Küresel eğitimin oluşturduğu neden sonuç ilişkileri incelenirken, eğitimde esnek plânlama modelinin sahip olması gereken önemli bir değerin de bireylere, çağdaş ve geleneksel olabilme özelliğini kazandırabilecek düzenlemelere duyulan gereksinimlere yanıt verebilme yetkinliği olarak belirlenmiştir.
Toplumların özgün geleneklerini koruyarak küreselleşme sürecini nasıl yaşayabileceği esnek plânlama modeli içindeki var oluş stratejileri düşünülerek araştırılmalıdır. Böylece, toplumların öz kültürlerini yitirmeden zenginleşmeleri, küreselleşme sürecinde diğer toplumlarla bütünleşirken küryerel yapıya ulaşmalarının, temel eğitim sistemlerine küryerel plânlamaların katılımıyla sağlanabileceği düşünülmektedir.Küreselleşen eğitim yapılarında, küryerel eğitim plânlarına duyulan gereksinimin esnek plânlama modelinde incelenmesinin çok önemli sonuçları saptanmıştır.
Bu doğrultuda küresel sistemin değerleri için yerel ve küresel nitelik önerilebilir. Küresel toplum hem yerel özelliklerini korumalı, hem de küresel değerlere sahip olmalıdır. Sahip olunması gereken değerleri en iyi tanımlayan sözcük “küryerel”dir. Bu kavram literatürde, “Yerel bağları koparmaksızın dünya vatandaşı nasıl olunur? Ulusal ve kolektif yaşamda etkin katılım nasıl sağlanır?” sorularının cevabını vermekte ve küryerel olmanın yollarını araştırmayı vurgulamaktadır ve eğitimde küreselleşmede dört ilkeden bahsedilmektedir. Bu ilkeler;
• Öğrenmeyi bilmek,
• Öğrenmeyi öğrenmek,
• Bireysel öğrenmek,
• Birlikte yaşamayı öğrenmektir.
Günümüz koşullarındaki eğitim anlayışlarının yeniden yapılanması doğrultusunda, “Küryerel eğitim ölçütlerine göre öğrenme plânları oluşturmak” ifadesinin 5. bir ilke olarak eklenmesi yapmış olduğum araştırmalar sonucunda doğru olacaktır. Küreselleşme ile birlikte, eğitimde yaşanan bireyselleşme ve kitleselleşme süreçlerinin birlikte başarılabilmesi temelinde, küryerel eğitim plânlarına duyulan gereksinimin saptanarak temel eğitim sistemi kapsamında esnek plânlama modelinde uygulanabilirliğine duyulan gereksinimler incelenmelidir. Çünkü esnek plânlama modelinde küryerel eğitim plânlarına duyulan gereksinim, var olan ve olması gereken şekliyle betimlenmeye çalışılarak; oluşturulmak istenen küryerel eğitim plânlarının yeterlikleri, nitelikleri saptanmaya çalışılmalıdır.
Yapılan çalışmalardan elde ettiğimiz bulgular, küreselleşme sürecinin ülkeler, bölgeler ve bireyler arasındaki yoksulluğu derinleştirdiğini göstermektedir. Bu bağlamda, küreselleşmenin yararlarının eşit dağıldığı söylenememektedir. Bu durum, eğitimi doğrudan etkilemektedir. Serbest piyasa koşullarının egemen olduğu ortamlarda öğrenim konusundaki özel yatırımlar, yapıları gereği zaten eğitimsel eşitsizlik içermektedirler. Daha çok parası olanlar daha kolay yatırım yapmakta ve yatırım yapmaya daha da istekli olmaktadırlar. Ayrıca maddi koşullardaki rahatlık, eğitimde kaliteli ve gereksinimler doğrultusundaki hizmetleri satın alabilme gücü de sağlamaktadır.
UNECEF’ in 1997 yılı verilerine göre, geçtiğimiz on yılda ekonomik güçlüklerle karşılaşan ülkeler, kişi başına düşen eğitim harcamalarını önemli ölçüde azaltmıştır. Yüksek öğrenimdeki öğrenci başına yapılan harcamalar bütün bölgelerde azalırken Lâtin Amerika ve Afrika’daki azalma ilköğretim eğitimini de kapsamaktadır. World Bank, 1995 verilerinde de genel olarak ele alındığında, gelişmekte olan ülkelerde ilköğretime başlayan çocukların % 30’u okulu bitirememektedir. Bu oran kimi ülkelerde % 60’a kadar çıkabilmektedir. Lâtin Amerika ülkelerinde okula kayıt oranları görece yüksektir. Ancak, okula başlayan bu öğrencilerin yarısı okuldan mezun olabilmektedir. Ailenin çocuk emeğine ihtiyaç duyması, düşük nitelikli eğitim, çocuğun eğitim sisteminden ayrılmasına neden olabilmektedir ve eğitim eşitsizliklerinin ileriye de taşınmasına neden olabilmektedir.