Yaşam boyu eğitim ve öğrenme (1)

Küreselleşmenin eğitim sistemleri üzerindeki etkileri ile ilgili gerek dünyadaki yönelim ve düşünceleri gerekse de bilimsel araştırmalar sonucunda oluşan görüşlerimi sizlerle paylaştım geçtiğimiz haftalarda.

Küreselleşmenin eğitim sistemleri üzerindeki etkileri ile ilgili gerek dünyadaki yönelim ve düşünceleri gerekse de bilimsel araştırmalar sonucunda oluşan görüşlerimi sizlerle paylaştım geçtiğimiz haftalarda. Bugün de yine çok önemli olduğunu ve toplumları doğrudan ve derinden etkilediğini düşündüğüm bir konu olan 'yaşam boyu eğitim ve öğrenme' konusunu paylaşmaya başlayacağım sizlerle.
Bilindiği gibi eğitim, en geniş anlamda, kişiyi belli bir konuda, bilgi ve bilim dalında yetiştirme ve geliştirme olarak tanımlanmaktadır. Öğretim ise herhangi bir meslek, sanat ya da iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışmalardır. Bu iki kavram arasındaki temel farklılık, öğrenimin sadece iş, meslek ve sanat konuları ile sınırlı olması durumunun, eğitim alanında bunların dışındaki konuları da kapsayarak, insan olmanın erdemi, birey olmanın gerekleri ve yurttaşlık bilincini vermeyi amaçlamasıdır. Eğitim ve öğretimin genelde beraber ele alınmasının temelinde de yukarıdaki tanımların içeriği ile bağlantılı olarak her iki sürecin de insan yaşamındaki önemi ve belirleyici etkilerinin ön plâna çıkmasının rolü yadsınamaz. Çağımızda, sürekli yanıt aranan küresel soru ise eğitim açısından, değişen dünya koşullarında, beklentilerin neler olduğudur.
Günümüzde sadece yüksek öğretim alanında değil, genel olarak tüm eğitim sisteminde benimsenen yeni paradigmalardan birisi yaşamboyu öğrenimdir (lifelong learning).
Yaşam boyu öğrenme, çocukluktan emekliliğe kadar sürekli öğrenmeyi ifade eden bir kavramdır. Yaşam boyu öğrenme, biçimsel öğrenme, ilk ve orta öğretim kurumlarında, üniversitelerde verilen eğitimin yan ısıra informel öğrenmeyi, aile içi eğitim, topluluk içinde öğrenme vs. içermektedir. Yaşam boyu öğrenim, uzaktan eğitim, e-öğrenme, sürekli eğitim, açık öğretim ve diğer tüm yöntemlerle başarılmaya çalışılan bir pedagoji şeklidir .
Yeni dünya düzeninde yerel dinamiklerin, küryerel yapılanışların, ekonomik kalkınma ve bölgesel gelişme sürecindeki önemi artmıştır. Küresel piyasanın dinamik olarak izlenmesi, örgüt yapılarında esneklik ve maliyet kontrolü gibi önemli olgular, geleneksel bölge anlayışını değiştirerek yeni bir bölge yaklaşımı oluşturmakta ve dünyada bölgesel kalkınma politikaları, etkin bir kurumsallaşmanın sağlanması, devlet-özel sektör bağlantısının güçlendirilmesi, çevre korunmasının dikkate alınmasının yanında, arazinin kullanımı, yerel girişimciliğin desteklenerek, sosyal dengenin sağlanması hızla toplumsal gündemleri oluşturmaktadır. Yeni teknolojik gelişmeler, hızlı değişim, toplumların bilgi toplumu hâline gelmesine gereksinim göstermekte ve her şey değişimde düğümlenmektedir. Geleneksel toplumlarda bireyin yaşamını kazanma konusu gündeme geldiğinde, bireyin, ailenin yönlendirmesiyle yaşamını kazanmak için yapacağı iş aşağı yukarı belirlenmiştir. Günümüzde, değişime hızlı ve bütüncül ayak uydurmak durumunda kalan toplumlarda bireye yüklenen sorumluluk da farklılaşmıştır. Birey, hayatını kazanabilmek, geçim sıkıntısını bertaraf edebilmek için teknolojinin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip olmak zorundadır. Yoksa yaşam kalitesi umulanın da altına düşebilmektedir.
Sevgili okuyucular, yasam boyu eğitim ve öğrenme konusuna perşembe günü devam edeceğiz. sevgi ve dostlukla kalınız...
Bu haber 73 defa okunmuştur

:

:

:

: