2000 yılı Mart ayında Lizbon’da düzenlenen Avrupa Konseyi toplantısında, üye devletlerin hükümet liderleri, Avrupa Birliği’nin dünyanın en rekabetçi ve dinamik bilgi ekonomisi haline gelebilmesi, daha çok ve daha iyi iş imkânları sağlayan sürekli bir ekonomik büyüme gerçekleştirebilmesi ve sosyal uyumun sağlanması amacıyla 10 yıllık bir strateji belirlemişlerdir.
Bu stratejinin temel unsurlarından olan yaşam boyu öğrenme, yalnızca rekabet ve çalışma alanları için değil, sosyal dışlanmayı önleme, aktif vatandaşlık ve kişisel gelişim gibi alanlar için de oldukça büyük önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, Avrupa Komisyonu’nun 21 Kasım 2001 tarihinde kabul ettiği Avrupa Yaşam boyu Öğrenim Alanı’nı Gerçekleştirme (Making a European Area of Lifelong Learning a Reality) başlığını taşıyan bir tebliğinde yaşamboyu öğrenim, eğitim politikasının geliştirilmesinde kılavuz ilke olarak belirlenmiştir. Söz konusu tebliğde yaşam boyu öğrenim; “Bilgi, beceri ve yeterliliği arttırmak amacıyla, kişisel, toplumsal ve istihdam perspektiflerinde yaşam boyu süren tüm öğrenim aktiviteleridir.” biçiminde tanımlanmaktadır.
Yaşam boyu öğrenimin kapsadığı alanlar şöyle özetlenebilir:
Okul öncesi dönemden emeklilik sonrası döneme kadar tüm yetenek, ilgi, bilgi ve nitelikleri kazanma ve yenileme. Böylelikle her vatandaşın bilgi tabanlı topluma uyum sağlayabilecek bilgiye erişmesi sağlanacak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanına aktif katılımı teşvik edilmiş olacaktır.
Tüm öğrenim türlerine önem verme. Örneğin, iş yerinde edinilen mesleki beceriler ve gayri resmî öğrenim.
Yaşam boyu öğrenim, aynı zamanda temel becerilerin güncellenmesi yoluyla kişilere ikinci bir fırsat yaratabilmek ve daha ileri düzeylerde öğrenim imkânları sunmak anlamına da gelmektedir. Öte yandan, Avrupa Komisyonu tarafından 2001 yılında yayımlanan Yaşam boyu Öğrenim Memorandumu (Memorandum on Lifelong Learning) içerisinde yaşam boyu öğrenim stratejilerine ilişkin aşağıdaki altı temel öğe belirlenmiştir:
Katılımcılık. Yalnızca ulusal, bölgesel veya yerel karar alma düzeylerinde değil, aynı zamanda kamu mercileri, eğitim sağlayıcıları (okul, üniversite vb.), iş dünyası, sosyal arkadaşlar/ortaklar, yerel dernekler, meslekî rehberlik hizmetleri, araştırma merkezleri vb. arasında da ortaklık çalışmaları.
Bilgi toplumunda öğrenme. Bilgi tabanlı toplumda temel becerileri yeniden tanımlamaya yönelik, sözgelimi yeni bilgi ve iletişim teknolojilerini içeren öğrenim talebine ışık tutma; öngörülebilir istihdam piyasası gelişmelerinin dikkate alınması.
Yeterli kaynak. Öğrenime yapılacak kamu yatırımlarını ve özel yatırımları önemli ölçüde arttırmayı da içeren yeterli kaynaklandırma. Bu yalnızca kamu bütçelerini arttırmak değil aynı zamanda mevcut kaynakların etkin dağıtımını sağlamak ve çeşitli yeni yatırımları teşvik etmek anlamına da gelmektedir. İnsana yapılan yatırım, ekonomik halkanın her noktasında büyük önem taşımaktadır.
Öğrenme fırsatlarına erişim kolaylığı sağlama. Öğrenim olanaklarını daha görünür hale getirmek; daha çok yerel öğrenim merkezi açmak suretiyle öğrenim görmenin önündeki engelleri kaldırmak ve bu şekilde öğrenime erişimi kolaylaştırmak. Bu bağlamda, engelli vatandaşlar veya kırsal kesimde yaşayanlar gibi farklı gruplar için özel çabalar sarf edilmelidir.
Öğrenme kültürü yaratılması. Öğrenim isteklerini kolaylıkla dile getiremeyen kişiler için, olanaklar sunmak suretiyle imaj açısından da daha değer verilen bir öğrenim görüntüsü ve imgesi yaratmak ve bu yolla bir öğrenim kültürü oluşturmak, öğrenimi kolaylaştırmak,
Mükemmeliyete odaklanma. Kalite kontrolü ve ilerlemeyi tespit eden ölçütler yoluyla mükemmeli hedeflemek. Daha somut bir ifadeyle, başarının fark edilip ödüllendirilmesi için standartlar, kılavuz ilkeler ve mekanizmalar belirlemektir.
Salı günü kaldığımız yerden konuya devam edeceğiz. Sizlere huzurlu ve mutlu bir hafta sonu dinlencesi dilerim...