Yaşamboyu öğrenimle her toplum, öğretmenlerinin de yardımıyla bireylerin toplum yaşamına katkısını süreklileştirmek durumundadır. Öğrenimde zaman ve mekân kavramı, günümüzde hızla ortadan kalkmaktadır. Öğrenmek ve bilgiyi kullanmak önemlidir. Bunu sağlayabilecek ortamlar bireylerin her zaman ve her koşulda ulaşabilecekleri mesafelere taşınmaktadır. Bu nedenle eğitim artık yaşamboyu sürekli araştırma süreci olarak tanımlanmak zorundadır. Böylece herkes için (hem yetişkinler hem çocuklar) en önemli öğrenme öz yönetimli araştırma becerileri kazandırarak nasıl öğrenileceğinin öğrenilmesidir.
Duman (2002)’ın araştırmalarına göre, AB’de 1990’lı yıllardan sonra komisyon kararlarıyla ve projeler yoluyla eğitime özel bir önem verilmiş ve üye ülkelerden bu kararları hayata geçirmeleri istenmiştir.
AB eğitim konusunda ülkelerin eğitim programlarına direkt olarak müdahale etmemektedir. Daha çok eğitim sistemlerinin genel sorunlarıyla ilgili projeler geliştirmektedir. Ayrıca AB, üye ülkelerin eğitim sistemleri hakkındaki bilgileri kısa aralıklarla toplayarak üye ülkelerin eğitim sistemlerinde meydana gelen değişmeleri de takip etmektedir. Birliğin eğitim konusunda üzerinde önemle durduğu bir konu ise yaşamboyu öğrenmedir.
Bu konuyla ilgili AB komisyonunun 1995 yılında Öğrenen Topluma Doğru adlı çalışması bulunmaktadır. 1996 yılı ise yine komisyon kararıyla Avrupa yaşamboyu öğrenme yılı olarak kabul edilmiştir. 2000 yılında ise yeni bir bildiri yayımlanmıştır. AB’nin eğitimle ilgili diğer projelerinde de yaşamboyu öğrenmeyle ilgili amaçlar ve uygulamalar bulunmaktadır.
Avrupa Birliğinde meslekî eğitim alanına yönelik olarak yürütülen Leonardo da Vinci programının dayanaklarından birkaçı yaşamboyu öğrenmeyle ilgilidir. Ayrıca programın önceliklerinden birisi, bilgi toplumuna ilişkin araçları kullanarak yaşam boyu öğrenmeye katkı sağlamaktır.
AB’de hazırlanan strateji ve projeler tüm üye ülkelerle ortak yürütülmekte ve finansmanı sağlanmaktadır. Yaşamboyu öğrenme daha çok istihdam, işsizlik, okul ve sanayi iş birliği gibi konuları kapsamaktadır. Bunların yanında dil öğrenimi, dışlanmışlıkla mücadele gibi amaçları da bulunmaktadır. Yaşamboyu öğrenme konusunda politikalar, kararlar, stratejiler ve projeler geliştirilmiştir; geliştirilmektedir. Modern anlamdaki devletlerin kurulmasıyla eğitim ve öğretim işleri devletin asıl ve aslî görevi hâline gelmiştir. 19. yy.’dan başlayarak belirli yaş grupları zorunlu olarak okullarda eğitim ve öğrenme sürecine dâhil edilmişlerdir. Ancak geçen yüzyılın ortalarından itibaren bilinenlerin yeni kuşaklara aktarılması olarak görülen eğitimin yetersizliği konusunda görüşler dile getirilmeye başlanmıştır. Çünkü bilim ve teknolojinin hızla gelişmesiyle bir insanın ortalama ömründe çok büyük değişikliklere neden olan yenilikler ortaya çıkmıştır. Bu koşullar altında insanların çocukluklarında öğrendikleri şeyler yaşamlarının geri kalan kısmında geçerli ve yararlı olmayacaktır.
1972 yılında toplanan, UNESCO eğitimin geliştirilmesi komisyonunda, eğitimin yaşam boyunca süren bir etkinlik olduğu kararına varılmıştır. 1972 yılı UNESCO uluslar arası eğitim komisyonu önerileri şunlardır:
1. Eğitimi okul yaşı ve okul binaları ile sınırlamak yanlıştır.
2. Eğitim, hem okul eğitimini hem de okul dışı eğitimi kapsayan tüm eğitsel etkinliğin temel bileşeni olarak düşünülmelidir.
3. Eğitsel etkinlik daha esnek olmalıdır.
4. Kısaca eğitim yaşam kadar uzun bir varoluşsal süreklilik olarak tasarlanmalıdır.
.....devam edecek....