doğrudan aktarılması işlevselliğini yitirdiği için gereksinim duyulan bilgilere hangi yollardan ve nasıl ulaşılacağını bireye öğretmenin önemi vurgulanmaktadır. Nasıl öğreneceğini bilen birey, kimseye gereksinim duymaksızın, kendisi için gerekli bilgilere en uygun ve en hızlı yollardan ulaşabilir.
Sanayi Toplumu Eğitim Modeli eğitim örgütlerini, olması zorunlu derslikler, uyulması zorunlu kurallar ve yerleşik sistemin yapı taşları olarak değerlendirmektedir. Bilgi Toplumu Eğitim Modeli ise eğitim örgütlerinin geliştirilmesinin, dönüştürülmesinin yanı sıra okulların dışına taşan eğitimin okulların önemini daha da artırmış olmasına vurgu yaparak değerlendirmeler yapmaktadır.
Yarın bu köşede yeniden buluşmak ve küreselleşmenin eğitime etkilerini tartışmaya devam etmek dileğiyle…