Küreselleşme ve eğitim sonuç ve değerlendirme...1...

Bilgi çağındaki eğitim modelinde, kapalı toplumlarda çokça görülen ve sadece eskiyi tekrarlayarak yoluna devam eden ve dolayısıyla gelenekselin dışına çıkamayan bir yapının aksine, yeni değerlere açık olarak her türlü bilgiyle donatılmış ve bu yolla küresel gelişmeleri iyi okuyabilen/algılayabilen bireylerin yetiştirilmesi gerekir.

Bilgi çağındaki eğitim modelinde, kapalı toplumlarda çokça görülen ve sadece eskiyi tekrarlayarak yoluna devam eden ve dolayısıyla gelenekselin dışına çıkamayan bir yapının aksine, yeni değerlere açık olarak her türlü bilgiyle donatılmış ve bu yolla küresel gelişmeleri iyi okuyabilen/algılayabilen bireylerin yetiştirilmesi gerekir.
Bilgi toplumundaki bireyler, kendilerini eğitim merkezli bir düzlemde geliştirmeye çalışmalıdırlar. Bundan dolayıdır ki bilgi toplumunda okur/yazarlık oranları açısından mutlak bir üstünlük gerekmektedir.
Çağdaş dünya sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel alanlardaki ani ve hızlı değişim süreci ile tanımlanmaya başlanmıştır. Bilginin küresel düzeyde yayılması bilgiye dayalı ekonomik bir süreci başlatmış, bu süreç gelişmiş ülkelere üstünlükler sağlarken, gelişmesini henüz tamamlamamış ülkeler için de çeşitli engeller yaratmıştır.
İnsanlar ve toplumlar bir kez daha tarihin önemli dönemeçlerinden birini yaşamaktadır. Hemen herkes ne zaman ne olacağını kestiremese de niçin öyle olduğunu anlamış görünmektedir. Büyük değişimin temelinde, bir yanda sistemli araştırma ve geliştirme çabaları, diğer yanda bilgi sektörünün istihdamdaki payının giderek artması yatmaktadır. Günümüzde imalat sanayisine dayalı bir ekonomiden hizmet ve bilgi teknolojisine dayalı bir ekonomik yapıya doğru değişim yaşanmaktadır. Bu gelişmede, insanoğlu ve zekâsının bitip tükenmeyen potansiyeli ve yaratıcılığını da unutmamak gerekir. İnsanoğlunun yaratıcı zekâsı ile başlayan bu zor ve sancılı süreç, yine onun zekâsıyla inşa edilecektir.
Eğitimin içerik olarak nasıl bir yapısal dönüşüm geçirdiği incelendiğinde, eğitim için belirlenen genel çerçeve özetle şu şekilde olmuştur: Genel olarak kamunun /devletin egemenliğindeki eğitim nedeniyle kaynaklar rasyonel olmayan alanlarda kullanılmakta ve bunun sonucunda eğitim, kendisinden bekleneni verememektedir; gereksinimlere yanıt bulamamaktadır.
Bu çerçeveyi destekleyen bir diğer değişken ise eğitimin birey için geleceğe yönelik bir yatırım olduğu yönündeki vurgudur. Dünya Bankası ve OECD uzmanlarının özellikle son zamanlarda dikkat çektikleri, eğitimin sermaye için yeni yatırım alanı olması yönüdür. Böylelikle eğitim-sermaye ilişkisi yönündeki tartışmalar, sermayenin yeniden üretim krizine karşı yeni değerlendirme alanı olarak eğitimin metalaşmasını gündeme getirmiştir. Eğitimin bireysel getirisinin toplumsal getirisinden daha fazla olduğu yönündeki açıklamalar, daha sonrasında beşerî sermaye kavramlaştırması ile daha kuramsal bir çerçeveye oturtulmuştur.
Eğitim, her birey ve toplum için özel önem taşıyan bir süreçtir. Çünkü eğitim, bireyin ve toplumun geçmişine, bugününe, geldiği yere/gösterdiği gelişime bakarak geleceği kurmaya olanak sağlamaktadır.
Eğitimin bünyesi canlı bir mekanizma olarak ele alınırsa, zaman içindeki gelişmelere koşut olarak eğitsel yapılanışlar ve anlayışlar da güncellenme gereksinimi gösterecektir. Küreselleşme ile beraber yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler, dünyada var olan değişik toplumları/toplulukları, farklı sosyal ve kültürel gereksinimleri, yeni yaşamları, özgün gelenekleri, farklı alışkanlıkları, farklı algılayışları, günlük yaşamımıza taşımıştır. Dünyadaki yaşam giderek çeşitlenen, farklılaşan bir yaşama doğru yön değiştirmektedir. Bu dönüşüm süreci bir anlamda çevresel belirsizliğe neden olmaktadır çünkü günümüzde coğrafî sınırlar görece hâle gelmiştir. Çevre ne denli belirsiz ve kestirilemezse o ölçüde farklılaşma ve bütünleşme gereklidir. Ancak bütünleşme ve farklılaşma ters yönlü süreçlerdir. Farklılaşma ne denli fazlaysa, bütünlüğü sağlamak da o oranda zor olmaktadır.
NOT: Cumartesi günü sonuç ve değerlendirmenin ikinci kısmını yayınlayacak ve “küreselleşme ve eğitime etkileri” başlıklı bir süredir devam eden köşe yazısı dizisini bitirip yeni konularla birlikte olmaya devam edeceğiz. İyi günler dilerim...
Bu haber 72 defa okunmuştur

:

:

:

: