Eğitim sistemi, açık bir sistem olmalıdır. Açık sözcüğü ile, eğitime ait bütün hizmetlerin, toplumun tüm kesimlerinin ulaşabileceği, etnik kökenleri, varlık durumları ya da önceki öğrenimleri ne olursa olsun, yeterli, başarılı ve istekli bireyler için eğitim yolu ve eğitim aracılığıyla toplum içinde statü anlamında yükselme yolunun açık olması kastedilmektedir.
Öğrenmeyi öğrenmek, kendi bilişsel süreçlerinin farkında olmak ve süreçleri nasıl ve yönde kullandığını anlamlandırmakla olanaklıdır. Yeni düşünce biçimleri oluşturmak ve davranış değiştirmek, kısmen geçerlidir; dikkat edilmesi gereken bireysel özgünlüklerin fark edilmesi ve eğitsel olarak değerlendirilebilmesidir. Geleneksel anlamda, belli bilgi birikimine ulaşmış, erişmiş insanın yerini, günümüz koşullarında, bilgi elde etme yöntemlerini bilen insan alacaktır.
Günümüzde, bilgi toplumunda, değişen yapılar gereği eğitim anlayışı da değişmektedir. Bu da yeni yapılanışlara uygun olarak, eğitim kurumlarında, öğrenenlerde gözlenen ilgi, yetenek ve öğrenme becerileri, problem çözme ve strateji oluşturabilme tutum ve davranışlarının farklılıklarına yanıtlar bulan ve kendi içinde çeşitliliğe izin verebilen esnek eğitim plânlamaları ve programları uygulanmasını gerektirmektedir. Programda, ortak zorunlu derslerin yanı sıra, öğrencilerin ilgi, yetenek ve gereksinimlerine yanıt veren seçmeli derslerin bulunması, her öğrenen grubu için ayrı programların yapılmasını gerektirmektedir. Bu da eğitim programlarının dar kapsamlı becerilerden, üretken ve geniş kapsamlı bilgi ve becerilere doğru yönlendirilmesi anlamına gelmektedir.
Bilindiği biçimiyle okullardaki öğretim, çoğunlukla, bilgilerin öğrenenlere doğrudan aktarılması ve ezberlenmesi ile sınırlıdır. Var olan eğitim programları, öğrenenlerin düşünme ve problem çözme yeteneklerini geliştirici içerik taşımamaktadır ve ezber sistemi öğrenenlerdeki sınırlı becerileri de geriletmektedir. Düşünme, düşünmeyi yönlendirme, sorgulama, çıkarımda bulunma gibi bilişsel süreçleri gelişmeyen veya bu becerilerini nasıl kullanacağını bilmeyen öğrenenlerin en büyük zihinsel etkinliği, depoladığı bilgiyi unutmadığı kadarıyla geri çağırmak olmaktadır. Ancak yine de bu bilginin nasıl ve nerede kullanılacağı bilinmemektedir. Bilgi çağında ise bilgili olmanın anlamı, öğrenme kapasitesini geliştirmek, bilgiyi kullanabilmek ve yeniden üretebilmek, yeni beceriler kazanmak ve bunu sürekli bir davranışa dönüştürmektir.
Küreselleşen ve hâlen devam etmekte olan küreselleşme sürecinde, kişisel güvence birimi, sanayi toplumunda olduğu gibi çoğu zaman bireyin kimliğinin önüne geçirilen meslekler, kariyer, ticaret, para değil, eğitimdir. Doğru yönetilen ve doğru olarak yönlendirilen eğitim, bilgi çağında kişisel güvencenin sigortası olacaktır. Çağa ve değişimin genel talep ve standartlarına uygun olan eğitim, doğru yönetilen ve doğru yönlendirilen eğitimdir. Bu bağlamda, eğitim sistemi, öğrenenlere küresel vatandaşlık kavramını tanıtmalıdır ve bu kavram açıklanarak bireylere kazandırılmalıdır. Küreselleşen günümüz dünyasında, bireylerin sadece kendi tarihlerini, kültürlerini ve dillerini öğrenmeleri yeterli olmayacaktır. Küresel pazar ekonomisinde ve sermayesinde başarıyla çalışmak, farklı insanların ve farklı kültürlerin özelliklerini bilmeyi, onları tanımayı gerektirir. Kendi yaşadığı coğrafyanın dışına çıkamayan bireylerin, küreselleşen bir dünyada başarılı olmaları çok zor olacaktır çünkü farklı ortamları tanımak, onları anlayabilme sonucunu doğurur; bu da ortak paydada insanların birbirlerini anlaması ve iletişim kurabilmesi anlamına gelmektedir.
Bu bağlamda eğitim, bireylere, bireyler ve örgütler arasında ortaklıklar kurma becerisi de kazandırabilme yetkinliğinde olmalıdır. Bir eğitim yapısı sadece kendi uzmanlık alanında tek başına kalamaz, toplumun ve dünyanın değişen gereksinimlerine yanıt vermek zorundadır. Eğitim kurumları arasında olduğu kadar, işletme, endüstri, sanayi ve kamu kuruluşları arasında da ulusal ve uluslar arası düzeyde ortaklıkların kurulması sağlanmalıdır. Bu nedenle, meslek eğitimi, öğrenenleri doyurucu bir yaşama ve mesleğe hazırlayabilmek için ve birinci elden iş yaşantılarının sağlanması anlamında önemlidir.
Cumartesi günü devam edeceğiz...Sevgiyle kalın...