Formül aranıyor

Kıbrıslı Türklerin talep etmekte olduğu hukuki güvenceyi sağlayacak, ancak Ada’nın AB’ye katılımının üye ülkelerce yeniden onaylanmasını gerektirmeyecek bir formül aranıyor.

Kıbrıslı Türklerin talep etmekte olduğu hukuki güvenceyi sağlayacak, ancak Ada’nın AB’ye katılımının üye ülkelerce yeniden onaylanmasını gerektirmeyecek bir formül aranıyor.

Kıbrıs sorunundaki nihai al-ver’in sonucunda ortaya çıkacak geçici sapmaları hukuki açıdan güvenceye alacak ve aynı zamanda hem Kıbrıs Rum tarafı hem de AB’nin diğer bütün üye ülkeleri tarafından siyasi açıdan kabul edilecek formül arıyorlar. Downer, Başkan Dimitris Hristofyas’la görüştü, öğle saatlerinde de görev yeri Lefkoşa olan büyükelçilere bilgi verdi.

Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün maddelerinin AB’de hukuki açıdan sağlamlaştırılması talebi ile Rum tarafının, Güney Kıbrıs’ın AB’ye üyeliğinin tehlikeye atılmaması gerektiği tezi arasında bir uzlaşı formülü aranıyor.
Rum basınında geniş yer alan haberde, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’in geçtiğimiz gün büyükelçileri bilgilendirmesi sırasında; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, çözüm maddelerinin hukuki açıdan sağlamlaştırılması talebini anlayışla karşıladığını söylediğine işaret edildi. Kıbrıs Türk tarafının bu talebinin, özellikle iki taraf arasında uzlaşılacak olan geçici sapmalardan Avrupa Mahkemesi’nce kuşku duyulmamasına göndermede bulunduğu yorumunu yaptı.
Politis gazetesine göre Downer, Cumhurbaşkanı Talat’ın çözümün AB’nin birincil hukuku haline gelmesi talebinin; Güney Kıbrıs’ın AB katılımının bütün üye ülkelerin ulusal meclislerinde yeniden onaylanmasını gerektirecek olmasından dolayı yararlı olmayacağını düşünüyor. Böyle bir şeyi yalnız Güney Kıbrıs’ın değil AB’deki ortaklarının da kabul etmediğine ve bu konuda en önemli rolü Avrupa Komisyonu’nun oynaması gerekeceğine dikkat çeken gazete, haber-yorumunu özetle şöyle sürdürdü: “Türk ve Kıbrıs Türk taraflarının, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün AB’nin birincil hukuku haline gelmesindeki ısrarları, Birleşmiş Milletler’i ve Aleksander Downer’i düşündürüyor.

YENİ FORMUL ARANIYOR
Kıbrıs sorunundaki nihai al-ver’in sonucunda ortaya çıkacak geçici sapmaları hukuki açıdan güvenceye alacak ve aynı zamanda hem Kıbrıs Rum tarafı hem de AB’nin diğer bütün üye ülkeleri tarafından siyasi açıdan kabul edilecek formül arıyorlar. Downer, Başkan Dimitris Hristofyas’la görüştü, öğle saatlerinde de görev yeri Lefkoşa olan büyükelçilere bilgi verdi. Aynı zamanda Dimitris Hristofyas, BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi ülkelerin büyükelçileriyle, onurlarına verdiği yemekte bir araya geldi. Kıbrıslı Türklerin talep etmekte olduğu hukuki güvenceyi sağlayacak, ancak Ada’nın AB’ye katılımının üye ülkelerce yeniden onaylanmasını gerektirmeyecek bir formül aranıyor. Burada; çözüm maddelerinin hukuki açıdan güvence altına alınması konusunda herkesçe siyasi açıdan kabul edilecek bir formül bulması gereken Avrupa Komisyonu’nun oynayacağı rol önemli addediliyor. Yine Avrupa Komisyonu, Barrosso’nun Brüksel’deki Kıbrıs grubu ile Downer’in Kıbrıs’taki grubu arasındaki bağlantıyı sağlayacak kişiyi henüz atamadı. Bunun bir an önce yapılması gerekiyordu.

MAYIS’TAN SONRA HIZLANMALI
Aleksender Downer, yaptığı bütün temaslarda, müzakereler için belirlenen yol haritasına riayet edilmesi gerektiği üzerinde durdu. Dimitris Hristofyas’la; doğrudan müzakereler prosedürünün mayıs ayı itibarıyla hızlandırılması konusunu da ele aldı. Bu; Başkan’ın BM’nin 5 büyükleriyle görüşmesinde de dile getirildi. Dimitris Hristofyas herkese; Talat’la görüşmelerinin ne sıklıkta olduğunun değil ele aldıkları konularda ne ölçüde görüş birliğine vardıklarının önemli olduğunu vurguladı.
Downer; konuların ‘ilk kaydının’ paskalya öncesinde tamamlanması gerektiğine inanıyor görünüyor. AB ve Ekonomi başlıklarındaki müzakerelerin çok uzun sürmeyeceğini hesaplarken, toprak ve güvenlik müzakerelerinde asgarî görüş birliği sağlanmasını öngörmüyor çünkü bu iki başlık peşinen; sonbahara tarihlenen nihai çetin pazarlık (al-ver) konusudur. Özel Danışman, Nisan başlarında yeniden adaya gelecek ve gevşek al-ver’in başlayacağını hesap ettiği mayıs itibarıyla uzun periyotlarla Kıbrıs’ta kalacak.
Başkan Dimitris Hristofyas Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi 5 ülke büyükelçilerine; çözüme bağlılığını yineledi ve müzakerelerin verdiği görüntünün; özellikle mülkiyet başlığında ve yönetim başlığının tali konularında o kadar da olumlu olmadığını anlattı. Yine prosedürde; Türkiye’nin aralık ayında AB tarafından değerlendirilmesi ve 2010’da işgal bölgelerindeki ‘cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi ‘doğal’ takvimler bulunduğunu söyledi. Son olarak 5 büyükelçi Hristofyas’a; Güven Yaratıcı Önlemler’in uygulanmasındaki ve özellikle Limnidi (Yeşilırmak) barikatının açılmasına ilişkin tutumlarını anlatı.”

SABIR GEREKLİ
Gazete, “Temasların Hızlandırılması Senaryoları – Başkan ‘5’lere Önemli Olanın Çok Görüşme Değil Sonuçlar Olduğunu İzah Etti – 60 Bozuldu” başlık ve spotlarıyla yansıttığı haberinde, Hristofyas’ın büyükelçilere önemli olanın müzakerelerin çok ve sık olmasının değil görüşmelerin pratikte de ilerlemesi ve sonuç getirmesi olduğunu söylediğini yazdı. Müzakerelerin hızlandırılması talebini, Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi 5 ülkenin Güney’deki büyükelçileriyle geçen hafta gerçekleşen görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın da talep ettiğine dikkat çeken gazete, elinde, Talat’ın 5’lerden; müzakerelerin hızlandırılması için devreye girmelerini istediği yolunda bilgiler bulunduğunu yazdı. Gazeteye göre, prosedürün hızlandırılması konusunda BM de aynı frekansta görünüyor. Aleksander Downer’in geçen gün görüştüğü Cumhurbaşkanı Talat’a ve dün görüştüğü Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’a bu mesajı verdiğine işaret ediliyor. Downer, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Kıbrıs sorununda başarılı bir müzakere için iyi perspektifler bulunduğunu söyledi, ancak ‘Yalnız konjonktür değil sabır da gereklidir’ diyerek meselenin çok karmaşık olduğuna işaret etti.

DOWNER: 60 ANAYASASI BOZULDU
Aleksander Downer’in Hristofyas’la görüşmesi sonrasında söylediği ‘1960 Anayasası aslında bozuldu’ sözünün, soru işaretleri yarattığına dikkat çekten gazete, şunları yazdı: “Aleksander Downer ‘1960 Anayasası aslında bozuldu. Zamana dayanacak bir anlaşma olması gerekir. Kolay değil ancak liderler buna çok bağlıdırlar ve eğer prosedüre bağlı liderler varsa o zaman başaracakları konusunda iyimser olabilirsin’ dedi. Eğer bu geçerli ise, o zaman BM ve AB, üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kuşkulu olduğu anlamına gelir. Kendisine ulaştığımız BM yetkilisi; Downer’in bu sözlerle aslında kastettiğini izah ederken ‘Olaylardan sonra Anayasa tam olarak uygulanamaz ancak bu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin var olmadığı ve ya Anayasası’nın yasal olmadığı anlamına gelmez’ dedi.”
Bu haber 18 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER